Leyla Güven’in avukatları AYM’ye başvuru yaptı 2021-11-12 09:29:59   DİYARBAKIR - Leyla Güven ve beraberinde bulunan 9 kadın hakkında Kürtçe şarkı söyledikleri gerekçesiyle verilen iletişim cezasına ilişkin, avukatları AYM’ye başvurdu.   Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Eşbaşkanı Hülya Alökmen’e, Kürtçe şarkı söyledikleri ve halay çektikleri gerekçesiyle bulundukları Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi tarafından iletişim ve görüş yasağı verilmişti. Leyla ve Hülya’nın, karara itirazda bulunması ardından itiraz dilekçesi 15 Eylül’de duruşmalı olarak incelendi. Katıldıkları duruşmalı incelemede, Leyla ve Hülya Kürtçe savunma yapma talebinde bulundu. Ancak hakim, Leyla ve Hülya'nın Türkçe bildiğini belirterek, ancak tercüman ücretinin kendileri tarafından karşılanması koşuluyla Kürtçe savunma yapabileceğini ifade etti. İki siyasetçi tercüman ücretini ödemeyi kabul etmedi.   Avukatları daha sonra duruma ilişkin Elazığ İnfaz Hakimliği’ne itirazda bulundu. Hakimlik itiraza dönük gerekçeli kararını verdi. Kararda Leyla, Hülya ve beraberinde bulunan 8 kadının koğuşlarında söylediği şarkıların cezaevine dönük tehdit olarak algılandığı belirtildi. Bu tehdide yönelik olarak Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından, eylemin niteliğine, usul ve yasaya uygun bir disiplin cezası ile düzenin ve güvenliğin bozulmasının engellendiği kararda kaydedildi.   Hakimlik, kararda ayrıca tutuklu ve tutuklu vekilinin itirazının reddine karar verdi. Avukatlar ise Elazığ 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulundu. Mahkeme hakimliğin verdiği kararda bir isabetsizliğin olmadığını, dosyanın incelenmesi üzerine kendilerine gönderildiğini belirtti.   Mahkeme, avukatların yaptığı itirazın reddine, 10 kadın için disiplin cezası ve iletişim cezası uygulanacağına karar verdi.    Verilen karara ilişkin geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuran avukatlardan Reyhan Yalçındağ Baydemir, disiplin cezaları ve anadilde savunma hakkının engellenmesine dönük değerlendirmede bulundu.   ‘Anadilde savunma engellendi’   Reyhan, Leyla Güven, HDP önceki dönem Diyarbakır il eşbaşkanı Hülya Alökmen Uyanık ve ESP Genel Başkan Yardımcısı Fethiye Ok Çiçek’in Elazığ İnfaz Hakimliği’nde görülen duruşmada anadilde savunma yapmak istediklerini belirtti. Hakimliğin anadilde savunma hakkını engellediğine değinen Reyhan, müvekkillerinin bu süreçte adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini kaydetti.   ‘Pandemi fırsata çevrildi’   Reyhan, müvekkillerinin özel yaşam hakkının da ihlal edildiğini değinerek, “Üç müvekkilimizin ailesiyle görüşmesi, ailesinden mektup ve telefon alması engellendi. Örneğin Sayın Leyla Güven’in oğlu yurt dışında yaşıyor. Onlarla iletişimi engellendi. Yine İzmir’de yaşayan kızıyla telefon görüşmesi yapamıyor. Fethiye Ok Çiçek mesela bakıma ihtiyaç duyan yaşlı bir annesi var. Hülya Alökmen de iki çocuk annesi, eşi ve çocuklarıyla zaten aynı anda kapalı görüş yapamıyor. Çünkü biliyorsunuz pandemiden sonra kapalı görüşler iki kişiyle sınırlandırıldı. Bir aile olarak aynı anda görüşemedikleri gibi, haftada birkaç dakika olan telefon görüşmesi de engellendi. Pandemi döneminde görüşlerin son derece sıkıntılı olduğu ortamı göz önünde bulundurduğumuzda bu insanlar hiç değilse dışarıdaki yakınlarıyla telefon üzeri görüşebiliyorlardı. Dışarıda her şey normale dönerken nedense cezaevlerinde tam tersine çok ağır kısıtlamalar olması pandeminin fırsata çevrildiğini gösteriyor” diye kaydetti.    ‘Verilen cezalar anadile olan tahammülsüzlüktür’   Cezaevinde yaşananların anadile tahammülsüzlüğü bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade eden Reyhan, cezaevlerindeki hak gasplarının ne kadar sistematik ve keyfi bir düzeyde olduğunu bir kez daha gördüklerini dile getirdi. Siyasetçi kadınların yalnızca aileleriyle değil, diğer cezaevlerinde bulunan arkadaşlarıyla ve dışarıda bulunan seçmenleriyle mektup üzerinden mesaj yolladıklarını söyleyen Reyhan, bu aracılıkla dışarıyla iletişim kurabildiklerini sözlerine ekledi. “Sırf Kürtçe şarkı söyledikleri için tüm bunlardan izole ediliyorlar” diyen Reyhan, belirttiği hususlara bakıldığında müvekkillerinin hem ifade hem haberleşme özgürlüğünün hem de özel yaşam hakkının adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğini belirtti.   Reyhan, son olarak şunları söyledi: “Bütün bu ihlaller siyasi Saiklerle hukuka aykırı şekilde yapılıyor. Zaten dışarıda tamamen anayasal faaliyetlerin yansımasından dolayı ceza verilip cezaevine konulmuşlar. Bugün de söz konusu verilen disiplin cezası hukuka aykırı olduğunu belirttik. Bu sebeple de geçtiğimiz hafta Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunduk.”