‘Maxmûr halkı Abdullah Öcalan’ın felsefesi ile direniyor’ 2021-09-08 09:01:10     Dilan Babat   ANKARA - İştar Kadın Meclisi Koordinasyonundan Cihan Kaplan, TSK’nın bütün saldırılarına rağmen Maxmûr halkının 28 yıldır PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fikir ve felsefesini esas alarak direndiğini belirterek, Türkiye’nin saldırılarına dönük sessizliği de kınadı.    Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan ve Birleşmiş Milletler (BM) korumasında olan Maxmûr Şehit Rüstem Cudi Kampı, son 3 yıldır Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından defalarca bombalandı. Saldırılar sonucunda çok sayıda kişi yaralanırken, geçen yıl yapılan saldırıda da 3 kadın katledilmişti. Kamp ayrıca 3 yıldır Federe Kürdistan Hükümeti tarafından ambargo altında tutuluyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu yıl 1 Haziran’da katıldığı bir televizyon programında, “Mahmur, Kandilin kuluçka yuvasıdır. Bu kuluçka yuvası şehir merkezinde palazlanıyor. Eğer bunun üzerine biz gitmeyecek olursak, bu kuluçka yuvası üretmeye devam edecektir” açıklaması ile de hem saldırıları hem de ambargoyu meşrulaştırarak saldırıların da artacağı sinyalini vermişti. Açıklamanın hemen akabinde de kamp Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile bombalanmış, şans eseri yaşamını yitiren ve yaralanan olmadı fakat halkın evleri büyük hasar gördü.    Maxmûr İştar Kadın Meclisi Koordinasyonundan Cihan Kaplan, Türkiye’nin saldırıları ve BM’nin buna karşı olan sessizliğine ilişkin ajansımıza konuştu.    ‘Göç ettiğimizden bu yana saldırılar bitmedi’   Türkiye’nin Kürt halkına dönük saldırılarının yoğunlaşarak devam ettiğini söyleyen Cihan, Kürt halkının bütün saldırılara rağmen direnmesine karşı Türkiye’nin saldırılarının daha fazla arttırdığını kaydetti. Cihan, “Türk devleti bütün kin ve öfkesini çocukları öldürerek kusuyor.  Göç ettiğimizden bu yana Türkiye’nin Maxmûr Kampı’na dönük saldırıları bitmedi. Son iki yıldır SİHA’larla saldırmaya başladılar.  Rojava’ya, Şengal’e ve Maxmûr’a dönük bu barbarca saldırıların nedeni ise Türkiye’nin giderek zayıflıyor olması. Bu zayıflığı kapatmak için buralara saldırıyor” dedi.    ‘Maxmûr çocuklarımızın öfkesiyle kuruldu’   Maxmûr’un oluşumundan bu yana halkın büyük bir direniş verdiğini de anımsatan Cihan, “Topraklarımızdan, evimizden, doğamızı bırakarak göç ettik. Göç ettiğimizden bu yana Türkiye peşimizi bırakmadı. Bununla birlikte katletme, işkence, kaçırılmalarla yüz yüze kaldık.  Maxmûr, Türkiye'nin bize yaşattıklarına karşı çocuklarımızın öfkesiyle kuruldu. Özgürlüğümüzü aradığımız için buraya yerleştik. Köleliği kabul etmediğimiz için bu göç yollarına düştük. Özgürlüğümüzü istiyoruz ve sonunda özgür de olacağız” diye belirtti.    ‘Önderimizin ideolojisini önümüze koyduk’   PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fikir ve felsefesini önlerine yol haritası olarak koyduklarını belirten Cihan, şöyle devam etti: “Düşmanın bütün pratikleri ortada. Cezaevlerinde yaşanılan işkenceler dünyanın hiçbir yerinde olmamasına rağmen Kürtlere yapılıyor. Annelerimize, çocuklarımıza, gençlerimize ve kadınlarımıza dönük işkenceler bugün dünyanın hiçbir yerinde kimseye yapılmıyor. Bizleri zorla topraklarımızdan çıkardılar, zorla insanlarımızı korucu, ajan yaptılar. Bütün bunları gördüğümüz için direniyoruz ve asla bunları da kabul etmeyeceğiz.  Önderimizin ideolojisini önümüze koyarak kültürümüzü yeniden inşa ettik. Bu kültür sayesinde 28 yıldır direniyoruz.”    ‘Erdoğan Maxmûr Kampı’nı yıkamayacak’   Türkiye’nin Maxmûr’a dönük saldırılarına karşı dünya güçlerinin tepki göstermediği gibi destek verdiğine de vurgu yapan Cihan, Cizre’de öz yönetim döneminde, sokakta katledilen ve cenazesi günlerce sokakta bırakılan Taybet İnan’ı hatırlatarak, “İnsan haklarını koruyoruz diyen tek bir ülke, sokak ortasında bırakılan cenazeye sahip çıkmadı. Gençlerimizin, kadınlarımızın, annelerimizin ve yaşlılarımızın duyduğu öfkeyle direnişimizi daha fazla büyütüyoruz. 28 yıldır Türk devleti Maxmûr Kampı’nı dağıtamadı. Erdoğan’ın içine dert oldu Maxmûr’u yıkamamak. Erdoğan bu amacına ulaşmayacaktır. Çünkü çocuklarımız Önderliğimizin ideolojisi ile büyüyor. Bu fikirle biz bu zamana geldik ve asla yıkılmayacak. Bugün Şengal de aynı fikirle direniyor. Gösterdiğimiz direniş sonuç bulmasaydı Erdoğan bugün iki aylık çocuğu katletmeye çalışmazdı” şeklinde konuştu.