‘Tecrit her açıdan hukukun kara deliği’ 2021-11-04 09:02:19     Şehriban Aslan   DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan ve tutsaklar üzerinde ağırlaşan tecride ilişkin konuşan avukat Adile Salman, tecridin her açıdan hukukun kara deliği olduğunu ifade etti.   İmralı Cezaevi’nde 22 yıldır tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit giderek ağırlaştırılıyor. 7 aydır Abdullah Öcalan’dan haber alınamazken, avukatları ve ailesinin görüşme için yaptığı başvurulara ise ya cevap verilmiyor ya da disiplin cezaları gerekçe gösterilerek, reddediliyor. Son olarak ise Abdullah Öcalan’a volta attığı gerekçesi ile disiplin cezası verildiği ortaya çıktı.   Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu ve Cezaevi Komisyonu üyesi olan avukat Adile Salman, Abdullah Öcalan ve tutsaklar üzerinde ağırlaşan tecride değindi.   ‘Çözümsüzlükten beslenen tüm güçler rahatsız oluyor’   İmralı tecridinin Türkiye ve Ortadoğu halklarının bir arada özgür bir şekilde yaşamasına karşı geliştirilmiş kapsamlı bir plan olduğunu belirten Adile, Kürt sorunu başta olmak üzere sorunları çözümsüz bırakmak isteyen güçlerin politikası olduğunu kaydetti. Adile, tecrit politikasının salt Türk devletinin bir politikası olmadığını kaydederek, “Dünya devletlerinin bilgisi ve onayı dahilinde hayata geçirilmektedir. Türkiye ve Ortadoğu’daki tıkanıklığı, sorunlara karşı geliştirdiği alternatif çözüm, çözümsüzlükten beslenen tüm güçleri rahatsız etmektedir. Bundan kaynaklı Sayın Öcalan tam anlamıyla izole edilmektedir, barışçıl fikir ve politikalarının halkla buluşması engellenmeye çalışılmaktadır” dedi.   ‘Tüm halklar tecrit altına alınıyor’   Adile, tecridin sadece İmralı ile sınırlı kalmadığına ve tüm Türkiye halklarının tecrit altına alındığına dikkat çekti. Çözüm politikalarına kulak tıkayarak tecrit politikası uygulayan iktidarın tüm ülkeyi kaosa ve çıkmaza sürüklediğine değinen Adile, tecrit sürdükçe Kürt sorununun çözümsüz kalacağını ifade etti. Kürt sorunu çözülmeden Türkiye'de var olan hiç bir sorunun çözülemeyeceğini söyleyen Adile, bu çözümsüzlüğün Suriye özelinde tüm Ortadoğu’da etkisini gösterdiğine vurgu yaptı.     ‘Volta cezasının herhangi bir izahı yoktur’   İmralı sisteminin hukukun, yasaların, Anayasa’nın ve evrensel ilkelerin askıya alındığı bir sistem olduğuna dikkat çeken Adile, “Tecrit her açıdan hukukun kara deliğidir. İmralı tecrit sisteminin hukuki, ahlaki, vicdani, insani hiçbir karşılığı yoktur. Bu haliyle Öcalan üzerinden tüm Kürt toplumuna yönelik bir tecrit sistemidir. Toplumsal yaşamın her alanına sirayet etmektedir. Kürt sorununa ilişkin demokratik ve barışçıl çözümlerin kapılarını kapatmıştır. Bu haliyle Türkiye'yi karanlığa mahkûm etmeyi amaçlamaktadır. Yine volta atmak bahanesi ile disiplin cezasının verilmesinin hiç bir hukuki karşılığı yoktur ve bir o kadar da gülünçtür. Herhangi bir izahı yapılamamaktadır, herhangi bir hukuki geçerliliği tartışılamamaktadır” şeklinde konuştu.   ‘Ağır tecrit politikalarına son verilmelidir’   Tecridin tüm cezaevlerine sirayet ettiğini kaydeden Adile, tutsakların en öncelikli gündeminin disiplin cezaları olduğunu söyledi. Adile son olarak şu ifadelere yer verdi: “Hapsedilenler toplumsal sosyal yaşam ile tekrar bütünleşemeyecek derecede izole edilmiştir. Cezaevi idarelerinin tutumları kendi içinde mevzuattan uzak özerk alanlar oluşturuyor. İdare ve gözlem kurullarını da kendilerine verilen yetki ile paralel yargılama süreci işleterek, Türkiye yargı sistemini akıl almaz bir şekilde dışarıda bırakmıştır. Tüm bu keyfi uygulamalarla mahpuslar üzerindeki ağır tecrit politikaları akıllara hapsedilen bir Türkiye vatandaşını değil, tutsak edilen düşmanca ve nefretle bakılan bir savaş esirini anımsatmaktadır. Ki kaldı ki Türkiye tarihine bakıldığında savaş esirine de insanlık dışı muamele yapılmamıştır. Hak temelli çalışan bir kurum olarak çağrımız; Türkiye hapishanelerindeki mahpuslar üzerinde uygulanan temel hakları ellerinden alınan ağır tecrit politikalarına son verilmesidir.”