Asrın Hukuk Bürosu: Kürt sorununun onurlu çözümü için muhatap Sayın Öcalan’dır 2021-09-22 13:06:52     İSTANBUL - Kamuoyunda devam eden tartışmalara ilişkin açıklamaya yapan Asrın Hukuk Bürosu “Öcalan’sız,  Öcalan’ı ya da Kürt sorununun çözümünü konuşmak gerçek ve kalıcı bir çözümün yolu ve yöntemi değildir. Hiç kuşkusuz Kürt sorununun onurlu bir çözümü ile demokratik bir gelecek inşası için en önemli muhatap Sayın Öcalan’dır” dedi.   Asrın Hukuk Bürosu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Kürt sorununu HDP ile çözebiliriz” şeklindeki açıklamasının ardından kamuoyunda devam eden “muhataplık” tartışmalarına ilişkin dijital medya hesabından Kürtçe ve Türtçe yazılı açıklama yaptı.   ‘Tüm hakları yasaklanmış durumda’   Bir süredir PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın konumu ve Kürt sorununun çözümündeki rolü ile ilgili tartışmalar yürütüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, “Bu ve benzeri konularda söz kurma imkanı tanınmamaktadır. Bugün de mutlak tecrit altında, tüm hakları yasaklanmış durumdadır” denildi.   Öcalan’sız çözümü konuşmak gerçek ve kalıcı değil   “Bugüne kadar iktidar odakları için Kürt sorununun demokratik bir şekilde çözümü önünde herhangi bir engel yokken çözülmemiş, çözülememiştir” denilen açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:   “Bu yüzden Öcalan’sız,  Öcalan’ı ya da Kürt sorununun çözümünü konuşmak gerçek ve kalıcı bir çözümün yolu ve yöntemi değildir. Hiç kuşkusuz Kürt sorununun onurlu bir çözümü ile demokratik bir gelecek inşası için en önemli muhatap Sn. Öcalan’dır. En zor koşullarda büyük emek sarf edip, geliştirdiği sayısız çözüm önerileri ile barışı inşa etmeye çalışmıştır. Tecrit uygulamalarına karşı ortaya koyduğu direnişi de bu çabaların devamına yöneliktir.   HDP de barışı örgütleme iddiasını taşıyan toplumsal öncüdür   HDP de demokratik müzakere siyasetinin temsilcisi olarak, barış ve demokrasiyi örgütleme iddiasını taşıyan toplumsal öncüdür.  HDP’siz çözüm koşullarının olgunlaşması, barış zemininin Türkiye halklarına sunulması imkan dahilinde değildir. Kürt sorunu, en nihayetinde anayasal bir sorundur. Kürt sorununda temel tüm tartışmaları, anayasal, yasal düzlemlere ve TBMM zeminine çekmeye çalışan ve bunu ısrarla talep eden de Sn. Öcalan’ın kendisidir. Ancak buna rağmen tecrit uygulaması bir çözümsüzlük yöntemi olarak sürdürülmektedir.   Tecrit çözülmeden yürütülen tartışmalar konjoktürel olmaktan öteye geçemez    Sn. Öcalan’ın üzerinde sistematik bir şekilde işkence yasağına aykırı olarak uygulanan tecridin Kürt sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklandığı, tecridin de çözümsüzlüğü derinleştirdiği gerçeği ile yüzleşmeden yapılacak tartışmalar konjonktürel olmaktan öteye gidemeyecektir.Tecridin son bulması, Sn. Öcalan’ın tüm temel haklarını kullanma olanağının güvenceye alınarak sözünü kurmasının sağlanması gerekmektedir.”