Antepli kadınlar: Varız, var olmaya devam edeceğiz 2021-11-25 21:04:43     ANTEP - Antep'te düzenlenen 25 Kasım etkinliğinde, kadınları katleden erkeklerin cezasızlık politikasından güç aldığına dikkat çekilirken, buna karşı, "Varız var olmaya devam edeceğiz" denildi.    Antep Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Şahinbey ilçesinde bulunan Kırkayak Parkı'ndan Demokrasi Meydanı’na yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. “Hayatlarımızdan ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”, “Kadınlar mücadelede buluşuyor”, “Krizsiz, şiddetsiz, savaşsız, eşit ve özgür yaşamak istiyoruz. Kadınlar birlikte güçlü” pankartlarının açıldığı yürüyüşte kadınlar sık sık “Jin jiyan azadî”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” sloganları atıldı.   Ardından kadınlar adına Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Antep Kadın Temsilcisi Elif Söyleyici basın metnini okudu.   ‘Kadınlar farklı yöntemler ile katlediliyor’   Mirabal Kardeşler'in anısını devraldıklarını ifade eden Elif, kadın mücadelesini her geçen gün daha da büyüttüklerini söyledi. Ülkede her geçen gün kadına yönelik şiddetin arttığını belirten Elif, “Dünyada ve ülkemizde milliyetçi muhafazakâr iktidarlar, pandemiyi de fırsat bilerek kadın kimliğine dönük saldırılarını arttırırken, AKP iktidarı tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmayı tasarladığı yeni toplumsal düzenin inşası için kadın kazanımlarını zayıflatmayı temel almış, baskı mekanizmalarını tümüyle seferber ederek kadınları ev içinde ve kamusal alanda iradesizleştirmeye dönük saldırılarına hız vermiştir. İstanbul Sözleşmesi'nin bir gece yarısı feshinden sonra şimdi de 6284 sayılı yasa gibi şiddeti önlemede etkili yasal kazanımlar hedef gösterilmekte ve eril yargının cezasızlık politikası kadına yönelik şiddetin artmasına neden olmaktadır. Bu cezasızlıktan güç ve cesaret alan erkekler  ‘gücüm yettiği için hedef aldım’ diyebilecek cürette ve biz kadınları akıl almaz yöntemlerle katletmeye devam etmekte” dedi.   ‘Hayatlarını savunan kadınlar cezalandırılıyor’   Eril yargının erkekleri korurken, kadına yönelik şiddette, LGBTİ+'lara yönelik nefret katliamlarında ve çocuk istismarında cezasızlık politikalarına başvurduklarını söylen Elif,  şöyle devam etti: “Erkeklerin uyguladığı her türlü şiddete cezasızlık ile kadınlara yönelik şiddet desteklenirken kadınların kendi hayatlarını savunması en ağır biçimde cezalandırılmaktadır. Oysa ki yasalar etkin uygulansaydı Esra Maş, Neslihan Kaya, Feray Şahin ,Duygu Delen, Sezay Koçak, Zeynep Şenpınar daha adlarını sayamadığımız binlerce kız kardeşimiz aramızda olabilirdi. Yine kadınların yürüttükleri örgütlü mücadele hedef alınmakta baskı, gözaltı ve tutuklamalar hız kesmeden devam etmektedir. Bu yaklaşım alenen kadınların hayatına kastederek de olsa erkek egemen sistemin tüm mekanizmaları ile korunacağının beyanıdır.”   ‘Kadınlar aileye mahkum kılınıyor’   “AKP’nin kadınları sistematik olarak aileye mahkûm etme çabaları var” diyen Elif, cinsel istismar gibi vakalarda somut delilin aranmasını eleştirdi. Elif, pandemi bahane edilerek kadınların işten çıkarıldığını hatırlatırken, “İşyerlerimiz tüm emekçiler için özelde de kadınlar için şiddetin kendisi haline gelmiş bulunmaktadır. Yine kamuda KHK uygulamaları hız kesmeden devam etmekte haksız ve hukuksuz işten etmelerin yeni adı geçici 375 sayılı KHK’nın 35. maddesi olabilmekte ya da arşiv taraması, güvenlik soruşturması gibi uygulamalarla örgütlenme hakkı engellenmeye çalışılmaktadır” şeklinde konuştu.   ‘Dünya emeğimiz üzerinde dönüyor’   Eşbaşkanlık sisteminin gerekçe gösterilerek kayyım eliyle belediyelerin gasp edildiğine işaret eden Elif, konuşmasını şu cümleler ile sonlandırdı: “Kayyımlar KHK ile ihraç edemedikleri uzmanlık alanlarında çalışan kadınları görevinden alıp erkek yöneticinin emri altında çalışmaya zorlamış, mobbing, aşağılama ve hatta şiddet uygulamalarına maruz kalmışlardır.  Çözüm üretmek yerine kadına yönelik şiddeti ve istismarı meşru gören bu anlayışı, ürettiği politikaları ve uygulamalarını kabul etmiyoruz. Biz kadınlar toplumsal alanın her aşamasında varız ve var olmaya devam edeceğiz. Dünya emeğimiz üzerinde dönüyor. Hayatlarımıza ve emeğimize sahip çıkmaya her koşulda devam edeceğiz.”   Açıklama, “Jin jiyan azadî”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” ve “Yaşasın kadın mücadelesi” sloganları ile sona erdi.