Mitingde darp edilen Avukat Elif İpek: Tahammülsüzlük artıyor 2021-10-19 09:03:03     Şehriban Aslan   DİYARBAKIR - İstasyon Meydanı’nda kadınların katıldığı mitingde polisler tarafından darp edilen avukat Elif İpek Tirenç Ulaş, “Tüm engellemelere rağmen insanların mitinge veya toplu etkinliklere katılması tahammülsüzlüğü artırıyor. Buna tepki gösteren de ya darp ediliyor ya da engelleniyor” dedi.   Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda 16 Ekim’de Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi’nin gerçekleştirdiği bölgesel kadın mitinginde polisler kadınları birçok engelle karşı karşıya bıraktı. Miting alanına giriş için üç arama noktası kurulurken arama noktalarında kadınların özel eşyalarına, başlarındaki örtülerine el konulup ince aramaya kadar varan uygulamalar yapıldı. Kadınlar buna tepki gösterirken tepki gösterip gözaltına alınmakla tehdit edilenlerden biri de Avukat Elif İpek Tirenç Ulaş oldu. Elif, miting gününde polislerin kendisini nasıl darp ettiğini ve neler yaşadığını anlattı.   ‘Çok sayıda polisin saldırısına maruz kaldım’   Miting günü 1’inci arama noktasından geçtikten sonra 2’inci arama noktasına geldiklerini söyleyen Elif, polislerin çantasını aramak istediklerini ve avukat olduğundan dolayı buna izin vermediğini belirtti. Elif, “Avukatlık kimliği gösterdim ve yasa gereği arayamayacaklarını söyledim. Polisler de beni aramadan içeri almayacaklarını söyledi. Ben de Anayasal hakkım olan toplantı, yürüyüş ve gösteri hakkımı kullanmak istediğimi ve içeriye girebileceğimi ve üstümü aratmayacağıma dair ısrarımı bildirdim. Bunun üzerine daha çok polisin saldırısına maruz kaldım. Arbede yaklaşık 20 dakika sürdü. Defalarca kez kolumdan tutup, alandan uzaklaştırmaya çalıştılar. Polisler bana ‘Burada ne işin var evine git’ dediler. Gözaltı ve akrep getirip bindirmekle tehdit ettiler. Plastik kelepçe getirip salladılar. Buna rağmen alandan uzaklaşmadım” dedi.   ‘Polisleri darp etmem söz konusu değil’   Miting alanından uzaklaşmadığını ve bundan kaynaklı savcı talimatıyla gözaltı kararı verildiğine dikkat çeken Elif, “Arbede esnasında Diyarbakır Barosu ve ÖHD’den avukat arkadaşlar geldi ve yaptıkları müzakereden sonra gözaltı yapılmadı. Fakat kadın polislerin şikâyetçi olması nedeniyle bir adli işlem yapacağını bildirdiler. Bu şekilde hastaneye iştirak ettik. Kolumdaki izlerden dolayı darp raporu aldım. Şikâyetçi olmak için karakola geçtim ancak üç tane polisin müşteki olarak ifadelerinin alınmaya başlandığını gördüm. Dosyada ‘Görevi yaptırmamaktan mukavemet’ ve ‘tehdit’ olduğunu görünce ifade vermeden karakoldan ayrıldım. İfade vermeden çıkarak savcılığa ifade vereceğimi söyledim. Emniyet yaşananların hepsini kamerayla çekti ve ben o esnada hiçbir polise dokunmadım. Yaralama ve darp etmem asla söz konusu değil” ifadelerini kullandı.   ‘Haklar keyfi bir şekilde engelleniyor’   Yaşananların yeni olmadığına ve OHAL’den bu yana bu uygulamaların yaşandığına dikkat çeken Elif, miting ve tüm toplu etkinliklerde ince aramaların ve çok sayıda arama noktalarının kurulduğunu belirtti. Elif, çok fazla hak ihlalinin yaşandığına değinerek, miting gününde bu ihlallerin ve baskıların zıvanadan çıktığını kaydetti. Elif, “Mitingde yapılanlar insanlara eziyet gibi gelince tepki göstermeye başladılar. Çıplak arama, iç çamaşırlara bakma, ayakkabıların defalarca çıkarılması, üç veya dört tane kontrol noktasının olması sindirme politikasının göstergesidir. İnsanlara, ‘siz gelirseniz biz de size bu şekilde muamele yaparız’ diyorlar. Bu haklar çok keyfi bir şekilde engelleniyor. İtiraz ettiğinizde de bende yaşandığı gibi zor kullanılarak müdahale ediliyor” sözlerine yer verdi.     ‘Kadınlar gelmekten vazgeçmeyecek’   8 Mart mitinglerinde ve Newrozlarda keyfi engellemelerin olduğuna vurgu yapan Elif, şu ifadelere yer verdi: “En yakın tarih olarak Kemal Kurkut’un olayını hatırlıyoruz. Sadece tişörtünü çıkarmadığı için katledildi. Buna rağmen insanlar mitinge ve toplu etkinliklere gidiyor. İnsanlar gittikçe bu tahammülsüzlük artıyor. Tertip komitelerinde de yer aldım ve her defasında karşımıza çok keyfi ve farklı engellemeler çıkarılıyor. Bunlara karşı itiraz ettiğimizde OHAL döneminden kalma olduğu söylendi. Ancak resmi olan bir OHAL’de yok ama hala etkisini, yansıtmalarını devam ettiriyor. Tüm engellemelere karşı kadınlar gelmekten vazgeçmiyor ve vazgeçmeyecek.”