Van’da 25 Kasım paneli: Şüpheli kadın ölümleri arttı 2021-11-22 16:30:34     VAN - Van Kadın Platformu’nun 25 Kasım kapsamında düzenlediği panelde konuşan katılımcılar, AKP iktidarı döneminde kadın katliamının, şüpheli ölümlerinin ve kadın yoksulluğunun arttığına dikkat çekti.    Van Kadın Platformu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Van Barosu Tahir Elçi Konferans Salonunda panel düzenledi. Panel öncesi Van’da eylem etkinlik yasakları sürecinde katledilen ve şüpheli bir şekilde yaşamını yetiren kadınların isimleri, katledildiği yer ve tarihlerin yer aldığı siyah kartlar, şövalelerde sergilendi.   Panele Tevgera Jinen Azad (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), İş Kadınları, STAR Kadın Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), KESK Kadın Meclisi, Barış Anneleri Meclisi, CHP Kadın Kolları,  Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Kadın Kolları, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Van Çevre Tarihi Eserleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği (ÇEVDER) üyelerinin yanı sıra çok sayıda kadın katıldı. Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Ayşenur Önal ve HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan’ın konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı avukat Şeyma Şen yaptı.   ‘Şüpheli kadın ölümleri arttı’   Panelin açılış konuşmasını yapan Van Kadın Platformu üyesi ve İş kadını Keje Güler, Türkiye’de İstanbul sözleşmesinin feshedildiği 1 Temmuz tarihinden bu yana kadına yönelik şiddetin arttığını vurguladı. Keje, konuşmasının devamında sözleşmenin feshedilmesinin ardından Van’da katledilen ve şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren kadınlara dair verileri açıkladı.    ‘İktidarların tamamı kadınların haklarını saldırıyor’   Ardından katledilen kadınların fotoğraflarının yer aldığı sinevizyon gösterimi izletildi. Daha sonra söz alan Van Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Şeyma Şen,  25 Kasım’ın tarihçesini ve kadınlar için önemini anlattı. Tüm dünyada iktidarlarının neredeyse tamamının kadınların yüzyıllardır mücadele ettiği haklarına saldırdığına dikkat çeken Şeyma, “ Polonya’da kürtaj hakkına saldırılıyor, Türkiye’de İstanbul Sözleşmesi’ne saldırılıyor. Türkiye’de son beş yılda neredeyse beş yüz kadın katledildi” dedi.    'AKP iktidarı döneminde en az 8 bin kadın öldürüldü’   Ayşenur Önal da işçilerin maruz kaldığı şiddeti ve mücadelelerini anlattı. Erkek şiddetine, tacize, tecavüze karşı mücadeleye devam ettiklerini vurgulayan Ayşenur, “ Kadınlar belki de onlarca yıldır hayatlarının her döneminde tüm alanlarda mücadele etmek zorunda kaldı. Özellikle gerici siyasal islam anlayışının ‘makbul kadın’ algısı kadınların yaşamlarını daha da zorlaştırdı. AKP iktidarının yirmi yıllık döneminde en az 8 bin kadın öldürüldü.  Şüpheli ölümler her dönemde katlanarak arttı. İşsizlik ve güvencesiz çalışan kadın sayısı git gide artarken de ücret eşitsizliği ikiye üçe katlandı” diye belirtti.    ‘Pandemi döneminde kadına yönelik şiddet yüzde 78 oranında arttı’   Her gün artan döviz kuruyla birlikte yurttaşların yaşamsal olan en temel gıdalara bile ulaşamadığına dikkat çeken Ayşenur, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Emine Erdoğan altın varaklarla kaplı sarayından yoksullaşan kadınlarla adeta dalga geçercesine ‘porsiyonları küçültün’ telkini verdi. Yani AKP iktidarı kadınların maruz bırakıldığı tüm şiddet biçimlerinin yanına, ekonomik şiddeti de ekleyerek yaşam alanlarımızı bir kez daha daralttı. Bu daraltma elbette en yakıcı halini kapanmalar sürecinde gösterdi. Pandemi gibi olağanüstü olmayan şartlarda da zaten hat safhada yaşanan ev içi şiddet ve görünmeyen emek sömürüsü ikiye katlanarak karşımıza çıktı. Evlere kapanmak zorunda olduğumuz dönemde yapılan araştırmalara göre fiziksel şiddet yüzde 80, psikolojik şiddet yüzde 93, sığınma evi talebi ise yüzde 78 oranında artış gösterdi. Kadınlar bu dönemde bir yandan ev içi emek konusunda toplumsal cinsiyet rollerinin dayatmalarıyla baş etmeye çalışırken bir yandan da hanelerin içinde fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz bırakıldı.”   HDP’nin kadın politikaları    Ardından söz alan HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan ise kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki meclisteki çalışmalarını aktardı. Cumhuriyet tarihinden bu yana mecliste en fazla kadın temsiliyetinin HDP ile gerçekleştirdiğine vurgu yapan Muazzez, “Parti olarak her açıdan eşit temsiliyet mücadelesini vermekteyiz. Oransal olarak en fazla kadın milletvekili rakamı ile kadın partisi olma iddiamızı sürdürüyoruz. Kadınların ilk seçme ve seçilme hakkının tanındığı 1935 seçimlerinden 2007 tarihine kadar kadın temsiliyeti yüzde 4,6 ve 0,7 arasında kalmıştır. Ama kadın mücadelesi ve özellikle partimizin eşit temsiliyet ilkesiyle ve diğer partilere de etkisiyle bu oran bugün yüzde 17’ye çıkmıştır. Kadının şekilsel olarak değil, sesinin iradesinin, sözünün, düşüncesinin yaşamda her alanda ve siyasette olması inancıyla yaklaşılmıştır” ifadelerini kullandı.   ‘Kadına yönelik şiddetle mücadele anlamında birçok kampanya yürüttük’   Meclis’te yürüttükleri çalışmaların yanı sıra HDP Kadın Meclisi olarak toplumsal çalışmalara ve  kampanyalarına da devam ettiklerini vurgulayan  Muazzez, kadınların eril sistem ve yaşam içinde yaşadıkları tüm sorunlara çare aradıklarını paylaştı. Muazzez, “Kadın Meclisimizin ‘Kadın mücadelesi her yerde’ kampanyası kapsamında meclisten geçirilmesini durduramadığımız istismar yasasına karşı ‘istismar affı olmaz’, siyasi tutsaklar için ‘ölüm yasası’ anlamına gelen ancak çeteler, hırsızlar, kadın şiddeti faillerini salıveren yasalara karşı durduk. ‘Eş başkanlık mor çizgimizdir’ diyerek kadın düşmanı kayyımların kentlerimizi erkekleştirmesine izin vermeyeceğiz’ dedik. Bu kapsamda bölgede birçok çalışma eylem ve etkinlik düzenledik” diye konuştu.    ‘İŞİD barbar çetesine karşı kadınlar Rojava devrimini yarattı’   Ayşe Gökhan şahsında Kürt kadın mücadelesi ve kazanımlarına yönelik darbe siyaseti yürütüldüğünü vurgulayan Muazzez, sözlerini şöyle sonlandırdı: “ Çünkü dünya kadın mücadelesinden aldığı deneyim ve mirasla Kürt Kadın mücadelesi bir devrim niteliğinde toplumsal bir değişim ve dönüşüm sağladı. Özgün kadın özgürleşmesinden eşbaşkanlığa; yaşamın her alanında kadın iradesiyle yer olmaya, kendi kararlarını almaktan eşit temsiliyete kadar gelmiştir. Tüm dünya güçlerinin karşısında duramadığı İŞİD barbar çetesine karşı Arin Mirxan eylemi ve kadınların direnişi Rojava kadın devrimini yaratmıştır. Kürt kadın mücadelesiyle özgür kadın bilinci oluşmuştur. Bunun örgütlenmeleri, kurulları ve birçok alanda belirli düzenlemelere yol açmıştır.”   Konuşmaların ardından 25 Kasım günü Van Kadın Platformu tarafından Musa Anter Barış Parkı’nda düzenlenecek yürüyüşe katılım çağrısı yapıldı.    Panel soru cevap kısmının ardından son buldu.