Kırıklar Cezaevi’nde iki tutsağa işkence 2021-09-29 18:16:29     İZMİR - Buca Kırıklar 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde aynı koğuşta bulunan iki tutsağa yönelik işkenceye ve koğuşlardaki havalandırma bölümüne takılmak istenen kamera sistemine tepki gösteren EGE TUHAY-DER Eşbaşkanı Nilay Güleser, yaşananlar karşısında Adalet Bakanlığı’nı görevini yapmaya çağırdı.    Ege Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yakınları Derneği (EGE-TUHAYDER), cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin basın toplantısı düzenledi.  Dernek binasında düzenlenen toplantıda konuşan EGE-TUHAY-DER Eşbaşkanı Nilay Güleser, Buca Kırıklar 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde yaşananlara dikkat çekti.    Cezaevlerinin, işkence mekânları haline geldiğini söyleyen Nilay, bir yandan tecrit bir yandan da başka cezaevlerine sevk, sürgünler işkence ve kötü muamele, hücre cezası, ailelere görüş engeli, haberleşme haklarının engellenmesi, disiplin soruşturmaları gibi çok sayıda ihlalin yaşandığını söyledi. Nilay, “Buca Kırıklar 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde kamera sistemi ile odaların ve havalandırma bölümünün izlenmesine, tutuklu ve hükümlülerin tepki göstermeleri sunucunda aynı odada birlikte kalan İbrahim Tikan ve Fırat Yağmekan en az 40 gardiyan tarafından odalarına baskın yapıldıktan sonra A bloktan C bloktaki başka bir koğuşa yerde sürüklenerek işkence ile götürülmüşlerdir. Bu şekilde koğuş ve havalandırma bölümünde kamera takma işlemini gerçekleştirmeye çalışıyorlar” dedi.   ‘Karantina odası tecrit odasına dönüştü’   Hasta tutsakların hastane sevkleri sonrası karantina koşullarının tecride dönüştürüldüğünü kaydeden Nilay, “14 günlük karantina uygulaması sırasında yeni gelen bir tutsakla birlikte karantina süresi 2’nci 14 ve hatta 3’üncü ve 4’üncü 14 gün daha artırılmaktadır. Buca Kırıklar 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde uygulanmaktadır” ifadesini kullandı.    ‘Bilgiye ulaşım engelleniyor, ceza infazı uzatılıyor’   Tutsaklara yönelik kitap kısıtlaması ve bilgiye ulaşımın sınırlanmasının ayrıca bir tecrit olduğunu dile getiren Nilay, “Düşünce özgürlüğünün ihlalidir, insan aklına ve aydınlığına getirilen bir kısıtlamadır. Çıkarılan yönetmeliklerle süre gelen infazdaki adaletsizlik derinleştirilmiş idare gözlem kurulu raporuna istinaden cezasının infazını tamamlamış tutsaklar keyfi idari kararları ile 6 ay ile bir sene süresince cezaevinde tutulmaya devam edilmektedir” sözlerini kullandı.    ‘Tek tip ve çıplak arama dayatılıyor’   Tutsaklara yönelik çıplak arama dayatmasına da değinen Nilay, bu durumun taciz boyutuna varırcasına sergilendiğinin altını çizdi. Nilay, “İnsan haklarına aykırı bir güvenlik anlayışına dönüşmüş olan çıplak aramanın ‘beden araması’, ‘ince arama’ ya da ‘oyuk araması’ isimleriyle farklı şekillerde  yapıldığı da bilinmektedir. Cezaevlerinde giysi kullanımında uygulanan renk kısıtlamaları neredeyse herkesin aynı renk giysiye bürünmesi, tek tip olmanın dayatmasıdır. Bu yöntemler ve uygulamaların tümü Buca Kırıklar 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde de uygulanır” diye kaydetti.    Kamuoyuna çağrı    Kırıklar Cezaevi’ne atanan müdür Haydar Ali Ak’ın daha önce görev yaptığı cezaevlerinde tutsaklara uyguladığı yöntemlerin burada da sürdürdüğüne dikkat çeken Nilay, “Haydar Ali Ak’ın tutuklu ve hükümlülere yapılan baskı, işkence ve yaşam haklarının kısıtlamasından birinci derecede sorumlu olduğunu buradan kamuoyuna duyuruyoruz” dedi.   Adalet Bakanlığı’na çağrı   İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 5’inci maddesi ve Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmenin 7’inci maddesindeki insanlık dışı uygulamaların yasaklandığını hatırlatan Nilay, cezaevlerindeki hak ihlallerinin son bulması için Adalet Bakanlığı’na hukuka uyma ve görevini yapma çağrısında bulundu.