TÜM BEL-SEN’den mobbing ve şiddet raporu 2021-11-24 15:26:19     DİYARBAKIR - TÜM BEL-SEN, “Kayyım Uygulamasının Kadın Çalışanlar Üzerindeki Etkisine Yönelik Araştırma” konulu raporu kamuoyuna açıkladı. Raporda, AKP-MHP iktidarının toplumsal düzenin inşasında kadın kazanımlarını zayıflatmaya çalıştığı belirtildi.   Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN), kayyım uygulamasının belediyelerde kadın çalışanlar üzerinde uyguladığı mobbing ve şiddet halleri ile ilgili “Kayyım Uygulamasının Kadın Çalışanlar Üzerindeki Etkisine Yönelik Araştırma Raporu”nu gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Açıklamaya TÜM BEL-SEN Genel Merkez Kadın Sekreteri Nazife Bayrak Tosu, Genel Mali Sekreter Zeynep Sarıkaya Altün ve Toplu İş Sözleşmesi (TİA) Hukuk Sekreteri Neval Arda katıldı. Açıklamada salonuna “Söz, yetki, karar çalışanlarda”, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz. ILO 190 derhal imzalansın” yazılı pankartlar asıldı. Basın metnini TÜM BEL-SEN Genel Merkez Kadın Sekreteri Nazife Bayrak Tosu okudu.    ‘Kadına yönelik saldırılar artmakta’   Açıklama metnini okumadan önce 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün önemine dikkat çeken Nazife, “Dünyada ve ülkemizde sağ muhafazakâr iktidarlar pandemiyi de fırsat bilerek kadın kimliğine dönük saldırılarını arttırmaktadır. Bununla birlikte kaynağını doğa üzerinde kurulan sömürüden alan salgınlar, afetler, yoksullaşma, otoriterleşme, savaşlar, zorunlu göçler ve kadın katliamlarıyla iç içe geçen çoklu krize en örgütlü yanıt evrensel kadın hareketinin dinamik ve üretken muhalefeti tarafından verilmekte ve erkek egemen kapitalizme alternatif bir yaşam inşa edilebileceğine olan umudu büyütmektedir” dedi.   ‘Cezasızlık kadına yönelik şiddeti artırıyor’   AKP iktidarının tekçi ve cinsiyetçi temelde oluşturmaya çalıştığı toplumsal düzenin inşasında kadın kazanımlarının zayıflatılmaya çalışıldığının altını çizen Nazife, kadınları ev ve kamusal alanlarda iradesizleştirmeye dönük çabaların hız kazandığını belirtti. Nazife, “İstanbul Sözleşmesi'nin bir gece yarısı feshinden sonra şimdi de 6284 sayılı yasa gibi şiddeti önlemede etkili yasal kazanımlar hedef gösterilmekte ve eril yargının cezasızlık politikası kadına yönelik şiddetin artmasına neden olmaktadır. Artık samuray kılıçları ile dizayn edilen evlerinden kılıçlar ile çıkılarak kadınlar katledilmekte ve ‘gücüm yettiği için hedef aldım’ denilebilmektedir” şeklinde konuştu.   ‘Kadınların örgütlenme hakkı engelleniyor’   Nazige, öte yandan eril yargının kadınlara yönelik şiddette erkekleri koruduğunu ve LGBT+’lara yönelik nefret cinayetlerinde ve çocuk istismarı olaylarında cezasızlık politikası uyguladığına değinirken, şöyle dedi: “İktidar erkek için uygun bulduğu cezasızlık politikasına karşı kadınların kendi hayatlarını savunmak için geliştirdikleri özsavunmayı ise görmezden gelerek ağır cezalar vermekten çekinmemektedir. Yine kadınların yürüttükleri örgütlü mücadele hedef alınmakta baskı, gözaltı ve tutuklamalar hız kesmeden devam etmektedir. AKP/MHP iktidarı döneminde kadınların çalışma yaşamı da neoliberal politikalar doğrultusunda esnek, güvencesiz, parçalı ve kayıt dışı istihdam biçimleriyle yeniden yapılandırmaktadır. KHK uygulamaları hız kesmeden devam etmekte haksız ve hukuksuz işten etmelerin yeni adı geçici 35. madde olabilmekte, arşiv taraması, güvenlik soruşturması gibi uygulamalarla örgütlenme hakkı engellenmeye çalışılmaktadır. Tüm bu politikalar işyerlerinde daha fazla ayrımcılık, mobbing ve şiddet olarak karşımıza çıkmaktadır.”   Açıklamanın ardından rapor okundu. Raporda şunlara yer verildi:   “15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişimi ardından başlatılan ve ağırlıklı olarak KHK’ler ile yürütülen yeni sürecin en önemli uygulama alanlarından biri de belediye ve yerel yönetimlere yönelik gerçekleşen görevden almalar ve kayyum atamaları oldu.   99 belediyeye kayyım atandı   Belediye Kanunu’nda 1 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan 674 Sayılı KHK ile bir değişiklik yapılarak, belediyelere kayyum atanması olanaklı hale getirildi. Yerel/Mahalli seçimlerle işbaşına gelmiş olan çok sayıda belediye başkanları, belediye meclis üyeleri görevden alındı. 11 Eylül 2016 tarihi itibarıyla 99 belediyeye kayyum atandı, belediyelerin yönetim organları merkezi idarenin yerel temsilcilerine devredildi. Kayyum atanan bu belediyelerden 3 büyükşehir, 7 il, 63 ilçe ve 22 belde olmak üzere toplam 95’i Demokratik Bölgeler Partisi’ne (DBP) bağlı belediyelere aittir.   TÜM BEL-SEN üyesi bin 487 kişi kayyım atamalarından etkilendi   Aynı uygulama 31 Mart 2019 tarihinde yapılan seçimlerden 5 ay sonra da tekrar etti. Bu defa da 19 Ağustos tarihinden itibaren Halkların Demokratik Partisine (HDP) bağlı 48 belediyeye kayyum atandı. Kayyum atanan belediyelerin 3’ü büyükşehir, 5’i il, 33’ü ilçe ve 7’si belde belediyesidir. İki dönemde de gerçekleşen uygulamalar boyunca binlerce belediye çalışanı ya görevinden ihraç edildi ya sözleşmeleri feshedildi ya da görev yerleri zorunlu olarak değiştirildi. Bunlardan bin 487’si sendikamız TÜM BEL-SEN üyesidir.”   Kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz” sloganı ile açıklamayı sonlandırdı.