İHD İzmir Şubesi raporu: Kadına yönelik 198 hak ihlali yaşandı 2021-09-21 15:12:33   İZMİR - İHD İzmir Şubesi’nin yayınladığı rapora göre, yılın ikinci dört ayı boyunca 6 bin 383 hak ihlali yaşanırken, bunun 198’i ise kadına yönelik olduğu belirtildi. İlk dört aylık döneme göre ihlallerde artış olduğu vurgulanan raporda, cezaevlerinde yaşanan ihlallere ve Deniz Poyraz’ın katledilmesine de yer verildi.    İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Mayıs, Haziran Temmuz Ağustos aylarını kapsayan ikinci dört aylık Ege Bölgesi Hak İhlalleri Raporu’nu dernek binasında düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı. Dernek başkanı Zafer İncin tarafından yapılan açıklamada raporda, İzmir Aydın, Denizli, Kütahya, Balıkesir, Muğla, Manisa, Uşak, Burdur ve Isparta illerini kapsadığı belirtildi. Rapora göre Mayıs ayından bu yana 6 bin 383 hak ihlali yaşandı.    ‘İnsan hakları söylemi araçsallaştırıldı’   Raporda, Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamalarını kalıcılaştırma yöntemlerinin oluşturulmaya çalışıldığı ifade edilerek, insan hakları söyleminin ise araçsallaştırıldığı vurgulandı. Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) yönelik saldırı, kurşunlama ve katletme, yangın öne sürülerek yol kesip kimlik kontrolü yapma gibi olayların yaşandığı belirtilen raporda, “Nefret söylemi, ötekileştiren söylem ve yaklaşımla insanların gitmek istedikleri yere gitmeleri engellendi. Özellikle kadın hak savunucularının eylem ve açıklamalarını engellemeye yönelik kolluk yaklaşımları, örgütlenme ve düşünce-ifade özgürlüğünün ihlalidir” denildi.    ‘Hak ihlalleri arttı, Deniz Poyraz katledildi’   Raporda, yılın ilk dört ayında 5 bin 304 hak ihlalinin yaşandığı, Mayıs ayından bu yana ise 6 bin 383 hak ihlali tespit edildiği belirtildi. İhlallerde yaşanan artışın mülteci, çocuk, çevre, cezaevi ve diğer hak ihlallerinde de belirgin olduğu kaydedilen raporda, yönetenlerin kutuplaştıran dili, yargının cezasızlığa neden olan kararlarının ayrımcı-ırkçı yaklaşımlara ve linçe varan saldırılara neden olduğu ifade edildi. Raporda, “Bölgemizde HDP binasına saldırı yapılırken, bu saldırılar sonucu Deniz Poyraz öldürüldü. Son zamanlarda polisler, muhalif parti ya da örgütlenmelerde bulunan gençler ajanlaştırmaya zorladı. Gözaltı ve tutuklama başlığında 226 hak ihlali tespit edildi” ifadelerine yer verildi.    ‘Cezasızlık sonucu kadına yönelik 198 hak ihlali gerçekleştirildi’   İnfaz yasasında yapılan değişiklik sonrası kadına ve çocuğa yönelik suçlarda, cezaevinde olan faillerin serbest kalmalarıyla şiddet oranındaki artışa işaret edilen raporda, İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasının da, bunda etkisi olduğu kaydedildi. Kadına yönelik hak ihlallerine bakıldığında son dört ay içerisinde 198 hak ihlali yaşandığına yer verilen raporda, bu ihlallerin yargıdaki cezasızlık politikasının bir sonucu olduğu vurgulandı. Raporun devamında şunlar belirtildi: “Bazı hapishanelerdeki kadınlara da görevlilerce saldırılar gerçekleşti. Bu saldırılar böyle devam ederken kolluğun olaylara çok müdahil olmaması, yargının verdiği kararlarla cezasızlığı üretmesi, medyanın eril bir dil kullanması kadına yönelik saldırıların artmasına neden oldu.  Ama aynı kolluk, kadın eylem ve etkinliklerine saldırırken yargı da katılımcılara cezalar vermektedir. Bu tutum kadına yönelik saldırı ve cinayetlerin politik olduğunu göstermektedir.”   ‘Torba yasa ile infazların yatar süresi uzatılmaya çalışılıyor’   PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit ve cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı artışa dikkat çekmek için tutsakların başlattığı açlık grevi eylemine değinilen raporda, “Cezaevlerine yönelik torba yasada hükümlülerin infazların yatarı bittikten sonra ‘denetimli serbestlik’ süreçleri için oluşturulan heyetlerin mahpuslarla yaptıkları görüşmelerde hiç alakası olmayan sorular sordukları ve bunun sonucunda denetimli serbestlik haklarını kullandırtmadıkları derneğimize gelen mahpus mektuplarından tespit edilmiştir” diye belirtildi.    ‘Kapalı görüşlerde ısrar devam ediyor’   Tutsakların ve cezaevi görevlilerinin koronavirüse karşı en az iki aşı yaptırdığı halde açık görüşlerin gerçekleşmediği ifade edilen raporda, kapalı görüşlerin ise ayda bir kez yapıldığına ve görüşçü sayısının en fazla iki kişi ile sınırlandırıldığı kaydedildi. Raporda, “Mahpuslardan gelen mektuplarda tam açılımın olmasına ve dışarı çıkmamalarına rağmen spor, sohbet, atölye çalışmalarının yaptırılmadığı da ifade edilmiştir. Kitap ve süreli yayın engeli, koğuş kapasitesinin üstünde kalım, dilekçe ve evraklara el koyma, eşyaları geç verme, baskı ve tecrit, sürgün, şiddet, ötekileştirme, psikolojik- fiziksel taciz yaşandığı tespit edilmiştir. Özellikle hasta mahpusları tedaviye ulaşmalarındaki engeller ve sıkıntılar halen devam etmektedir. Devletin hasta mahpuslara olumsuz yaklaşımları sonucu hapishanede veya tahliyeden hemen sonra ölümler yaşandı” sözlerine yer verildi.   Raporun tamamına derneğin internet sitesinden erişilebilir.