HDP gençlerle buluştu: İktidar bize tefeci düzeni yaşatıyor! 2021-10-11 19:04:58     İSTANBUL - HDP, talep ve barınma sorunlarını dinlemek için Kadıköy’de öğrenciler ve gençler ile bir araya geldi. Gençler, “Bizi karanlığa, geleceksizliğe mahkum ediyorlar. KYK bursları alıyoruz ama ödenekleri ödemek zorundayız, bir tefeci düzeni yaşatıyor iktidar bize. Umudumuz var, arkadaşlarımızın başlattığı mücadele çok değerli ancak bu şekilde bir şeyler değişebilir” dedi.   İstanbul’da Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) bir heyet, “Ekoloji Temelli Bütçe Buluşması” görüşmelerinin bir diğer programı kapsamında Taksim’deki programının ardından Kadıköy’de bulunan Zeki Göker Kültür Merkezi’nde KYK borçları, barınma ve geçim sorunlarına ilişkin öğrenciler ve gençlerle bir araya geldi. Heyette HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, HDP milletvekilleri Oya Ersoy, Dilşat Canbaz, Necdet İpekyüz, Erol Katırcıoğlu, HDP Emek Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Şaziye Köse de yer aldı. Buluşmaya Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve mezunları da katıldı.   Buluşmada ilk olarak konuşan HDP Milletvekili Erol Katırcıoğlu gençler ve öğrencilerin talepleri ile sorunlarını dinlemek için bir araya geldiklerini kaydederek, “Geçen hafta Ağrı’daydık, bu hafta İstanbul’dayız. Bu süreç siyasi bir süreç, sadece ekonomik bir süreç değil. Siyasetçiler hangi paraların kimlere verileceğine dair tercihler yapıyorlar, bizler HDP olarak kendi programımız çerçevesinde müdahalelerde bulunmaya çalışıyor, bütçenin daha iyi çıkmasını sağlıyoruz” dedi. Sorunlar ve harcamalarla ilgili ne düşündüklerinin halka sorulması gerektiğini belirten Erol, iktidarların böyle bir derdinin olmadığını dile getirdi.   ‘Kadınların, öğrencilerin yer almadığı bir bütçe!’   Ardından talep, düşünce ve önerileri dinlemek için buluşmayı gerçekleştirdiklerini kaydeden HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da, bugün İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin bina içerisinde ülkücüler tarafından kuşatılmasına ilişkin, “Konuya ilişkin girişimlerimiz oldu, yaklaşık 5-10 dakika önce öğrenciler dışarı çıktı” haberini verdi. “Tek adam rejiminde hazırlanan bir bütçe kadınların, emekçilerin ve öğrencilerin yer almadığı bir bütçe” diyen Meral, gelecek neslin baskılar, gözaltılar ve işkencelere dair çokça hak ihlaliyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Meral mücadelelerini hem sokakta, hem Meclis’te, hem de komisyonda devam ettireceklerinin sözünü verdi ve ekledi: “Gençlerin ve öğrencilerin talepleri kesinlikle olması gereken taleplerdir, çok haklı talepler. Fakat şu an bundan çok uzak bir yerde duruyoruz.”   ‘İktidar ancak aklımızla dalga geçiyor’   Heyet, daha sonra gençlerin talepleri dinlendi. Marmara Üniversitesi öğrencisi Evin, barınma sorununun kendisi için en yıkıcı sorun olduğunu ifade ederek, “Yurdum Zeytinburnu’nda, okulum da Beykoz’da. En az üç saat yol gidiyorum. Ulaşım kötü, eğitim aldığım yere en yakın mesafede barınabilmek istiyorum” diye konuştu. İlk derslerine asla yetişemediğini söyleyen Evin, yaşadığı sorunları şöyle sıraladı: “Aldığımız burs 650 lira, ki herkes alamıyor bunu, okulu bitirdikten sonra borçlu olarak mezun oluyoruz. 400 lirası yurda gidiyor, yemeği günlük 20 liradan fazla, yurdum var böyle bir ortamda okumamızı bekleyen iktidar ancak aklımızla dalga geçiyor. Pek çok yerde öğrenciler olarak örgütlendik, parklarda yattık battaniyelerle sokakta gezdik. Artık bu iktidara dur denmesi gerektiğini vurguladık ama bir bütün olarak bu ülkede yaşayan herkesin problemi olarak ele aldık bu sorunları.”   ‘Bizi karanlığa ve geleceksizliğe mahkum etmeye çalışıyorlar’   Yaşadıkları sorunların yalnızca öğrencilerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Evin, adım atmak isteyen, ses çıkarabilecek herkesin bu temelde yaklaşmasını talep etti. Mezun olduğunda 25 bin lira borcunun ekleneceğini faizle beraber bunun 35 bin liraya varacağını dile getiren Evin, kazanımının sıfır olacağını aktardı. Evin “Yüzde elli ihtimalle yerleşebileceğim bir yerde çok uzun bir süre borçlarımı ödeyeceğim, başı boş bir şekilde okumuş oluyorsun, bizi karanlığa ve geleceksizliğe mahkum etmeye çalışıyorlar. KYK bursları alıyoruz ama ödenekleri ödemek zorundayız, bir tefeci düzeni yaşatıyor iktidar bize. Evde de on kişiyle yaşamak zorundayım, bana ait bir yer yok, geçinemiyorum. Gün içinde çalışmak zorundayım, bu şekilde eğitimden de uzaklaştırılıyorsun. Bir ev kirası 1200’den fazla, bizim taleplerimiz daha iyi yaşama alanı sunabilecek, yurt kapasiteleri daha fazla olan, okullara daha yakın yerlerde yaşamak” şeklinde konuştu.   Anlattığı sorunların fiziki olaylar olduğunu, bir de politik olarak yaptırımları olduğunu paylaşan Evin, arkadaşlarının gözaltına alındığını, rektöre karşı çıktıkları için haksız, hukuksuz şekilde tutuklandıklarını ve gözaltılarda işkencelere maruz kaldıklarını vurguladı. Yine kampüslerin şehirlerden uzak yerlere yapıldığına işaret eden Evin, “Bu düşündürücü. Bu kadar bencil düşünceye iten düşünme tarzları var. Halkla, toplumla kopuk bir yaşam alanının, iktidarın düzenine hizmet ettiğini biliyoruz” dedi.   ‘Bizi köle yapmaya çalışıyorlar!’   Maddi sıkıntılar nedeniyle okula devam edemeyen Aslı da faşizmin geliştirdiği insan profillerinin kişiyi kendi kimliklerinden uzaklaştırarak, şartlar koşarak ve kalıba sokarak, kimlikleri ile var olmalarına izin verilmediğini ifade etti. “Bizi robotlaştırmaya, köle yapmaya çalışıyorlar. Sıkış tıkış otobüslerden gelip, bastırılmış halimizle dersten tam olarak verim almamamıza sebep oluyorlar. Tek tip insan yetiştirmeye çalışıyorlar” diyen Aslı, eğitimin ücretsiz olması ve herkesin ulaşması gerekirken kapılar ardında eğitim gördüklerini vurguladı. Aslı ayrıca, “Gelişime açık her insan yapmak istediği her şeyi denemeli. Bunun dışında bir sistem yok, bu sistemi yıkıp kendimizi var edebileceğiz, bize verileni değil kendi var edebileceğimiz yaşamı istiyoruz. Yaşayamıyoruz bu şekilde” sözlerine yer verdi.   ‘Umudumuz var!’   Burs alamayıp özel sektörde çalışarak hem okuyup hem çalışmak zorunda kalan İstanbul Bilgi Üniversitesi mezunu sağlıkçı Mahmut ise ataması yapılmamasından dolayı uzun süredir işsiz olduğunu aktardı. “Çalışırken verdiğim ciddi bir emek var, aldığım ücretle faturalarımı karşılayamıyorum, ev ararken doğalgazsız arıyorum ki karşılayabileyim” sözlerini kullandı. Mahmut, Kürt olduğu için ev bulamadığını kaydederken, severek çalıştığı sağlık sektörünü bırakıp inşaat sektöründe çalıştığını söyledi. Mahmut, “Umudumuz var, arkadaşların başlattığı mücadele çok değerli. Ancak bu şekilde bir şeyler değişebilir” ifadelerini kullandı.   Bandırma Üniversitesi öğrencisi olan fakat okula gidemediğini paylaşan ismini vermek istemeyen bir diğer öğrenci de, Adalet bölümü kaydı varken politik kimliğinden dolayı tutuklanarak 6 ay tutuklu kaldığı için o süre boyunca eğitimden uzak kaldığını belirtti. Öğrenci, yaşadıkları karşısında şu tepkiyi gösterdi: “Bir kalıba sokulmak istendikçe asla özgürleşemeyen gençler olarak sürekli kendini tekrar eden sermaye ortaklarının ekseriyeti altına girmek zorunda hisseden yığınlar olarak biçim bulmaya çalışmaktan başka şansımız olmayacak. Mahkeme kararımın verildiği an adalet bölümünü okumamın bir anlamı olmadığını anlamış oldum.”   ‘Siyasi kriz devam ettiği sürece barınma meselesi çözülemeyecek’   Son olarak söz alan Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi İsmail Gürler de, “Bugün öğrenciler üzerinde barınma meselesinin yakıcılığından bahsediliyor. Bir ekonomik kriz var deniyor fakat ortada esasen siyasi bir kriz var. Yani, ekonomik kriz olmasa da, siyasi kriz devam ettiği sürece barınma meselesinin çözülemeyeceğine eminim” dedi. İsmail, “Ancak bu siyasi hattın takipçisi olduğumuzda Kürtler özgürleşebilir, mülteciler vatandaşlık hakkı alabilir, emekçiler üzerindeki emek sömürüsü ve kadınlara ve LGBTİ+’lara dönük zulüm son bulabilir” dedi.   ‘Her sorunu gündeme getireceğiz’   Öğrencileri dinledikten sonra yeniden söz alan Meral Danış, sorunları gençlerden bizzat dinlemenin çok önemli olduğunun vurgusunu yaparak, parlamentoda her sorunu gündeme getirmeye gayret ettiklerini yineledi. Meral, “İktidar ve küçük ortağı gider ayak büyük zararlar veriyor gençliğe, kadınlara, doğaya,  halka. Ekonomik olarak tam bir felaket tablosu var. Sizde biraz umutsuzluğu hissettim ve bizim umudu büyütmek gibi bir derdimiz var, bu konuda da en büyük rol size düşüyor. HDP olarak bütün baskı ve saldırılara rağmen asla bir milim geri atmadık çünkü haklıyız. Ne için mücadele ettiğimizi gayet iyi biliyoruz, gençlik HDP’li olsun olmasın, hakikat ve hak yolunda ilerlediği zaman Türkiye’yi aydınlık bir geleceğe taşıyacak” diye konuştu.   Kadınlar özgür olmadan halkların özgür olamayacağını söyleyen Meral son olarak, hep birlikte özgürleşme çağrısında bulundu. Ardından buluşma sona erdi.