TJA’nın bir yıllık saha raporu: Bölgede 64 kadın yaşamını yitirdi 2021-11-22 14:00:22   DİYARBAKIR - TJA'nın hazırladığı bir yılı kapsayan saha raporuna göre "üniformalı şiddet" bölgede sistematikleşti. Rapora göre 2021 yılının ilk 9 ayında erkek şiddeti sonucu bölgede 64 kadının 47’si şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. En az 9 kadın tecavüze, 12 kadın ise tacize maruz kaldı.    Tevgera Jinên Azad (TJA), bölgede kadına yönelik uygulanan şiddete dair hazırladığı bir yıllık saha araştırma raporunu, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Genel Merkezi'nde yaptıkları basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. Açıklamanın yapıldığı salonda Deniz Poyraz, Gülistan Doku ve İpek Er'in fotoğrafları yer alırken, açıklamaya Diyarbakır Barış Anneleri Meclisi, Mezopotamya Kürt Dil Araştırma Derneği (MED-DER) yöneticileri ve TJA aktivistleri açıklamaya katıldı.   ‘Kadın mücadelesi yok etmek istenmektedir’   Raporu açıklamadan önce konuşan TJA aktivisti Dilan Güvenç, kadınların dünyanın her yerinde erkek egemenliğine, şiddete, iktidarlara, savaşlara karşı alanlarda kadın özgürlüğünü ve eşit bir dünyayı haykırmaya devam ettiğini söyledi.  Kürt kadınları olarak on yıllardır mücadelelerini sürdürdüklerini belirten Dilan, Ortadoğu’da kadınlara yönelik her türlü şiddetin uygulandığını ifade ederek, “Özel savaş politikaları kapsamında özellikle genç kadınlar hedefe alınmakta, kirli yöntemlerle yok edilmek istenmektedir. Kürt toplumunun mücadeleler sonucu inşa ettiği, belli bir seviyeye getirdiği kadın özgürlük durumu hedefe alınmakta, kadın ve gençler üzerinden toplumun yapısı ile oynanmak istenmektedir. AKP-MHP bloğu iktidar olduğu ilk günden beri kadın iradesini muhafazakâr, makbul kadın olarak tanıyacağını beyan etmiş, her adımında bunu hayata geçirmeye çalışmıştır” dedi.   ‘Çökertme planı uygulanmaktadır’   İktidarın kadınları bir tehdit olarak gördüğünün altını çizen Dilan, “Bugün bu yol ve yöntemlerin tümü kadın kırımının bir parçası olarak devam etmektedir. OHAL ile beraber kapatılan yüzlerce kadın kurumu, kadın aktivistlerin gözaltına alınması ve tutuklanması, kadınların KHK’ler ile isten çıkarılması, kayyımlar aracılığı ile kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışının hedef alınması, eşbaşkanlığın kriminalize edilmesi, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçilmesi bu politikaların sadece birkaçı olarak hayata geçirildi. Bu coğrafyada yaşayan bütün kadınları etkileyen bu kararların yanı sıra devam eden savaş¸ ve tecrit gerçekliğinde neredeyse her politikada olduğu gibi kadın politikasında da Kürdistan coğrafyası ayrı bir muameleye tabii tutuldu, tutulmaya devam ediyor. Güvenlikçi politikalarda ısrarcı olan iktidar zora dayalı savasın yanı sıra toplumsal olarak da coğrafyamızda bir çökertme planı uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı.   ‘Özsavunmamızı yaşamın her alanında uygulamaya devam edeceğiz’   “Derinleşen tecrit koşulları hukuksuzluğu ve cezasızlığı meşrulaştırma aracı olarak kullanılmakta, Kürt’e ve Kürt kadınlara yönelik her bir devlet sucu ‘terör’ adı altında aklanmaya çalışılmaktadır” diyen Dilan, kadınların her türlü şiddete karşı özsavunmalarını geliştirmeleri gerektiğini söyledi. Dilan konuşmasını şu sözler ile sonlandırdı: “Karşısında direnen, örgütlü hiçbir güce tahammülü olmayan bu örgütlü erkek-devlet aklını tarihten tanıyor ve biliyoruz. Bedenleri çıplak teşhir edilen kadınlar, gözaltında tacize-tecavüze maruz kalan kadınlar, savaş gerçekliğinde göç etmek zorunda bırakılan ve yatak odalarına ahlaksız yazılar yazılan kadınlar, parti binasında katledilen kadınlar, intihara sürüklenen kadınlar... Tek başına erkek egemenliğinin değil, bu egemen aklın fetih politikasının da bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bizler Kürt kadınlar olarak nasıl ki dün bu politikalar karsısında baş eğmeyip toplumu kadın-erkek eşitliğine inandırdıysak, bundan sonra da bu saldırılara karşı kadın özgürlüğü mücadelesinden vazgeçmeyecek, özsavunmamızı yaşamın her alanında uygulamaya devam edeceğiz.”   9 ayda bölgede 64 kadın katledildi   Dilan’ın konuşmasının ardından rapor açıklandı. Rapora göre 2021 yılının ilk 9 ayında erkek şiddeti sonucu bölgede 64 kadın yaşamını yitirdi. Yaşamını yitirenlerin 17’sinin faili belli olurken, 47’sinin ise şüpheli şekilde hayatını kaybettiği kaydedildi. 321 kadının hayatındaki herhangi bir erkek (baba, eş, sevgili, erkek kardeş, tanımadığı erkek, akraba) tarafından şiddete maruz kaldığına dikkat çekilen raporda, “Kadınlar fiziksel şiddet, psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, sosyal şiddet, dijital şiddet, ısrarlı takip gibi şiddet türlerinden herhangi birine maruz kaldığını belirterek başvuru yapmış olsa da aslında tüm şiddet türlerin birbirini beslediği gözlemlenmiştir. 9 kadın tecavüze uğradığını belirtmiş olup, 12 kadın ise tacize maruz kalmıştır” denildi.    2021 yılında bölgede kadınların maruz kaldığı bazı "üniformalı şiddet" verileri şöyle:   “* Hakkari-Çukurca’da aralarında korucu ve uzman çavuşların olduğu fuhuş çetesi tarafından, arkadaşlık kurdukları kadınlar bayıltıcı hap ile uyutulduktan sonra cinsel içerikli görüntüleri çekilip, fuhuşa zorlanmıştır.   * Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde korucubaşı ve eski JİTEM itirafçısı Murat İpek, Aleyna Avcı’yı (21) ateşli silahla ağır yaralamıştır.   * Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Çevik Kuvvet Şube’de görev yapan Enes T. adlı polisin, farklı bir bölümde memur olan G.A.U adlı kadına tecavüz etmiştir. Ceza almayan faille kadını evlendirerek tecavüzün üstü kapatılmak istenmiştir.   * Mardin'in Savur ilçesine bağlı bir mahallede bir kadını taciz eden korucular H.B. ve R.C¸. kadının şikayeti üzerine gözaltına alınmış, jandarmadaki ifadelerinin ardından savcılık talimatı ile serbest bırakılmıştır.   * Batman Kozluk ilçesinde Zeynep Sevim, evli olduğu erkek ve uzman çavuş¸ olan kardeşi tarafından işkenceye ve tehdide maruz bırakılmıştır. Uzman çavuş Sevim’in evini basarak, ‘Biz buraya kan dökmeye geldik, devlet biziz’ diyerek tehdit etmiştir ve serbest bırakılmıştır.”