TDİ: Cezaevlerindeki işkenceye karşı tutsakların sesi olmalıyız 2021-11-19 14:45:10   İSTANBUL- Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi,  Yenibosna ATK önünde yaptığı açıklamada "Tutsakların tecrit duvarlarının arkasına gömülmesine ve tüm yaşamın hücreleştirilmesine izin vermeyeceğiz. Hapishanelerdeki baskı, saldırı ve işkenceye karşı toplumun her kesimini tutsakların sesi olmaya, ortaya koyduğu iradeyi sahiplenmeye ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” diye seslendi.   Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), 11 Kasım’da duyurdukları iki aylık eylem programları kapsamında Bahçelievler'de bulunan Yenibosna Adli Tıp Kurumu önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. HDP Milletvekili Musa Piroğlu’nun da katıldığı açıklamada, “İnfaz yakmalara son hasta tutsaklar serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Sık sık “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “ Zindanlar yıkılsın tutsaklara özgürlük” ve “Aysel Tuğluk’a özgürlük” sloganlarının atıldığı açıklamada, metni inisiyatifi adına TDİ Sözcüsü Ertan Çıta okudu.    ‘İlk hedef tutsaklar'   Cezaevlerinde 15 Temmuz darbe girişimiyle başlayan hak gasplarının ve tecrit koşullarının pandemi bahanesiyle arttığını belirten Ertan, tüm bu saldırılara S Tipi Cezaevleri’nin de eklendiğini ifade etti. Ertan, “Hapishanelerdeki tutsaklar, egemenlerin saldırı politikalarının ilk hedefi oluyor. Egemenlerin F Tiplerinde ‘yüksek güvenlikli’ hapishanelerde uygulayamadığı ya da uygulamakta zorlandığı saldırıları S Tipi hapishanelerde dayatacağını öngörmek zor değil. Çıkarılan infaz yasasıyla sayısı 150 bini bulan adli tutuklu, çete ve mafya tahliye edildi. Politik tutsakların ise neredeyse tüm kazanılmış hakları gasp edildi. Hapishane koşulları daha da ağırlaştırıldı. Bu süreçte devletin politikaları nedeniyle birçok tutsak yaşamını yitirdi” diye kaydetti.    ‘Yeni saldırılara hapishanelerden başladılar’   Ertan ayrıca, hasta tutsakların tahliyelerinin hastane, ATK ve savcılık engeline takıldığını dile getirerek, siyasi tutum ile karar veren ATK tarafından tahliyelerinin kabul edilmediğini söyledi. ATK raporu alındığı zaman da tutsakların “toplum güvenliği bakımından tehlikeli” bahaneleri ve iddialarıyla tahliye edilmediğini söyleyen Ertan, “Hapishanelerde politik tutsaklara yönelik olan saldırılar, yaşamın her alanında yaşayacağımız başka saldırıların da habercisidir" dedi. Devletin yeni saldırı dalgalarına yine hapishanelerden başladığının altını çizen Ertan, tutsaklığın hiç kimse için uzak bir olgu olmadığını da belirtti.     ‘Hasta tutsakların iradesine sahip çıkılsın’   Ertan, TDİ olarak 19 Aralık’a kadar her an alanda “İnfaz yakmalara son” ve “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” diye sesleneceklerini vurgulayarak, “Tutsakların tecrit duvarlarının arkasına gömülmesine ve tüm yaşamın hücreleştirilmesine izin vermeyeceğiz" çağrısında bulundu.   Ertan, "Hapishanelerdeki baskı, saldırı ve işkenceye karşı toplumun her kesimini içerideki tutsakların dışarıdaki sesi olmaya, tutsakların ortaya koyduğu iradeyi sahiplenmeye, mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.   ‘Hapishaneler iktidarın özeti’   Açıklamada son olarak söz alan HDP milletvekili Musa Piroğlu da, ülkeyi adeta bir cezaevine çeviren iktidarın, cezaevlerini de cehenneme çevirdiğini vurguladı. Musa, “Hapishane idaresi mahkeme yerine geçerek infazı yakıyor. Hapishanelerden her gün saldırı, hak gaspı haberleri geliyor. Uyuşturucu kaçakçıları, kadın katilleri serbest bırakılırken hasta tutsaklar ölüme terk ediliyor. ATK eziyet makamına dönmüş durumda. Hapishanelere sessiz kalmayacağız, hapishaneler iktidarın özeti. Hapishanede zulmün artması ülkede zulmün artması demektir. Bunları yapanlar bir gün halkın önünde hesap verecek. ATK çalışanlarını yeminlerini tutmaya çağırıyorum” diye seslendi.