HDP Genç Kadın Koordinasyonu: Erk zihniyetten hesap soracağız 2021-09-09 13:29:05   İSTANBUL - HDP Genç Kadın Koordinasyonu, 5 Eylül’de gözaltına alınanlara işkence uygulamasına ve üyelerine yönelik cinsiyetçi söyleme tepki göstermek amacıyla yaptığı açıklamada, “Erk zihniyetin ürünü olan polis amiri hakkında suç duyurumuz gerçekleşti. Herkesten hesap soracağımızı bir kez daha söylüyoruz”dedi.    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genç Kadın Koordinasyonu 5 Eylül’de 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yapılmak istenen “Barış Mitingi’nin yasaklanmasına ilişkin düzenlenen protesto eyleminde gözaltına alınanlara işkence uygulanması ve üyelerine yönelik cinsiyetçi söyleme tepki göstermek amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Köhnemiş zihniyetiniz, kadınların mücadelesini engelleyemez” pankartının yer aldığı açıklamaya, HDP milletvekilleri Hüda Kaya ve Dersim Dağ, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Suna Kaymaz, HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut ve HDP Genç Kadın Koordisnasyonu’ndan çok sayıda kişi katıldı.   ‘Polis amiri devlet aklının kadınlara yaklaşımını bir kez daha gösterdi’   Barışın sesini yükseltmek için 5 Eylül günü mitingde bir araya gelmek için toplandıklarını belirten HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, “Basın açıklamasına hunharca işkence yapılarak saldırı oldu ve gözaltılar geçekleştirildi. Bununla beraber barış sesini yükseltmek isteyen genç kadınlar başta olmak üzere herkes gözaltına işkenceyle alındı. Polis amiri Muharrem Yazgan’ın her eylemde olduğu gibi bu etkinlikte kadınlara yönelik işlence gerçekleştirdiğini kaydeden Dersim, “Muharrem Yazgan faşistçe, devlet olduğunu iddia ederek demokrasi güçlerine saldırdı. Bu saldırı esnasında erk ve faşist zihniyeti, devlet aklının kadınlara yaklaşımını hepimize bir kez daha gösterdi. Bir kadın arkadaşımız hakarete uğrayarak gözaltına alındı ve işkenceye uğradı. Basın emekçisi bir kadın arkadaşımız mitingde şiddete maruz kaldı” ifadelerini kullandı.   ‘Herkesten hesap soracağız’   Dersim, hem HDP Kadın Meclisi, hem demokrasi güçleri olarak işkenceye, erk zihniyete karşı mücadelelerini yürüteceklerinin altını çizdi ve ekledi: “Muharrem Yazgan şahsının takipçisi olacağımızı, kendisini devlet olarak nitelendiren, sokaklarda zırhlı araçlarla çocuk katleden hükümetin de bir kez daha sorumlusu olduğunu belirtiyoruz. Erk zihniyetin ürünü olan polis amiri hakkında suç duyurumuz gerçekleşti. Herkesten hesap soracağımızı bir kez daha söylüyoruz.”   ‘İktidarın faşist zihniyetine baş eğmeyeceğiz’   Eylemde Muharrem Yazgan tarafından işkence edilen ve cinsiyetçi hakaretlere maruz bırakılan HDP Genlik Meclisi üyesi Rojin Keskin ise yaşadıklarını şöyle anlattı: “Kadınların tacize, tecavüze uğramadığı bir yaşam istediğimiz için o alandaydık, partimizin düzenlediği barış eylemine katılma amacımız da buydu. Ağır hakaretlere uğrayarak, kadınlara işkence edilerek gözaltına alındık ve aykırı bir şekilde araçta da şiddet gördük. Kadın polis bana tokat attı, erkek polis de yumruklarla bize saldırarak etkisiz hale getirdi.” Rojin son olarak, iktidarın faşist zihniyetine baş eğmeyeceklerini bir kez daha yineledi.   ‘Hiçbir açıklama yapılmadan rehin alındık’   Ardından söz alan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut da her yıl barış taleplerini haykırmak için hep birlikte ses çıkararak eylem düzenlediklerini ve bu yıl da yine bu amaçla orada olduklarını, ‘barış talebi yasaklanamaz’ şiarıyla yasağı protesto ederek Taksim’e çağrı yaptıklarını dile getirdi. Her eylemde polis şiddetine maruz kaldıklarını belirten Elif, “Yer yer bu şiddete siz gazeteciler de maruz kalıyorsunuz. Basın açıklaması anayasal bir haktır, yasaklanamaz” dedi. HDP İstanbul İl binasının önünün de eylemden önce polis kalkanları tarafından kapatıldığını aktaran Elif, hiçbir açıklama yapılmadan rehin alındıklarını vurguladı.    'Şiddet sarmalı artıyor'   “Büyük bir şiddet uygulayacakları orada anlaşılıyordu” diyen Elif konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Ama insanlar çok kararlıydı, adil bir barış için taleplerini yükseltmek için çok kararlıydı, ağır şiddet uygulandı, polisler insanları seçiyorlardı, kadınlara yönelik cinsiyetçi söylemleri duyduk, araçta şiddet sürdü. Taleplerimizde haklıydık, dillendirmekten de geri durmayacağız. Polisin ağır bir şiddetle karşılık vererek engellemesini her yerde görüyoruz, şiddet artarak amirlerden başlıyor, alttaki polislerden veya yardımcı amirlerden de şiddet sarmalı artıyor.”   ‘Eninde sonunda hepsinin yargılanacak’   Muharrem Yazgan’ın uzun süredir eylemlerde karşı karşıya gelinen bir amir olduğunu sözlerine ekleyen Elif, “Hem cinsiyetçi hem de diğer polisleri de şiddete yönlendiriyor. Musa Piroğlu’nu da tekerlekli sandalyeden düşürmüştü, tüm polislerin uyguladığı şiddete karşı ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız” diye konuştu. Elif, polislerin “adalete” güvenerek, onların tekelinde olduğunu ve kanunlarla istedikleri gibi oynayabildiklerine değinirken, eninde sonunda hepsinin yargılanacağını sağlayacak demokrasi güçlerinin olacağını da vurguladı.   ‘Kadınlar vazgeçmez’   Her eylemde olduğu gibi bu eylemde de şiddet hazırlığının yapıldığının altını çizen Elif son olarak, “Şiddetin sonucunu gördük ama kadınlar vazgeçmez, ne hakkımızı aramaktan vazgeçeriz ne de mücadele etmekten, bu sürecin takipçisi olacağımızın altını çiziyoruz buradan” diye seslendi.   Tekrar söz alan Dersim ise son olarak yaşanan şiddet ve işkencenin takipçisi olacaklarını ifade ederek, “Bu zihniyetin sonunu getirecek olan da şiddetle seslerini kesmeye çalıştıkları kadınlar olacak” dedi.    Konuşmaların ardından açıklama sona erdi.