Kes-kopyala-yapıştır gerekçe 2021-10-29 09:58:25   Öznur Değer   ANKARA - Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan 3 tutsağın cezaları bitmesine rağmen, tahliyeleri engellendi. Tutsaklardan Rojdan Erez ise evli olduğu erkeği öldüren bir kadının tahliye edilmeme gerekçesiyle bırakılmadı.   Cezaevlerinde var olan hak ihlallerinin yanı sıra son süreçte birçok tutsak cezası bitmesine rağmen “absürt” gerekçelerle tahliye edilmiyor. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve hükümleri biten siyasi tutsaklar Jiyan Ateş ile Hanım Yıldırım’ın “İdare ve Gözlem Kurulu”na çıkmadıkları, Rojdan Erez’in ise hiç evlenmediği halde başka bir adli hükümlünün cezası gerekçe gösterilerek “eşini öldürdüğü” ve “öldürdüğü erkeğin aile ve yakınları yönünden güvenlik tehdidi oluşturduğu” iddiasıyla tahliyeleri İdare ve Gözlem Kurulu tarafından engellendi.   Birçok tutsağın tahliyesi engellendi   29 Aralık 2020’de Resmi Gazetede yayımlanan ve 1 Ocak tarihi itibariyle yürürlüğe konulan, “Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik” kapsamında, “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”daki esaslar dahilinde “hükümlülerin gözlem ve sınıflandırmaları ile durumlarına uygun infaz rejimini belirlemek üzere gözlem ve sınıflandırma merkezleri” oluşturuldu. Kararın ardından Türkiye’deki tüm cezaevlerinde oluşturulan “İdare ve Gözlem Kurulları”, birçok siyasi tutsağın hükmü bitmesine rağmen, “siyasi koğuşta kalması”, “pişmanlık göstermemesi”, “PKK Lideri Abdullah Öcalan hakkında görüş ve düşünceleri” gerekçe gösterilerek tahliye edilmelerini engelliyor.   Kurula çıkmamak tahliye edilmeme gerekçesi   Son olarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve “örgüt üyeliği”nden aldıkları cezaları biten tutsaklardan Jiyan Ateş ve Hanım Yıldırım “İdare ve Gözlem Kurulu”na çıkmayı reddetmeleri gerekçe gösterilerek tahliye edilmezken, Rojdan Erez ise evli olmadığı halde başka bir adli tutsağın cezası gerekçe gösterilerek “eşini öldürdüğü” ve “öldürdüğü kişinin yakınlarına tehdit oluşturduğu” iddiasıyla tahliye edilmedi.   Başsavcılıktan ‘tahliye edilmeme’ yönünde karar   Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla ceza alan ve cezasını bitirerek 25 Ekim’de koşullu tahliye edilmesi gereken Hanım Yıldırım için İdare ve Gözlem Kurulu’nun tahliye edilmemesine dair sunduğu gerekçeli kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararına atıfta bulunuldu. Kararda, “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Taşra İlamat Masası’nın 22.10.2021 tarih ve 2021/7-9984 sayılı yazısı ile; hükümlü hakkında iyi halli olmadığına dair değerlendirme raporu ve infaz dosyasının yazı ekinde gönderildiği belirtilerek, hükümlünün 25.10.2021 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye olmayacağına dair karar verilmesi talep edilmiştir” ifadeleri yer aldı.     Açlık grevi tahliye edilmeme gerekçesi   Kararda, Hanım’ın kaldırılmamış disiplin cezasının bulunmadığı, ancak Disiplin Kurulu kararınca verilmiş olan ve kesinleşmemiş disiplin cezasının bulunduğu belirtilerek, “hükümlünün infaz süresi içerisinde tutum ve davranışları ile kendisiyle aynı suç grubundan olan tutuklu ve hükümlülerle örgütsel davranış içinde bulunduğu, barındırıldığı süre içerisinde slogan atmak, marş söylemek, açlık grevi yapmak gibi örgütsel tutum ve davranışlar sergilediği…” denildi.   Cezaevi idaresiyle bireysel görüşmemek de gerekçeler arasında   Kararda, Hanım’ın koşullu serbest bırakılmasıyla ilgili olarak doldurulması gereken gözlem değerlendirme formu için kendisine bilgi verilmek suretiyle bireysel görüşme yapılmak istendiği, ancak Hanım’ın görüşmeyi kabul etmediği için hakkında bir değerlendirme yapılamadığı kaydedilerek, “Hükümlünün kuruma gelmiş olduğu tarihten bugüne bireysel görüşmelere katılmak istememiş olmasından dolayı salıverme sonrası planları ve gelişim motivasyonuna yönelik bir değerlendirme yapılmadığı, isteksiz ve iletişime kapalı bir tavır sergilemesinin yanı sıra hakkında tutulan olay tutanakları ile almış olduğu disiplin pişmanlık duymadığının göstergesi olarak değerlendirildiği, tüm davranışları bir arada değerlendirildiğinde de tutum davranış değişikliğiyle gelişim motivasyonunun düşük olduğu kanaatine varıldığı…” denildi.   Eğitim faaliyetine katılmamak da suç sayıldı   Cezaevi yönetimi tarafından verilen kurslar ve eğitim faaliyetlerine katılmamanın da gerekçe yapıldığı kararda, “Hükümlünün ilkokul mezunu olduğu, kurumda kaldığı süre içerisinde herhangi bir örgün ve yaygın eğitim faaliyetlerine katılmadığı, sosyal/kültürel faaliyetler ve eğitim-öğretim çalışmalarına katılmaya yönelik değerlendirmenin olumsuz olduğu…” ifadeleri yer aldı.    Gardiyandan tutsak ailesine: Dost musunuz, düşman mısınız   Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 9 buçuk yıl cezaevinde kalan ve “İdare ve Gözlem Kurulu”na çıkmaması gerekçe yapılarak tahliyesi engellenen tutsak Jiyan Ateş’in ablası Pınar Ateş, duruma tepki göstererek,  “Kardeşim tahliye edilmeyince cezaevini arayarak tahliye edilmeme gerekçesini öğrenmek istedim. Bize gerekçeyi söylemediler. Gardiyan bana ‘Dost musunuz, düşman mısınız bilmiyoruz. Size tahliyesi hakkında bir şey söyleyemeyiz’ dedi. Ben de ablası olduğumu ve bilgi almak istediğimi söyledim. Sonrasında ise İnfaz Hakimliği’nden ret kararı geldiğini söyledi. Ben de ret kararının neye göre verildiğini sordum. ‘12 yıl 9 ay ceza verilmiş ve kardeşim 9 buçuk yıldır cezaevinde, cezası bitmiş tahliye olması gerekiyor’ dedim. O da ‘Biz kendisine gerekçeli kararı tebliğ ettik. O neden tahliye edilmediğini biliyor’ dedi. Ben de sonrasında avukatlara haber verdim. Öncesinde kardeşim bana Kürtçe şarkı söyleyip halay çektikleri için haklarında soruşturma başlatıldığını ve disiplin cezası verildiğini söylemişti. Gerekçesini bilmiyoruz ama tahliyesi 6 ay uzadı” dedi.   Evli olmayan siyasi tutsağa: Eşini öldürdün!   Yaklaşık 6 yıl önce tutuklanan ve “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla ceza alarak 5 yıl 8 ay cezaevinde kalan Rojdan Erez de hükmü bitmesine rağmen ve 25 Ekim’de tahliye edilmedi. Rojdan için kurul tarafından hazırlanan gerekçeli kararın kopyala-yapıştır şekilde düzenlenmesi dikkat çekti. Hiç evlenmeyen Rojdan hakkındaki kararda adli bir suçtan ceza alan hükümlünün kararına yer verilerek, “eşi kasten öldürmek”, “gasp” gibi suçları işlediği ve tahliye edilmesi halinde “öldürdüğü erkeğin aile ve yakınları yönünden güvenlik tehdidi oluşturduğu” iddia edildi.   ‘Tahliyesine günler kala bizi oyaladılar’   Rojdan’ın annesi Nüsbet Erez, “Cezası bittiği halde kızımı bırakmadılar” sözleriyle cezaevi idaresinin tutumuna tepki gösterdi. 25 Ekim’den önce 5 gün boyunca cezaevini aradıklarını ancak çeşitli gerekçelerle oyalandıklarını kaydeden Nüsbet, “Tahliyesine günler kala cezaevini arayıp bilgi almaya çalıştık. Ancak bizi günlerce ‘Haber vereceğiz, henüz dosyası gelmedi, birazdan arayın’ gibi gerekçelerle oyaladılar. Cezası biten kimseyi orada tutmaya hakları yok. Biz de Rojdan tahliye olacak diye cezaevi kapısının önüne gittik. Akşama kadar oradaydık. Mesai saatinden sonra 17.00’de kızıma tebligat göndermişler. Biz aradığımızda ise bize henüz bir bilgi olmadığını yarın aramamızı söylediler” ifadelerini kullandı.   ‘Başkasının gerekçesiyle içerde tutuluyorum’   26 Ekim’de cezaevini tekrar aradıklarında “Biz kızınıza tebliğ ettik o niye çıkmadığını biliyor” şeklinde yanıt aldıklarını dile getiren Nüsbet, ardından Rojdan ile telefon görüşü gerçekleştirdiklerini belirtti. Rojdan’ın cezasının bittiği halde çıkarılmadığını söylediğini aktaran Nüsbet, şunları dile getirdi: “Son gün eline bir kağıt tutuşturmuşlar ve eşini öldürüp 10 yıldır içerde olan bir kadının gerekçesini Rojdan’a getirmişler.  Rojdan, ‘Başkasının gerekçesiyle içerde tutuluyorum. Adli bir kadının gerekçesi bana geldi. Ben de bir şey anlamadım ama tahliyemi 6 ay uzattılar’ dedi. Kızım cezası bittiği halde günlerdir cezaevinde tutuluyor. Hiçbir gerekçe sunmuyorlar bize. Ama kızım Kürtçe şarkı söyledikleri için haklarında soruşturma başlatıldığını söylemişti bize daha önce. Karara itiraz edeceğiz.”