Fiskaya’daki kadınlar: Yıkıma karşı asla geri adım atmayacağız 2021-09-06 09:02:38   DİYARBAKIR - Yenişehir ilçesine bağlı Fiskaya Semti'nde bulunan Dicle ve Feritköşk Mahalleleri "riskli alan" ilan edilmesiyle yıkımına karar verilirken, mahalleli doğa ve kültürün talan edilmek istendiğini ve yıkıma karşı duracaklarını söyledi.   AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın imzasıyla 18 Ağustos 2017 tarihinde Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı Fiskaya semti "riskli alan" olarak ilan edilmişti. Fiskaya’da bulunan Dicle ve Feritköşk Mahalleleri “Kentsel Dönüşüm” planlamasıyla tekrar gündemdeki yerini aldı. Hevsel Bahçesi'nin yanına kurulan mahallelerde yurttaşlar, ortaklaşa bir yaşam sürdürüyor.   'Doğa ve kültür tahrip edilecek'   Kentsel dönüşüm kapsamında yıkım kararı verilen semt ve mahallelere Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından konutlar yapılacağı belirtildi. Yıllardır Fiskaya'da yaşayan Hacer Varan, yaşadıkları yerin doğasıyla ve kültürüyle farklı bir yer olduğunu söyleyerek, yapılacak olan konutlarla beraber doğanın ve kültürün bozulacağına işaret etti. Mahallede anılarının olduklarını kaydeden Hacer,"Bu mahallede doğup büyüdüm. Bütün gençliğim neredeyse bu mahallede geçti. Hem sevgimizi hem de üzüntümüzü bir arada yaşadığımız bir yer… Yapılacak olan konutlarla beraber hem düzenimiz bozulacak hem de doğa ve kültür tahrip edilecek" dedi.   'Devletin amacı birbirine bağlı olan halkı dağıtmak'   Mahallede kolektif yaşam sürdürdüklerini ve birlik içinde yaşadıklarını ifade eden Hacer, mahallenin oldukça kemikleşmiş bir yapısı olduğunu ve her konuda birbirlerine destek olduklarını belirtti. Devletin mahallelerini yıkmasındaki en büyük amacı birbirine bağlı halkı dağıtmak olduğuna vurgu yapan Hacer, “Bundan dolayıdır ki mahallemizi sistemleriyle yakmak, yıkmak ve yok etmekle meşguller. Ayrıca merkezdeki yaşamlar çok pahalı. Bu insanlar nasıl yaşayacak, nasıl geçimini sağlayacak gibi bir dertleri yok. Eğer illaki bir şeyler yapmak istiyorlarsa yıkmak yok etmek yerine restorasyon yapabilirler. Onun dışında Fiskaya'nın yıkılmasını doğa ve kültürünün yok olmasını istemiyoruz" sözlerine yer verdi.   'Devlet bizleri tekrardan göçe zorluyor'   Devletin evlerinden çıkmaları için kendilerini kandırmaya çalıştığına değinen bir başka mahalleli Hatun Gülen, "Devlet daha önce bizleri yerimizden etmek için evlerimizi, köylerimizi yakıp yıktı. Yerimizi yurdumuzu bırakıp buraya gelmek zorunda kaldık. Bunca yoksulluğa rağmen burada ev yaptık. Tekrardan bizleri buradan çıkarıp göçebe olmamızı istiyor. Evlerden çıkmamız için para teklifinde bulunuyor. Verecekleri paralarla değil ev almak taksitleri bile karşılayamayız. Biz yoksul insanlarız. Mesela ben tek başıma yaşamımı sürdürüyorum. Devlet Dicle Nehrini ve doğasını menfaatleri için kullanmayı amaçlıyor. Devlet artık ellerini üzerlerimizden çeksin. Beni öldürseler dahi evimden çıkmayacağım" şeklinde konuştu.   'Devlet yaptıkları evlerle ceplerini doldurmayı amaçlıyor'   45 yıldır Fiskaya'da yaşayan Hatun Yayık ise devletin burayı yıkıp villalar inşa etmek istediğini belirtti. İnşa edilecek konutları devletin, kendilerine satmaya çalıştığını dile getiren Hatun, "Devlet kendi menfaat ve çıkarları için burada çalışmalar yapmak istiyor. Bu yüzden insanları buradan çıkarmak istiyor. İnsanları merkeze yollamak istiyor. Halk yoksulluk içinde. Biz anca burada geçimimizi sağlayıp yaşayabiliyoruz. Merkezlerde geçimimizi sağlayamayız. İnşa ettikleri evleri bize satmayı amaçlayıp ceplerini doldurmak istiyorlar. Taksitleri ödeyecek durumda değiliz. Ne ben ne de çocuklarım buraların yıkılmasını istemiyoruz. Biz yerimizden memnunuz" ifadelerini kullandı.   'Devlet haklarımızı elimizden almaya çalışıyor'   50 yıldır mahallede yaşayan bir diğer kadın Eymene Aslan evlerinin yıkılmamasını istediklerini söyleyerek, "Devlet zorlasa da kolumuzdan tutup bizleri evimizden çıkarmaya çalışsa da evlerimizden çıkmayacağız. Tapularımız olmasına rağmen evlerimizden çıkarılıyoruz. Devlet inşa ettikleri villaları yüklü miktarla satmayı amaçlıyor. Ya haklarımızı tam versin ya da bizi çıkarmaya çalışmasın. Hiçbir şekilde evrakları imzalamayacağız. Evlerimizin yıkılmasına izin vermeyeceğiz" diye belirtti.   'Devlet huzurumuzu bozmasın'   “Yıkımlardan kaynaklı halk ve çocuklar dağılmış durumda” diyen Belkısa Vural ise şu ifadelere yer verdi: “Burada iki kızımla beraber yaşıyorum. Yerimizden ve yurdumuzdan gayet memnunuz. Ben buraya alışmış durumdayım. Ailemin köyüne gidince dahi uykum gelmiyor; kaldı ki başka yere nasıl gidebilirim? Merkezde nasıl geçimimi sağlayabilirim? Param olsa da olmasa da burada geçimimi bir şekilde sağlayabiliyorum. Devlet hala neyin derdinde? Biz burada huzurluyuz. Devletin huzurumuzu bozmasını istemiyoruz. Doğayı talan etmesini ve buranın yıkılmasını istemiyoruz."   'Devlet bizi parayla kandırmaya çalışıyor’   Son olarak konuşan Hanım Can ise, "Evlerimizi yıkmalarını istemiyoruz. Çünkü merkezde geçimimi sağlayamıyorum. Geçimimi ancak burada sağlıyorum. Devlet neden her yeri yıkmak istiyor anlam veremiyorum. Sebebi nedir? Haberlere çıkıp, gazetelerde yazıp şu kadar para verilecek, bu kadar para verilecek diyerek bizi kandırıp Fiskaya'yı yıkmak istiyor. Bizleri dağıtmaya çalışıyorlar. Bizde evlerimizi vermiyoruz" söyleminde bulundu.