6-7 Eylül olayları: 66 yılda hükümetlerin politikaları değişmedi 2021-09-07 13:50:07     MERSİN - Tarihe 6-7 Eylül olayları olan geçen Rum Katliamının yıldönümüne dair açıklama yapan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, aradan geçen 66 yılda hükümetlerin politikalarının değişmediğine vurgu yaparak, yaşananlardan ders alınması gerektiğini belirtti.    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, İstanbul’da Rum azınlığına karşı 1955 yılının 6-7 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen katliamın yıl dönümüne dair İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi.    Basın metnini katılımcılar adına Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Antmen okudu.    ‘Devlet suçu başkasına yüklemeye çalıştı’   6-7 Eylül 1955 yılında yaşananların hatırlatıldığı açıklamada, 4 bin 214 ev, bin 4 işyeri, 73 kilise, bir sinagog, iki manastır, 26 okul ile aralarında fabrika, otel, bar gibi yerlerin bulunduğu 5 bin 317 mekanın saldırıya uğradığı bilgisi verildi. Açıklamada, 400 civarında kadının tecavüze uğradığı ve 30 civarında Rum’un katledildiği kaydedilerek, “Atatürk'ün Selanik’te doğduğu evin bombalandığını iddia eden yalan haberlerle tetiklenen olaylarda sonradan yakalanan bir Türk konsolosluk yetkilisi, bombayı olayları kışkırtmak için kurguladıklarını itiraf etmiş ve 1988-1990 yılları arasında MGK genel sekreterliği yapan Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu’nun itiraf ettiği gibi derin devletin birlikte yürüttüğü bir organizasyon olarak yaşama geçirilmiştir. Aslında 66 yıl öncesine bakıldığında daha sonra meydana gelen Maraş, Sivas, Çorum olayları, 6-7 Eylül’den 40 yıl önce gerçekleştirilen Ermeni katliamı da benzer nedenlerle bizzat devlet tarafından organize edilmiş ama her seferinde devlet kendisini aklamaya ve suçu bir başka odağa yüklemeye çalışmıştır” denildi.    ‘İktidar her yolu mubah görüyor’   6-7 Eylül olaylarında Demokrat Parti (DP) iktidarının eli ile komünistlerin suçlandığı ve fişlenmiş komünistler ile ölmüş dört komünist hakkında dava açıldığının belirtildiği açıklamada,  davaların beraatle sonuçlandığı ifade edildi. Açıklamada devamla, “1956 yılında muhalefeti baskı altına almak için Basın ve Toplantı Yasası'na getirilen kısıtlamalar da büyük ölçüde 6-7 Eylül olaylarıyla gerekçelendirilmiştir. Yani 66 yıl öncesine bakıldığında bugünkü politikaların o gün de geçerli olduğu ve iktidarların muhalefeti baskı altına almak için her yolu mubah gördüğü bir yol izlenmiştir” ifadeleri kullanıldı.    ‘Katliamlardan ne kadar ders aldığımız önemlidir’   Açıklamada, katliamın üzerinden geçen 66 yılda hükümetlerin kontrgerilla olaylarına bakışlarının değişmediği ve bu tür katliamların ilk olmadığı vurgulandı. İktidara gelen hükümetlerin verdikleri sözleri tutmadığına işaret edilen açıklamada, “Oysa insanlık tarihi bu tür anti demokratik uygulamalar ile hiçbir diktatörün iktidarını sonsuza değin sürdüremediğini, tüm diktatörlerin kendi hazırladığı anti demokratik uygulamalar ile kendi sonlarını hazırladığı örneklerle doludur. Bu nedenlerle 66 yıl önce yaşananlardan ve sonrasında tekrarlanan katliamlardan ne kadar ders aldığımız çok önemlidir” denildi.