Çocuk cezaevinde yaşanan ihlallere ilişkin rapor açıklandı 2021-09-10 13:12:58     DİYARBAKIR - Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşanan hak ihlallerine ilişkin rapor açıklandı. Açıklamada tespit edilen suçlara ilişkin suç duyurusunda bulunulacağına işaret edildi.   Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Çocuk Cezaevi'ndeki “hak ihlalleri ve işkence” iddialarıyla ilgili Diyarbakır Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan çocukların cezaevinde maruz bırakıldığı uygulamalara yönelik şikâyetleri ve uğradıkları hak ihlallerine ilişkin gözlemlerin, çözüm önerilerinin ve değerlendirmelerinin bulunduğu açıklamayı Çocuk Hakları Merkezi üyesi Sedat Gördük okudu.   ‘3 ay boyunca görüşme yapıldı’   Çocuk haklarına dair ulusal ve uluslararası mevzuatların temelini oluşturan “Çocuğun Korunması ve Üstün Yararı” ilkelerinden yola çıkılarak bir heyet oluşturulduğunu ifade eden Sedat, “Çocukların içinde bulunduğu her koşulda yetişkinlerden farklı olarak ele alınması düşüncesi ile cezaevi ortamında oluşan dezavantajları minimalize etmek amacıyla Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi Cezaevi Komisyonu ve İnsan Hakları Merkezi Cezaevi Komisyonu tarafından oluşturulan heyet Mayıs ayından itibaren yaklaşık 3 ay boyunca ceza infaz kurumunda bulunan çocuklar periyodik şekilde ziyaret ettik” dedi.   ‘Kendi haklarını kullanamıyorlar’   Bu süreçte 32 çocukla 53 defa görüşme yapıldığını aktaran Sedat, çocukların infaz koruma memurları tarafından fiziksel ve psikolojik şiddet, kötü muamele ve onur kırıcı davranışlara maruz bırakıldığına yer verdi. Sedat, “Çocukların birçok konuda tehdit edildiği, beslenme hakkı, sağlık ve tedavi hakkı, iletişim hakkı ile eğitim ve sosyal hakların ihlal edildiği ayrıca Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan diğer hükümlü/tutuklu çocuklar arasında yaşanan akran zorbalığı olaylarının Cezaevi yönetimi tarafından önlenmediği  hususunda güçlü bir kanaat oluştu. Çocukların fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığı bu sebeple heyetimizle daha sık görüşmek isteyen çocukların bir bölümü, kendi avukatları dışında hiçbir avukatla görüşmek istemediğine dair tek ağızdan yazılan dilekçeler verdi. Bu olaydan sonra gerçekleştirilen ilk ziyarette çocuklara Diyarbakır Barosu’ndan gelen avukatlarla görüşme yapılmaması için baskı kurulduğu tespit edilmiş“ sözlerine yer verdi.   ‘Sorumluluklar yerine getirilsin’   Sedat, son olarak ise şu ifadeler kaydedildi: “Bahsedilen hususlar konusunda suç duyurusunda bulunduk. Diyarbakır Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak, adli ve idari makamların etkili ve ivedi soruşturma yürütülmesi hususunda sorumluluklarının gereğini yerine getirilmesi için yargılama sürecinin takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.”   Mayıs ayından itibaren gözlemlenen hak ihlalleri şu şekilde rapor edildi;   "* Cezaevi idaresi tarafından günde 2 öğün olarak verilen yemeklerin genellikle fazlasıyla yağlı ve tatlarının kötü olduğu, sürekli benzer yemeklerin çıktığı, bu konulara ilişkin şikâyetlerini defalarca cezaevi müdürü ve savcısına aktarmalarına rağmen sorunun çözülemediği belirtilmiştir. Heyet üyelerince, bu sorunun infaz koruma memurlarına iletilmesi üzerine alınan cevapta, kendilerine de çocuklarla aynı yemeklerin geldiği, yemekleri çoğu zaman yemedikleri ve durumdan rahatsız olunduğu aktarılmıştır.   * Her ne kadar sürecin başında çocukların sıcak suya erişimi ile ilgili herhangi bir şikâyet tarafımıza iletilmemiş ve sıcak suya erişimin 7/24 esasına bağlı olduğu ifade edilmişse de zamanla bu konuda sıkıntıların yaşanmaya başlandığı, sıcak suya erişimin belirli günler ve belirli saatlerle sınırlandırıldığı ifade edilmiştir. Söz konusu şikâyetler üzerine tarafımızca cezaevi idaresiyle yapılan görüşmelerde sorunun çözüleceği bildirilmiş olmasına rağmen aradan geçen sürede sıkıntıların artarak devam ettiği heyet üyelerinin yapmış olduğu görüşmelerden tespit edilmiştir.   * Haftada bir oyun salonuna götürüldüklerini, kimi zaman bu hakkın keyfi olarak kısıtlandığı, oyun salonunun teknik olarak yetersiz olduğu, oluşan aksaklıkların giderilmediği belirtilmiştir. Bunun yanında kısıtlı düzeyde yapılan gelişimlerine katkıda bulunacak kurs ve faaliyetlerin ise pandemi gerekçe gösterilerek tamamen durdurulduğu ifade edilmiştir.   * Koğuşta bulunan televizyonda kanal sayısının çok az olduğu, çocukların gelişimine katkı sağlayacak kanalların bulunmadığı, mevcut kanalların bir kısmının keyfi ve gerekçesiz olarak silindiği belirtilmiştir.   * Cezaevinde bulunan çocuklarla heyet üyelerince yapılan görüşmelerde, infaz koruma memurları tarafından yoğun bir şekilde kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldıkları ifade edilmiş, infaz koruma memurlarından S.T ve A.Ç başta olmak üzere çocuklara şiddet uygulandığı, bu şiddetin el ve ayağa jop vurmak (falaka) ve birçok memur tarafından birlikte darp edilmek suretiyle gerçekleştiği, hatta yaşanan şiddet olaylarının birinde ağlayan çocuklardan birinin ağzına memur tarafından ayakkabı ile basıldığı belirtilmiştir.   * Diyarbakır Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıplak arama yapıldığına dair hiçbir şikâyete rastlanılmamış olmakla beraber Muş ve Elazığ gibi çevre illerden getirilen çocukların, getirildikleri yerde çıplak aramaya maruz bırakıldıkları ve bu duruma direnenlere şiddet uygulandığı ifade edilmiştir   Çocukların ulusal ve uluslararası mevzuatlarla koruma altına alınan haklarının korunması ve geliştirilmesi için hazırlanan çözüm önerileri;   * İnfaz koruma memurları, ceza infaz kurumunda görev yapan jandarma personeli ve idari yetkililerin temel insan hak ve hürriyetleri açısından kapsamlı eğitimlere tabi tutulması,   *  Cezaevinde yaşanabilecek işkence ve kötü muamele eylemlerinin önüne geçebilmek adına merdiven altları, baş memurluk odası, müdürlük odası, SEGBİS odası ve mahkum kabul birimi gibi yerler başta olmak üzere tüm alanlara kamera sistemi kurulması, kamera sistemi bulunmayan odalara hükümlü/tutuklu çocukların götürülmesinin yasaklanması,   * Ailesinden yeteri kadar veya hiç maddi destek alamayan çocukların kantin ihtiyaçlarının periyodik ve düzenli olarak ceza infaz kurumu idaresi tarafından karşılanması,;   * Ceza İnfaz Kurumu revirinde ve hastanelerde gerçekleştirilen muayene sırasında infaz koruma memuru ve jandarmanın hukuka aykırı olarak odanın içinde beklemesine ilişkin uygulamadan vazgeçilmesi, bu hususta memur ve personellere gerekli uyarının yapılması, Tabipler Odası ile gerekli görüşmeler yapılarak bu konuda doktorların bilgilendirilmesinin talep edilmesi,   * Çevre illerden Diyarbakır Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilen çocuklardan alınan beyanlar doğrultusunda hukuka aykırı olarak çıplak arama yaptığı iddia edilen Ceza İnfaz Kurumları’na ziyaretler düzenlenerek iddiaların araştırılması."