Şırnak Cezaevi’nde işkence: Esat Oktay'ın selamını getirdik 2021-10-28 15:17:14     ŞIRNAK - Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsakların maruz kaldığı işkenceye yönelik hazırlanan raporda tutsaklara saldıran gardiyanların “Esat Oktay’ın selamını getirdik” dediği aktarılırken, işkence sonucu tutsakların vücutlarında birçok hasarın tespit edildiği raporda yer aldı.    Şırnak Barosu İnsan Hakları ve Cezaevi İzleme Komisyonu, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Şırnak Temsilciliği ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Şırnak Şubesi, Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi'nde 23 ve 25 Ekim tarihlerinde tutsakların darp edilmesine ilişkin tutsaklarla yaptıkları yüz yüze görüşmeler sonucu hazırladığı raporu açıkladı.       Kurum müdürü görüşmeyi kabul etmedi   Yazılı olarak kamuoyu ile paylaşılan raporda Baronun ve ÖHD’nin 26 Ekim’de kurum müdürü ile yapmak istedikleri görüşmenin kabul edilmediği ve bu durumun tutanak altına alındığı belirtildi.    ‘M.A.Ç. isimli tutsak bir daha koğuşa getirilmedi’   Yapılan görüşmelerde M.A.Ç. isimli tutsağın burnu kırıldığı, koğuştan alındığı ve bir daha koğuşa getirilemedi belirtilirken, “M.A.Ç.'nin hücrede mi hastanede mi olduğu bilmiyor. 75-80 yaşlarındaki N.O. isimli yaşlı tutsağın ağzına botla vurulduğu için bir dişi kırıldığı ve birçok dişi de yerinden oynadığı belirtildi” ifadeleri yer aldı. E.O. isimli tutsağın kolunun yerinden çıktığı ve ağrılar içinde kolunu oynatamadığı bilgisi raporda yer alırken, H.S. isimli tutsağın ise başında şişliklerin olduğu ve başına aldığı darbeler nedeniyle ağrılarının devam ettiği belirtildi.      'Ya itaat edeceksiniz....'    Söz konusu görüşmelerde Ahmet isimli baş gardiyanın tutsaklara, "Ya itaat edeceksiniz ya da bugün iki kişiyi hastanelik ettik, yarın 5 kişiyi, sonraki gün 10 kişiyi hastanelik ederiz, ta ki siz itaat edene kadar. Kimse de bize bir şey diyemez bize bu konuda yetki verilmiş" dediği de raporda yer aldı.    Tutsaklara soruşturma açıldı    Raporda, işkenceye maruz kalan tutsaklara ayrı ayrı soruşturmalar açıldığı ve 3 gün içinde savunmalarının istendiği de belirtildi.   Cezaevinde işkenceye maruz kalan bazı tutsaklarla yapılan görüşmeler raporda şöyle yer aldı:   'Esat Oktay’ın selamını getirdik size'    M. A. İsimli tutsak: “23/10/2021 tarihinde koğuşta bulunan bütün mahpusların alt katta bulunduğu esnada koğuşa çok sayıda gardiyan girerek, bizim kendi imkanlarımız ile halı ile döşediğimiz ve günlük olarak temizliğini yaptığımız, yatakhane ve namaz kılmak için kullandığımız oda terliği dışında ayakkabı ile girmediğimiz alana ayakkabı ve botlarla girmek istediler. Bizler de bu alanda mahpusların namaz kıldığını ve bu nedenle ayakkabı ile basılmaması gerektiğini uygun bir üslupla dile getirdik ve bu şekilde yatakhaneye girmelerini istemediğimizi bildirdik.Bu talebimiz üzerine gardiyanlar tarafından hepimiz yerlerde sürüklenerek darp ve sinkaflı küfürler eşliğinde kameraların24 saat kayıtta bulunduğu koridora çıkarıldık ve bu koridorda her bir mahpusa 3-4 gardiyan düşecek şekilde üzerimize saldırdılar. Job ve robokoplarla yere yatırarak vurmaya devam ettiler. Ben yerde yatar vaziyette iken bilerek job ve robokoplarla başıma vurmaya başladılar. Ben başımı korumaya çalıştıkça onlar vurdular. Hepimizi plastik kelepçeler ile ters kelepçeleyip vurmaya devam ettiler. Bu ters kelepçeleme nedeniyle M. A. Ç.’nin elinde şişlik ve morluklar oluştu. Koridorda ayağımdan tutup, yerde sürükleyerek yaklaşık 20 mt uzaklıktaki baş memurun odasına götürdüler. Bu odada uzun bir süre bana vurmaya devam ettiler. Bu saldırı sonucunda sol kulağımda ciddi şişlikler oluştu (görüş esnasında şişlikler mevcuttu) , belimdeki ağrılardan dolayı sandalyeye rahat bir şekilde oturamıyorum ve başımda şiddetli ağrılarım halen devam etmektedir. 24 Ekim tarihinde gardiyanlar tekrar odaya gelerek ayakta ve askeri düzende sayım vermemizi istediler, bizler de böyle bir usulün olmadığını yerimizde sayım vereceğimizi bildirdik. Bunun üzerine saldırı için hazırlıklı gelen gardiyanlar önceki günden farklı olarak, kameraların olmadığı havalandırmada bizleri yere yatırarak vurmaya başladılar. Her bir mahpusun üzerinde 6-7 gardiyan vardı ve durmadan vuruyorlardı. Baş memur olarak bildiğimiz Ahmet bu saldırının başındaydı. Gardiyanların bir kısmı kasklı ve robokopluydu. Gardiyanlar arasında durmadan bize hakaretlerde bulunan, tehdit edip sinkaflı küfürler yağdıranlar da vardı. Bizlere hitapla; 'devlet geldi, devlet burada', 'Esat Oktay’ın selamını getirdik size' dediler. 25 Ekim de ise ellinin üzerinde gardiyan aniden koğuşa dalarak üzerimize saldırdılar. Bu saldırı önceki iki günkü saldırılardan çok daha şiddetli ve planlı bir saldırıydı. Hepimizi yüzümüz duvara dönük şekilde duvara yaslayıp vurmaya başladılar. Ayakta, tek sıra ve yüzümüz duvara dönük şekilde sayım almak istediler. Biz bu şiddet ve işkence altında sayım vermeyeceğimizi belirttikçe onlar saldırının şiddetini arttırdılar."   Gardiyan kamera ile tutsaklar çekmiş!   S. K. isimli tutsakla yapılan görüşme:"23 Ekim 2021 tarihinde üst katta bulunan ve özenle temizliğini yaptığımız, yatıp namaz kıldığımız alana ayakkabı ile girmek istediler. Bizler buna karşı çıkınca hepimizi tartaklayarak ve yerde sürükleyerek dış koridora attılar. Koridorda da tekme, tokat ve joblarla bize vurmaya başladılar. Bizler de bu işkenceye varan saldırıya karşı 'insanlık onuru işkenceyi yenecek' sloganını atmaya başladık bunun üzerine bir gardiyan eline kamera alarak bizleri kameraya çekti.  Bize yapılan saldırının boyutunu ifade edemiyorum, hayatımda ilk defa böyle bir şiddet ile karşı karşıya kaldım. Omuzumda zedelenme veya çıkık olduğunu düşünüyorum, kolunu kaldıramıyorum. H.S. adlı mahpusun kafasında şişlikler olmasından kaynaklı hastaneye kaldırıldı.”   '2 müdürün gözleri önünde gerçekleşti'   M.U. isimli tutsak ile yapılan görüşme:"Bize bu saldırıda bulunanları teşhis edebilirim. Tüm bu saldırıların arkasında Ahmet adındaki baş memur ve kuruma yeni gelen esmer uzun boylu, ellili yaşlarda olan ve başkan olarak hitap edilen memur var. Bunların talimatları doğrultusunda ve kurum 2. müdürünün gözleri önünde gerçekleşti tüm bu olaylar. Bahsettiğim 3 memuru da görsem teşhis edebilirim ancak isim ve soy isimlerini bilmiyorum."   'Ambulans görevlisi muayene etmedi'   F.E. isimli tutsak ile yapılan görüşme: "Birçok koğuş arkadaşımız gardiyanlar tarafından fiziksel şiddete ve sinkaflı küfürlere maruz kalmışlardır.Özellikle bize küfürler savuran Alper isimli bir gardiyan idi.Olay sonrası 1-2 saat geçtikten sonra ambulansın geldiğini söylediler.Beni ambulansa götürdüler ve ambulanstaki görevli yapabileceğimiz bir şey yok diyerek beni muayene etmeden geri koğuşuma gönderdiler."   'Devlet geldi'   E. O. isimli tutsak ile yapılan görüşme: "Gardiyanlar koğuşumuza gelerek gardiyanlardan biri 'devlet geldi' diyerek önüne gelen herkesi darp etmeye başladılar. Darp etme esnasından kolumu ters çevirip omzum yerinden incindi. Daha sonra ambulans geldi ve ambulansa gittim. Ambulansta bulunan görevli kolumun incinmiş olduğunu ancak rapor verme yetkisinin olmadığını söyleyip beni geri koğuşa gönderdi. Darp edilme sonucunda sağ kolum omuzundan incinmiş olup şu an bile kolumu kullanamıyorum.’’    Raporda gözlem ve tespitler şöyle sıralandı:   * Mahpuslar aradan geçen 3 güne rağmen revir veya hastaneye sevklerinin yapılmadığı anlaşılmıştır.    * Bir kısım mahpusun revire çıkarılmasına ve darp izlerinin vücutlarından açıkça dışarıdan görülmesine rağmen rapor verilme taleplerinin rededildiği ifade edilmiştir.    * Görüşme yapılan mahpusların bir kısmının vücutlarının görünen bölgelerinde -yüzleri- darp izlerinin olduğu -morarma, şişkinlik- bizzat heyetimiz üyelerince tespit edilmiştir.    * Heyetin oluşumunda yer alan kurumların 15.06.2021-15.10.2021 tarihli Şırnak T Tipi kapalı Cezaevi’nin hak ihlalleri  raporlarımız dikkate alındığında sürekli şekilde farklı biçimlerde haklara müdahale edilmesi ve 23-25 Ekim tarihlerinde yaşananların devamı niteliğinde hak ihlallerinin 'Sistematik' biçimde sürdürüldüğü tablosunu ortaya koymaktadır."   Sonuç ve öneriler kısmında ise şöyle denildi:   "*23-25 Ekim tarihlerinde yaşanan olayların mahpusların anlatımı doğrultusunda maruz kalınan şiddet ve saldırının 'İşkence ve Kötü Muamele Yasağı' nın ihlali niteliğindedir.    * Hem ulusal hem de uluslararası hukukta işkence ve kötü muamele açıkça ve mutlak surette yasaklanmıştır. Bir başka deyişle hiçbir hal ve durumda, hiç kimseye işkence yapılamaz. Devletler, taraf oldukları sözleşmelerde yer verilen işkence yasağını da göz önünde bulundurarak, bu tür uygulamalara tamamen son vermeli ve hapishanelerde işkencenin önlenmesi için gerekli tedbirleri almalıdır. Bu husus, devletlerin işkence ve diğer insan hakları ihlallerinin önlenmesine dair aktif yükümlülüklerinin bir gereğidir.    * İnceleme neticesine göre kasti ve ihmali bulunanlar hakkında da adli ve idari soruşturma başlatılmalı ve haklarında başlatılan soruşturmalar etkin bir şekilde yürütülmelidir.    * Hapishane idaresi bilgisi dahilinde olan mahpuslara yönelik gerçekleştirilen ağır darp, tehdit, hakaret, kötü muamele ve işkence olaylarında yaralanan mahpusların tedaviye ve hastaneye erişmeleri engellenmiş olmakla birlikte sağlık durumu daha kritik olan ve durumu kötüleşen kimi mahpusların revire çıkarıldıkları ancak buna rağmen revir doktoru ve sağlık personeli tarafından gereği gibi tedavi edilmedikleri ve kendilerine darp raporu verilmediği mahpuslar tarafından heyetimize bildirilmiştir. Bu anlamda mahpusların derhal sevklerinin sağlanarak tedavi edilmesi, objektif şekilde darp raporu alınması ulusal ve uluslar arası hukuk ilkeleri gereği zorunluluktur. Ayrıca görev ihmali sebebi ile hapishane hekimi ve tıbbi personel hakkında ayrıca idari ve adli soruşturma başlatılmalıdır.     * Hakkında soruşturma başlatılan personellerin mahpuslar üzerinde baskı kurabileceği durumu da göz önünde bulundurularak 657 sayılı kanunun 138 maddesi uyarınca soruşturma süresince görevden uzaklaştırılmaları gerekmektedir."