‘ATK, tutsaklar karşısında siyasi bir kurum olarak hareket ediyor’ 2021-09-05 09:04:21     Sevim Sütçü   ANKARA - Cezaevlerindeki ağır hasta tutsakların siyasi tutsak olmalarından dolayı eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini vurgulayan İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen,  ayrıca ATK’nin de tutsakların karşısında siyasi bir kurum olarak hareket ettiğine dikkat çekti.    Türkiye ve bölge cezaevlerinde tutulan ağır hasta tutsakların durumu günden güne ağırlaşıyor. Adalet Bakanlığı ve Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz 31 Temmuz günü açıkladığı raporda, 360 cezaevinde 11 bin 271’i kadın,  bin 600’u çocuk, toplamda 282 bin 716 tutuklu ya da hükümlü bulunuyor.  Rapora göre, 65 yaş ve üzeri 4 bin 759 kişi cezaevinde, bunlardan 169’u ise kadın.    İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) verilerine göre İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan cezaevlerinde 262 hasta tutsak bulunurken, bunların 85’i ağır hasta tutsak. Verilere göre, hasta tutsaklardan 41’i ise kadın.    İHD Genel Merkez Yürütme Kurulu üyesi Nuray Çevirmen, hasta tutsakların ve cezaevlerindeki yaşam koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.    'Cezaevlerinde 605 hasta tutsak bulunmakta'   Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerindeki artışa işaret eden Nuray,  söz konusu ihlallerle beraber hasta tutsakların çok fazla olduğunu söyledi. Hasta tutsak sayısını, basına düşen haberlerden, ya da ailelerden, başvurulardan, mektuplar ya da avukatlardan edindikleri bilgiler doğrultusunda belirlediklerini kaydeden Nuray, 2020 yılının haziran ayında güncelledikleri verilere göre, 605 ağır hasta tutsak olduğunu belirtti. Nuray, “Hapishanelerde yaşayan ağır hasta tutsakların çok fazla olduğuna eminiz. Ağır hasta mahpuslar pek çok sorunla baş başa kalmış durumdalar. Tabi ağır hasta mahpus derken, ölümün eşiğine gelmiş olan hastalardan bahsetmiyoruz. Böyle değerlendirilmesi aslında bir insanlık ayıbıdır. Bu hasta mahpuslar cezaevlerinde yaşamlarını devam ettiremeyecekleri düzeyde hastalıkları olan veya çoklu hastalıkları olan kalp, akciğer, kanser gibi hastalıklardan bahsediyoruz” dedi.     'Hasta tutsaklar için ring araçları büyük sorun'   Hasta tutsakların cezaevinde geçirmiş oldukları her dakikanın  problem olduğunu dile getiren Nuray, cezaevlerinde hijyen, yeterli beslenme, temiz suya erişim, revire çıkarma gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Nuray, hasta tutsakların hastaneye götürülürken bindirildikleri ring araçlarında yaşadıklarına işaret etti. Nuray, “Biz defalarca bu teki kişilik ring araçlarının sağlıklı olmadığını, hastaların durumunu daha da kötüleştirdiğini ifade etmemize rağmen ne yazık ki bu uygulamadan vazgeçilmiş değil ve gittikçe artmış durumda. Oysa ağır hasta mahpusların ambulans tipi araçlarla sevkinin yapılması gerekiyor. Çünkü teneke bir kutunun içerisine tek kişilik bir sandalye büyüklüğü bir yerde elleriniz kelepçede, kışın soğuğa yazın ise sıcaklığa ve havasız ortama maruz kalıyorsunuz. Ne yazık ki böyle bir ortama maruz kalarak hastaneye gidip geliyorsunuz. Hastanelerin büyük bir kısmı zaten boş bulunmadığı için yine mahpuslar o araçlar içerisinde beklemek zorunda kalıyor. Zaten bu sağlığı ekstradan olumsuz yönde etkileyen bir durum” şeklinde konuştu.    'Hastanelerde ayrımcılığa maruz kalan mahpuslar var'   Hasta tutsaklara yönelik kelepçeli muayeneyi de eleştiren Nuray, “Ne yazık ki bu aşırı güvenlikli yaklaşım nedeniyle hastaların büyük bir kısmı muayene olmadan hapishaneye geri dönmek durumunda kalıyor. Biz doktorların bu yaklaşımını etik açıdan doğru bulmuyoruz. Çok az da olsa bunu kabul etmeyen hekimler var. Ancak bu sefer de kolluk kelepçenin çıkarılmamasını hekimden istiyor, hekim de itiraz etmiyor. Ama bunun haricinde hekimler kelepçeli olarak muayene edilmesi gibi bir durum oluşturabiliyorlar ki bu tür şikayetlerle kurumumuza başvurular da oluyor. Özellikle, hasta mahpusların dosyaları üzerine suç niteliğinin yazmasından kaynaklı olarak hastanelerde ayrımcılığa maruz kalan mahpusların olduğunu biliyoruz" dedi.    'ATK siyasi bir kurum olarak hareket ediyor'   Bu aralar sıkça gündeme gelen Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarının nasıl düzenlediğine de değinen Nuray  şu ifadeleri kullandı:  "Bin 330 hasta mahpus ATK tarafından 'cezaevinde kalabilir' şeklinde rapor düzenlenmiş. Biz bunun çok yanlı olduğunu düşünüyoruz ve ATK bir siyasi kurum olarak hareket ediyor. Aslında bu şekilde hareket edebilmesi yaşam hakkının ihlali anlamına da gelir. Hasta mahpuslardan  Ali Osman Köse, ATK'ye  sevk edildiğinde böbreklerinde kanserli bir kitlenin olduğu mevcut ve ATK içerisinde onkolog, ürolog olmasına rağmen bu kanserli hücre tespit edilmediği için ya da rapora işlenmediği için ‘cezaevinde kalabilir’ şeklinde bir rapor düzenlendi. Tekirdağ’da gittiği hastaneye bu kanserli bölgesi tespit edilerek böbreği alındı ve böbrek üstü bezleri alındı. Şu an hapishanede kalmaya devam ediyor. ATK’nın tarafından da aslında ‘cezaevinde kalabilir’ yönünde rapor verilmesiyle çok ağır hasta mahpusların da yaşam hakları gerçekten ihlal edilmiş durumda."    'Eşitlik ilkesi ihlal edildi'   Devletin, öncelikle anayasa ve uluslararası sözleşmelere bağlı olarak yükümlü olduğu sorumlulukları yerine getirmesi gerekliliği üzerinde duran Nuray, bunlardan birinin de hasta tutsaklar olduğuna işaret etti. Cezaevindeki ağır hasta tutsakların, siyasi tutsak olmalarından dolayı infaz yasasından yararlanamamaları, eşitlik ilkesinin de ihlal edildiğini ifade eden Nuray, “O nedenle biz, herkesin yasalardan, uluslararası sözleşmelerin devlete yüklemiş olduğu sorumlulukları tüm kesimlere eşit davranmasını talep ediyoruz. Bu eşitlik sorunu çözüldüğü zaman tüm bu sorunlar da çözülecektir. Benden veya ondan yanasın değil, toplumun tüm kesimlerine eşit olarak muamele edilmesi gerekmektedir. Devletin şu an çok büyük güvenlikçi bir politikası var. Bu güvenlikçi politikadan kendisini arındırarak ve bu yaklaşımından uzaklaşarak öncelikle, insanların sağlıklı, eşit, sosyal haklara erişim konusunda, önlerinde engel olmadan topluma dair bir politika geliştirilmesiyle biz bu sorunu çözüleceğini düşünüyoruz” diye kaydetti.    'Ağır hasta tutsaklar acilen tahliye edilmeli'   Nuray, 2020 yılı içerisinde 75 yaş üstü 4 hasta tutsağın yaşamını yitirdiğinin bilgisini paylaştı. Anayasal ve eşitlik ilkesine aykırı olan tutum ve uygulamaların ortadan kaldırılması talebinde bulunduklarını vurgulayan Nuray son olarak şöyle konuştu: “Ağır hasta mahpusların yaşı ilerlemiş olan, cezaevinde kalamayacak olan tüm ağır hasta tutsakların tahliyelerini ve ağır hata mahpusların iyileşinceye kadar acil olarak infazların ertelenmesini talep ediyoruz. Bu, çok önemli bir sorundur. Bu, sadece insan hakları savunucularının sorunu değildir. Bu bir insanlık sorunudur. Bu insanlık dışı uygulamaları, eşitsizliği ortadan kaldırmak için tüm kurum ve kuruluşların, partilerin, STÖ’lerin hukuk örgütlerinin hep birlikte bu konuya eğilmesi ve çözüm talep etmesi gerekmektedir.”