Urfa’da ‘Cinsel suçlarla mücadele’ paneli 2021-11-07 15:53:11     URFA - TJA ve ÖHD Urfa Şubesi'nin düzenlediği “Cinsel suçlarla mücadele” panelinde cinsel suçların kapsamı ve buna karşı mücadele yöntemleri tartışıldı.    Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Urfa Şubesi, Urfa Barosu Tahir Elçi Konferans Salonu’nda "Cinsel suçlarla mücadele" başlığıyla panel düzenledi. Kolaylaştırıcılığını TJA aktivisti Beritan Sayan'ın yaptığı panelde ÖHD Urfa Şube üyesi avukat Sevda Çelik Özbingöl  konuşmacı olarak yer aldı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise panele online olarak katılım gösterdi.    Hakların Demokratik Partisi (HDP) Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü’nün yanı sıra çok sayıda kişinin katıldığı panelde konuşan Beritan, erkek egemen iktidarın “tecavüz kültürünü” yaygınlaştırdığını dile getirdi.   ‘Cinsel şiddet doğru tanımlanmıyor’   Ardından söz alan Sevda Özbingöl, katledilen kadınları anarak konuşmasına başladı. İktidarın politikaları ve cezasızlık nedeniyle cinsel suçlarda artış yaşandığını kaydeden Sevda, "Kişinin rızası olmadan söz de dahil her şey cinsel istismara giriyor. Ancak bu durum çocuklar için çok farklı.  Cinsel şiddet tanımının doğru kullanılmadığı kanaatindeyiz. Ceza yasasında ciddi yaptırımlar var. Ama bizim açımızdan en büyük sorun kanunda yer almasına rağmen uygulama önündeki engeller” dedi.   ‘Mağduriyeti dile getirmek gerekir’   Cinsel şiddetle ilgili suçları politik alanın dışında düşünmenin mümkün olmadığını vurgulayan Sevda, sözlerini şöyle sürdürdü: “Cinsel şiddetin tanımını iyi bilmek ve belirlemek gerekir. Tanımını tam koyamadığımız için çözümü de bulmakta güçlük çekiyoruz. Kamusal alanda bu suçlar giderek yükselirken buna paralel olarak mücadelemizin de büyütülmesi gerekiyor. Cinsel suç mağdurları çoğunlukla kadın ve çocuklar olsa da erkekler de buna maruz kalıyor. Bunun karşısında ciddi bir çalışmanın yapılması gerekir. Urfa’da buna ilişkin pek çalışma yapamıyoruz. Çünkü en mahrem konular olarak karşımız çıkıyor. Bu nedenle çalışma yapmamız olabildiğince güçleşiyor.  Bu nedenle konuşmak ve yüksek sesle bu mağduriyeti dile getirmek gerekir.”   ‘90’lı yıllarda cinsel işkence had safhadaydı’   Sevda’nın ardından ise Eren Keskin konuştu. Devlet güçlerinin saldırısı sonucu cinsel işkenceye maruz kalan kadın ve translar için hukuki yardım bürosu açtıklarını anımsatan Eren, özellikle 90'lı yıllarda yaşanan işkencelere tanık olduğunu belirtti. Söz konusu süreçte Türk Ceza Kanununda (TCK) kadınlara yönelik cinsel suçların karşılığı olmadığına dikkat çeken Eren, “Oysaki 1990'lı yıllarda cinsel suçlar had safhadaydı. Bizim coğrafyamızda sadece Adli Tıp Kurumu’nun raporlarını kabul ediyorlar. Yani tamamen siyasi iradeye bağlı. Aldığımız raporlar kabul edilmiyordu. Türkiye tüm yasaları ihlal ediyor. Bu coğrafyada verilen mücadelenin sonucunda İstanbul Sözleşmesi imzalandı. Ancak iktidar bu yaptırımlardan kurtulmak için bir gecede ansızın sözleşmeden çekildi” ifadelerini kullandı.   ‘AB Türkiye hakkında yaptırım uygulamıyor’   İçişleri Bakanlığı’nın açıklamalarının toplumu şiddete yönlendirdiğine vurgu yapan Eren, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeleri ihlal ettiğini dile getirdi. Bu noktada uluslararası kurumları da eleştiren Eren, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye hakkında yaptırım kararı almadığını kaydetti.  Türkiye’de en fazla göçmen ve sığınmacı kadınların Urfa’da bulunduğunu aktaran Eren,  “Geri Gönderme Merkezleri’nde (GGM) ve kamplarda kadınlar şiddete uğruyor. Bizim bütün amacımız çatışma ortamlarında şiddete maruz kalan kadınların yanında olmak. Mücadeleye devam ediyoruz. Kadınlara ve muhalif kesimlere güveniyorum” diye konuştu.   Panel, soru-cevap bölümü ile son buldu.