Pervin Buldan: Bu ülkeyi kurtaracak olan parti HDP’dir 2021-11-07 18:17:52   TEKİRDAĞ - Tekirdağ’da “Demokrasiye Çağrı” mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, AKP’nin çöküş sürecinde olduğuna işaret ederek, “Bunların halkla bir bağı kalmamış ama Türkiye halklarının HDP'yle bir bağı var. Bu ülkeyi kurtaracak olan parti Halkların Demokratik Partisi’dir” mesajını verdi.   Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP), Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde bulunan Eski Belediye Meydanı'nda Eş Genel Başkan Pervin Buldan'ın da katılımıyla düzenlediği "Demokrasiye Çağrı” mitingi halkın coşkusuyla gerçekleştirildi. Çevre illerden de katılımın olduğu miting alanı ve yollar HDP bayrakları ile süslendi.    Mitinge katılanların Genel Bilgi Toplama (GBT) uygulamasından geçirilmesi tepki çekerken, mitingde sahne alacak Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıların müzik aletleriyle alana girmeleri engellendi. Daha sonra müzik aletleri yanında olmadan alana giren sanatçılar, tepkilerini müzik aleti olmadan şarkılar söyleyerek gösterdi.   HDP deklarasyonu   Miting alana gelen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, alanda bulunan yurttaşları selamlayarak konuşmasına başladı. Konuşmasında 27 Eylül tarihinde yayınladıkları deklarasyona dikkat çeken Pervin, “Bu deklarasyon Halkların Demokratik Partisi'nin ilkelerini açıklayan, tutumunu açıklayan, bir sonraki döneme damgasını vuracak olan bir belgedir. HDP'nin seçimlerden sonra bu ülkede demokratik iktidarın bir parçası haline gelmesinin gerçekleştirecek olan bu tutum belgemizi, mitinglerle pekiştirmeye çalışıyoruz. Türkiye'nin her yerinden ama aynı zamanda Avrupa'da da halk buluşmalarını gerçekleştiriyoruz” dedi.   ‘Diz çökmeyen bir halkımız var’    Fransa'nın başkenti Paris'ten mitinge geldiğini söyleyen Pervin, Paris’teki Kürtlerin selamını getirdiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Başta Kürtler olmak üzere orada sürgünde yaşayan ama yüreği ve kalbi burada bizlerle ve sizlerle olan tüm halkımız, gittiğimiz her yerde bütün halk buluşmalarını coşkuyla, kararlılıkla gerçekleştirdik. Dimdik ayakta, tüm baskı ve müdahalelere rağmen asla diz çökmeyen, asla boyun eğmeyen, biat etmeyen, her yerde partisiyle birlikte olmayı kendisine esas alan onurlu bir halkımız var. Nerede olursak olalım, bu halk partisine sahip çıkıyor.”   ‘HDP halkın yanında olmaya devam edecek’   “HDP Tekirdağ'dan Kars'a, Hakkari'den Edirne’ye, Artvin'den Antakya'ya, yani Türkiye'nin her yerinde bir halklar köprüsüdür” diyen Pervin, “Tüm baskılara rağmen tüm baskılara rağmen asla ilkelerinden taviz vermeyen emekçinin, işçinin, Çerkes'in, Kürt’ün, kadının, gencin mücadele ortaklığıdır HDP. Bu böyle biline. Hiç kimse bu Halklar Köprüsü'nü, mücadele ortaklığını yıkamayacak. Bu ülkeyi yönetenler, yıkım ve talan politikalarıyla yolsuzluk düzenleri ile saltanat sefasını sürerken halkı yokluğa, yoksunluğa, açlığa mahkum etmek isteyenlerin karşısında HDP elbette ki halkın yanında olmaya devam edecek ve halkın itirazı, halkın hak mücadelesi olmaya devam edecek” şeklinde konuştu.    ‘Bu bütçe sarayın ve yandaşlarının bütçesidir’   20 yıllık AKP iktidarının büyük bir enkaz bıraktığını ancak artık yolun sonuna geldiğini vurgulayan Pervin, “Çünkü biliyoruz ki yoksulluk sınırı aylık 10 bin liranın üzerine çıkmıştır. Şimdi Saray'da hazırlamış oldukları bir bütçeyi onaydan geçirecekler. Kendilerine 10, size bir verecekler. Çünkü bu bütçe halkın bütçesi değildir. Bu bütçe sarayın ve saray yandaşlarının bütçesidir. Yurttaşların kafasına çay paketleri atarak onları nankörlükle suçlayanların, ‘Porsiyonlarınızı küçültün’ diyenlerin, ‘Evinizi daha az ısıtın’ diyenlerin, ‘Bayat ekmekle yemek yapın’ diyenlerin karşısına elbette ki seçimlerde çıkacak olan onurlu bir halk vardır. Siz varsınız, HDP var. Bu bütçede de bir kez daha gördük ki bunların halkla bir bağı kalmamış ama Türkiye halklarının HDP'yle bir bağı var. Çünkü herkes biliyor. Bu ülkeyi kurtaracak olan parti Halkların Demokratik Partisi’dir” dedi.    ‘Ülkeyi talan ettiler’   Pervin, konuşmasına şöyle devam etti: “Bu ülkede yaşayan Türklerdir, Çerkeslerdir, Alevilerdir, kadınlardır, gençlerdir. Bu ülkeyi kurtaracak olan da bu kesimlerdir. Onların halktan çaldıklarının hesabını ilk seçimlerde soracağımızı, yani sandıklarda halktan çaldıklarının hesabını tek tek soracağımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz. ‘Ekonomiyi uçuracağız’ dediler. Ancak her gün bir zam açıklamasıyla halkın karşısına geçiyorlar. Ülkenin bütün kaynaklarını talan ettiklerini biliyoruz. Bu ülkenin bütün varlıklarını, kaynaklarını, savaş politikalarına ayırdıklarını biliyoruz. Bu ülkeyi soydular soğana çevirdiler. Şimdi gözleri halkın cebinde.    Gençler geleceğe güvenle bakmıyor   O yüzden her gün zam yapıyorlar. Doğalgaza, elektriğe, akaryakıta zam yaptılar ve bu da hız kesmiyor. Şekere, una her gün zam üstüne zam yapıyorlar. Peki işçiye bir şey var mı? Hayır.  Esnafa bir şey var mı? Hayır. Gence bir şey var mı? Hayır. Bu ülkenin gençleri artık geleceğe güvenle bakmıyor. Bu ülkeden kaçarak başka ülkelere göç ediyor. Biz ülkemizin gençlerini, vatandaşlarını başka yerlere göç etsinler diye geleceğe hazırlamak istemiyoruz. Her insan kendi doğduğu topraklarda kendi büyüdüğü, yetiştiği topraklarda yaşasın istiyoruz. Geleceğe güvenle bakan bir gençlik yetiştirmek istiyoruz. Fakat onlar hırsızlıklarıyla, yolsuzluklarıyla, talanlarıyla bunun önünü kesmeye çalışıyor.   Barış, demokrasi istedikleri için haksız şekilde tutuluyorlar   Buradan tam 150 kilometre ötenizde, yanı başınızda Edirne Cezaevi’nde olan sevgili Selahattin Demirtaş’a ve sevgili Hakkari Milletvekilimiz Abdullah Zeydan'a selamlarımızı gönderiyorum. Geçen gün haddini aşan iktidarın küçük ortağının bir milletvekili ‘Cezaevinde çürüsün, ölsün’ diye bir açıklama yaptı. Esas çürümüş olan sizin zihniyetinizdir, sizin anlayışınızdır. Her gün cezaevlerinde mafya babalarını ziyaret ediyorsunuz. Her gün kendi bakanlarınız, mafya babalarını ağırlıyor. Bu ülkeye sadece ve sadece barış, demokrasi gelsin diye, adalet gelsin diye, hak hukuk gelsin diye, 5 yıldır cezaevlerinde haksız bir şekilde tutulan arkadaşlarımıza laf söylemek hadsizliğini gösteriyorsunuz. Söylediklerinizi misliyle size iade ediyoruz. Biz biliyoruz ki bu ülkeyi bu hale getiren sizin anlayışınız, sizin zihniyetinizdir. Bu ülkede kutuplaşma, ırkçılık, faşizm varsa işte sizin bu anlayışınızdan, zihniyetinizden meydana geliyor. Hiç kimse kuşku duymasın, hiç kimse kaygıya kapılmasın. Selahattin Demirtaş da, Abdullah Zeydan da, Figen Yüksedağ da Gültan Kışanak da çıkacak, Sebahat Tuncel de çıkacak. Kimse zannetmesin ki Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ sahipsizdir. Milyonlar bu insanların arkasındadır.   HDP cesaret veren tek partidir   AKP’nin küçük ortağının tek bir gündemi var. Yatıyor, kalkıyor HDP diyor. Rüyalarında bile HDP'yi görüyorlar. İşte bunun için herkese saldırıyorlar. Her gün HDP'li milletvekillerini hedef gösteriyorlar. HDP olmasa inanın ki bunların konuşacak, günden yapacak hiçbir şeyleri olmayacak. Bu yüzden açlık, yoksulluk umurlarında değil. Kadınlar katlediliyor, bunların umurunda değil. Varsa yoksa HDP. Tek gündemleri HDP olduğu için HDP’ye kapatma davası açtılar. HDP'yi kapatmak için hazırladıkları iddianame içerisinde gerçekle alakalı hiçbir somut şey yok. Hepsi vekillerimizin yaptıkları konuşmalar, vekillerimizin halkımızla buluşmaları. Vekillerimizin faaliyetlerini kapatma davasının içine koymuşlar. Peki HDP kapatılacak bir parti midir? Hayır, HDP'yi kapatmaya sizin gücünüz yetmez. HDP sadece Türkiye'nin de değil, dünyanın her yerinde kök salmış, filizlenmiş, Türkiye'nin geleceğine cesaret veren, umut dağıtan tek partidir. İşte bu yüzden hiç kimse HDP'yi kapatmak için uğraşmasın. Bunun sonucu elbette ki bir hüsran olacaktır.   HDP kapatılamaz   Evet HDP kapanmaz, HDP kapatılamaz. Biz bu ülkeyi yönetmeye geliyoruz. Biz iktidarın bir parçası olmaya geliyoruz. Siz hala HDP'yi kapatmaktan bahsediyorsunuz. İşte bunun için HDP’yi kapatmak isteyenler gelsinler, bu meydanlara baksınlar. Halkın, halkların, kadınların, gençlerin partisine nasıl sahip çıktığını görsünler ama onların derdi sadece ve sadece HDP’yi engellemek. Siz eğer gündem yaratmak istiyorsanız, ülkede işlenen cinayetlerin hesabını sorun. Bu cinayetleri açığa çıkarın. Çünkü bu cinayetleri işleyenler artık konuşuyorlar.   Sedat Peker konuştu ama hiç bir kıpırdama olmadı. Sadece Sedat Peker hakkında bir soruşturma açıldı. O da burada değil. Ne yakalayabiliyorlar, ne soruşturabiliyorlar. Şimdi bir kişi daha konuştu. Mehmet Eymür bir dönem bu ülkede işlenen cinayetlerin devlet tarafından, devletin bekası için işlendiğini bir bir itiraf ediyor. Bu itiraflar daha da çoğalacak biliyoruz. Çünkü artık bu ülkeyi yönetenler, bu düzeni çürüttüler. Mafya ile el ele kol  kola girmiş iktidardan başka bir şey beklemiyoruz.    Kürt sorunu siz ‘yok’ deyince yok olmuyor   ‘Bu ülkede Kürt sorunu yok. Biz bu sorunu biz çoktan çözdük’  diyenlere seslenmek istiyoruz. Ülkenin en büyük sorunu Kürt sorunudur ve orta yerde duruyor, çözülmeyi bekliyor. Siz ‘yoktur’ deyince de yok olmuyor ve kapanmıyor. Bu yüzden de bu ülkede yaşayan Kürt halkının taleplerinin, isteklerinin, arzularının gerçekleşmesi, dilinin, kimliğinin, kültürünün garanti altına alınması, seçilmişlerinin cezaevlerinden çıkarılması, kendi anadilinde okuma yazmanın gerçekleşmesi gerekiyor. Kürtleri inkar ederek bu sorun çözülmüyor. Bu ülkede Alevilerin de sorunu var. Bu ülkede kadınların da sorunu var. İstanbul Sözleşmesi’ni feshederek kadınların her gün katledilmesine, öldürülmesine, tacize uğramasına kapı açanlar, yol verenler mutlaka ama mutlaka bu ülke kurulacak olan ilk sandıkta mutlaka hesap verecekler. Hesabı halkımız sandıklarda mutlaka soracaktır.   Tarihin en kritik seçimi   Herhangi bir yerde bir insan haksızlığa uğramışsa HDP mutlaka orada olmalı. Biliyorum ki sadece Trakya'da değil, sadece bu bölgede değil, Türkiye'nin her yerinde insanlarımızı seçimlere hazırlama gibi bir görev ve sorumluluğumuz var. Çünkü bu seçim tarihi bir seçim olacak. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik seçimi olacak. O yüzden de ya kazanacağız ya başaracağız.”   Miting, Pervin Buldan’ın konuşmasından sonra kadınlar ve gençlerin ilçede düzenlediği yürüyüşle son buldu.