‘Erkek sistem, şiddet uygulayarak krizden çıkmaya çalışıyor’ 2021-11-24 09:02:47   DİYARBAKIR - Türkiye ve bölge kentlerinde artan şiddet ve kadın katliamını değerlendiren TJA aktivisti Yasemin Üçer, “Erkek sistem, içinde yaşadığı kriz ve kaosun bunalımını kadına şiddet uygulayarak gidermeye çalışıyor” derken, bunun karşısında ise kadınların birbirinden güç aldığını vurguladı.   Türkiye ve bölge kentlerde kadınlara yönelik şiddet oranlarında artış, hükümetin cezasızlık politikaları ile normalleştiriliyor. Bu saldırılara karşı kadınlar, alanlarda sesini yükseltmeyi sürdürürken, direnenler başta AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere iktidardaki isimler tarafından hedef alınıyor.    Hükümetin kadına yönelik şiddete karşı ısrar ettiği cezasızlık politikalarını, kadınların özelde bölgede yaşadıkları sorunları Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti ve Hakların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Yöneticisi Yasemin Üçer ile konuştuk.   ‘Kadınların yaşamına dokunmaya çalışıyoruz’   Mücadelelerinde sadece kadınlar değil, tüm canlılara uygulanan şiddete örgütlü şekilde karşı çıktıklarını söyleyen Yasemin, “Eve hapsedilmiş kadınlar ile bir araya gelmeye çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmaların birçoğunu kapı kapı dolaşarak yapıyoruz, kadınların yaşamlarına dokunmaya çalışıyoruz. Hakkari’de asker ve korucu eliyle kadınlar fuhuş ve uyuşturucuya sürükleniyor. Bunun için biz direk kadın kurumları olarak yaşanan olayı yerinde takip etmeye gittik. Kadınların bize gelmesini beklemeden, direk olayı yerinden kadınların yaşadıkları sorunlara dokunarak, onlarla güç oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.   ‘Cezasızlık politikasıdır’   Yasemin, toplumda şiddetin artmasının temel nedeninin cezasızlık politikası olduğunu kaydederken, son süreçte yaşanan kadın katliamlarına dair hatırlatmalarda bulundu. “İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasının temel nedeni erkek şiddetinin daha da meşrulaştırılmasıdır” diyen Yasemin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabi bunu devlet eliyle yapmak için yasalar çıkarıldı. Erkekler korunduğunun farkında. Bundan kaynaklı da kadınlara saldırmayı kendine hak görüyor. Canı sıkıldığında bile içindeki şiddeti dışarıya çıkaran bir zihniyet yapısı var ortada. Bunun temel nedeni cezasızlık politikasıdır. Artık kadını katleden erkekler kadının vücut bütünlüğünü bozacak derecede saldırı gerçekleştiriyor.”   ‘Türkiye, dışarıda da şiddeti destekliyor’   “Erkek sistem, içinde yaşadığı kriz ve kaosun bunalımını kadına şiddet uygulayarak gidermeye çalışıyor” değerlendirmesinde bulunan Yasemin, “Bu tür olaylar ülkeyi katliam merkezlerine dönüştürecektir. Türkiye olarak Avrupa Birliği’ne (AB) girme koşullarımızın tamamı ortadan kaldırılmış durumda. İran gibi bir ülke AB çalışmalarına çağırılırken, Türkiye çağırılmıyor. Afganistan’da değişen rejim değişikliğine bütün dünya tepkisini gösterirken, Türkiye destek verdi. Burada bir bütünen uygulanmak istenen politikalar belirleniyor. Türkiye’nin dışarıda yürüttüğü kadın politikaları da farklı değil. Baskı ve şiddeti destekleyen bir yerde duruyor” ifadelerini kullandı.   ‘Kadın kadına güç oluyor’   Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’ın 6 ilçesinde çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarının yaşandığını hatırlatan Yasemin, “Bu durumlar tesadüfi değildir. Özel savaş politikalarının bir karşılığıdır. Bunu gittiğimiz her yerde görebiliyoruz. İstismara maruz bırakılan çocukların aileleri ile görüştüğümüz zaman bu durumların peşini bırakmayacaklarını söylediler. Bilinçli kadınlar yetişiyor ve bu bilinç örgütleniyor. Bu çok önemli. Toplumun her kesimini değiştirmeye çalışıyorlar. Sistem içerisinde erkeklerin saldırılarına karşı kadınların büyük bir gücü var. Kadın kadına güç olmayı biliyor” dedi.   ‘Kadınlar birbirilerine kenetlendi’   Yasemin, dünyadaki kadın örgütlerinin Kürt kadın hareketini kendilerine örnek olarak gördüğünün ve Kürt kadınların mücadelesini benimsediğinin altını çizerek, kadın mücadelesinin sembolü olan “Jin jiyan azadî” sloganının tüm dünya kadınları tarafından kullanıldığını belirtti. Rojava Devrimi’nde kadınların üstlendiği rol ve savaşa öncülük misyonunun da tüm kadınları etkilediğini ifade eden Yasemin, şunları dile getirdi: “Kürt kadın hareketi tüm dünya kadınlarına cesaret veren bir yerde duruyor. Erkeklerin kadınlara ‘Siz evinizde oturun’ tezini Kürt kadın hareketi değiştirdi. Örneğin Rojava’da DAİŞ’e karşı savaşan güç yine kadınlar oldu. Bunlar göz ardı edilecek konular değil. Kadınlar örgütlü mücadele etmeyi öğrendi. Kadınların mücadelesi topluma öncülük yapmaya başladı. Bu bizim için çok büyük bir kazanımdır. Hükümetin kadınları karşı karşıya getirmeye çalışmaları boşuna çıktı. Kadınlar daha çok birbirlerine kenetlendi.”