Kayıp yakınları: İpek Er için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz 2021-12-04 13:45:16   DİYARBAKIR - İHD ve kayıp yakınlarının bu haftaki eyleminde, Batman’da İpek Er'e tecavüz ederek intihara sürüklenmesine neden olan uzman çavuş Musa Orhan'ın yargılandığı dava sürecinin etkili bir şekilde yürütülmedi vurgulanarak, İpek Er için mücadele etmekten vazgeçilmeyeceği kaydedildi.    İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınlarının “Kayıplar Bulunsun Failler Yargılansın” sloganı ile her hafta düzenlediği oturma eyleminin 669’uncusu Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde gerçekleştirildi. Eyleme İHD’liler ve kayıp yakınları katılırken ilk olarak Batman’da fail uzman çavuş Musa Orhan tarafından tecavüze uğrayan ve ardından intihara sürüklenen İpek Er’e ve İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in evine yapılan baskına dikkat çekildi.   ‘Cezasızlık koruma zırhı oldu’   İHD Diyarbakır Şubesi Başkan Yardımcısı Ezgi Sıla Demir, kayıp haftasında olduklarını ve hikâyeyi paylaşmadan önce değinmek istedikleri iki husus olduğunu belirtti. Ezgi, dün Siirt 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen fail Musa Orhan’ın duruşmasında başından sonuna kadar etkili bir süreç yürütülmediğini söyledi. Ezgi, “Fail Musa Orhan ne yazık ki tutuklu yargılanmadı. Ve sonuç olarak dün ki karar duruşmasında indirim uygulanarak ‘nitelikli cinsel saldırıdan’ 10 yıl ceza verildi. Cezasızlık bu coğrafyada yaşanan çocukların yaşam hakkı ihlallerinden kadına yönelik hak ihlallerine kadar her hak ihlalinin en büyük zırhı oldu. Olmaya da devam ediyor” dedi.   ‘Musa Orhan İpek’in sahipsiz olmadığını gördü’   Ezgi, hiçbir failin etkili bir ceza aldığına şahit olmadıklarının altını çizerek, “Failler hakkında verilen her kararın bir sonraki aşaması verilen kararı bozmaya niyetli kararlar oldu. Musa Orhan’a kamu gücünü kötüye kullandığına dair herhangi bir ceza verilmedi. İpek Er Uzman Çavuş Musa Orhan tarafından cinsel saldırıya maruz bırakıldı. Bu saldırı sonrasında intihar ederek yaşamına son verdi. İpek göremedi ama Musa Orhan gördü ki İpek ‘sahipsiz’ değildi. Kadınlar #ipekeriçinadalet mücadelesinden vazgeçmeyecek” sözlerine yer verdi.   ‘Gerçekler asla karanlıkta kalmayacak’   Dün gece saatlerinde Eren Keskin’in evine yapılan baskına değinen Ezgi, “Adalet mücadelesinden, hakikat arayışından vazgeçmeyen kadınların en öncü savunucularından biri olan Eren Keskin, yaptığı bir basın açıklaması dolayısıyla ifadesi alınması için evine baskın düzenlendi. Sadece bir ifade için avukat kimliği ortadayken ve yıllardır insan hakları savunuculuğu dünyaya mal olmuş birinin evine baskın düzenledi. Eş Genel Başkanımıza yönelik bu tutumu, ev baskını ile ifadeyi çağrılma yöntemini kınıyoruz. Sözümü Eren keskinin sözleriyle bitiriyorum ‘gerçekler asla karanlıkta kalmayacak’ diyoruz” ifadelerini kullandı.   Ardından İHD Kayıp Komisyonu üyesi avukat Derya Yıldırım, 1992 yılında Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde kaybettirilen Mehmet Zeki Akyıldız’ın hikâyesini paylaşarak şu ifadelere yer verdi:   “Mehmet Zeki Akyıldız ailesi ile birlikte Batman Merkez Beşevler Mahallesi’nde ikamet ediyordu. Ortaokul öğrencisi olan Zeki Akyıldız kaçırılmadan önce de, okul dönüşlerinde sürekli hırpalanmış ve elbiseleri yırtık bir şekilde eve gelirmiş. Ancak ailesinin tüm ısrarlarına rağmen yaşadıklarını anlatmaz. Aile daha sonra Mehmet Zeki’ye, Hizbullahçıların örgütlerine katılması için baskı yaptığını öğrenir. Can güvenliği nedeniyle Mehmet Zeki’nin okulu değiştirilse de Hizbullah elemanları Zeki’nin peşini bırakmazlar. Zeki, Silvan’da ikamet eden ablasına gider. Silvan Gazi Caddesi’nde bulunan Şeyh Halil Mezarlığı’nın yanında yer alan Aslanlı burcu civarında, sivil giyimli 2 şahıs Zeki’nin koluna girip zorla kaçırır. 3 gün boyunca Silvan’da tutulan Mehmet Zeki, daha sonra ‘Hizbullahçılar köyü’ olarak tanınan Yolaç (Susa) köyünde Hizbullahçılara ait olan sığınağa götürülür. O dönem sığınaktan 7 kişi kaçıp kurtulur.   Hizbullahçılar kaçırdı deme   Aile kaçanların arasında Zeki’nin olabileceği umuduyla sevinir. Aile kaçıp kurtulanlarla yaptıkları görüşmede, kendilerinin kaçmadan 3 gün önce Sulubağ (Hüseyna) köyünden kaçırılıp sığınakta tutulan bir şahısla birlikte oğlunun sığınağa götürüldüğünü öğrenir. Aile, Hizbullahçıların çevreye saldıkları korku ve yapacakları şikâyetlerin soruşturulmaması nedeniyle herhangi bir adli makama başvuru yapmazlar. Yıllar sonra askerlik şubesinden kendilerine gelen celp kâğıdı üzerine Zeki’nin babası askerlik şubesine gidip oğlunun 1992 yılında Hizbullahçılar tarafından kaçırılıp kaybedildiğini söyler. Ancak askerlik şubesindeki görevliler baba Salih Akyıldız’ın sözlerine inanmaz ve ‘Oğlun PKK’ye katılmıştır. Bize gelip, Hizbullahçılar kaçırdı deme’ şeklinde karşılık verirler.   Zeki’nin akıbetinin ortaya çıkarılmasını istiyoruz   Aradan geçen 29 yıla rağmen kaçırılarak kaybedilen Zeki Akyıldız’ın akıbetinin ortaya çıkartılmasını istiyoruz. Zeki Akyıldız için adalet istiyoruz. Bıkmadan, usanmadan her hafta yinelediğimiz talebimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyoruz: Kayıplarımızı bulun ve failleri yargılayın.”   Açıklama, kayıplar için yapılan 1 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.