Cumartesi Anneleri İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbetini sordu 2021-12-04 14:25:10   İSTANBUL- Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 871’inci haftasında İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbetini sorarak, dosyanın adil bir çözüme kavuşturulması çağrısında bulundu.   “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” sloganıyla kayıplarının akıbetini sormak için her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, bu haftaki eylemlerini de pandemi koşulları nedeniyle online yaptı. 871’inci haftaki basın açıklamasında 12 Aralık 1991 yılında Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu köyünde askerler tarafından gözaltına alınan ve ertesi gün mağarada cenazelerine ulaşılan İbrahim Demir ve Agit Akipa’nın akıbeti soruldu.   Suzan Akipa: Sözümüz değişmedi, acımız tazeliğini koruyor   Açıklamada ilk olarak Agit Akipa’nın kızı Suzan Akipa söz aldı. Cumartesi Anneleri’nin yıllardır talepleri ve arayışlarının değişmediğini vurgulayan Suzan, “Kurduğumuz söz değişmiyor çünkü failli meçhuller  konusunda sorunun adı hala aynı. Babam ve amcamın gözaltında kaybedilmesi olayı toplumsal hafızamız açısından hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Çünkü failler yargılanmadı. Yargılanmayı bir tarafa bırakalım failler tespit bile edilmedi. Etkili soruşturmalar yürütülmedi ve dönemin etkili, yetkili sorumlu, kamu görevlileri soruşturulmadı ve cezalandırılmadı. İnsan yaşamı karşısında toplumsal adalet karşısında hiçbir anlam ifade etmemesi gereken zaman aşımı gibi bir usulü işlemin gerekçe gösterilerek dosyanın cezasız bırakılması faili meçhullerin üstünün bilerek ve istenerek kapatılması anlamına geliyor. Bütün baskıya ve acıya rağmen Cumartesi Annelerinin, Cumartesi İnsanlarının hakikat yolundaki arayış ve talepleri toplumsal adalete giden yolda en büyük adımlardan biri olacaktır” ifadelerini kullandı.   ‘Adaletin peşindeyiz’   Agit’in oğlu Fehmi Akipa da, “Babam köy korucuları, asker ve köy içinde bulunan devletle iş birliği yapan kişiler tarafından katledildi. Türkiye’deki yerel mahkemeler ve Avrupa İnsan Mahkemesine başvurmamıza rağmen bir türlü adaleti sağlayamadık. 30 yıl geçmesine rağmen adaletin peşindeyiz katillerimizi arıyoruz ve aramaya devam edeceğiz. O dönemde katledilen her insanın katili belliydi. Ama ne yazık ki adaleti olmayan Türkiye’de adalet peşinde koşmaya devam edeceğiz” dedi.   ‘İşkenceyle katledildiler’   Daha sonra İbrahim Demir’in oğlu Metin Demir söz aldı. Baba ve amcasının cenazelerine mağarada ulaştıklarını söyleyen Metin, “Babam işkenceyle, amcam silahla vurularak katledilmiş halde bulduk. Avukatımız Tahir Elçi aracılığıyla hukuk adalet yoluna başvurduk. 871’inci haftadır meydanlarda haykırıyoruz, davamızın peşinde olacağız. 30 yıldır davamızın peşindeyiz. 3 bin yıl geçse bile torunlarımız çocuklarımız bu davanın takipçisi olacaktır” şeklinde konuştu.   ‘Türkiye’de bireyin haklarını esas alan hukuk sistemi yok’   Bu haftaki basın açıklamasını Cumartesi İnsanları’ndan Fatma Aslan okudu. Fatma, “İbrahim Demir ve Agit Akipa için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” diyerek, demokratik devletlerin, bireylerin haklarını etkin bir adalet sistemi ile korumakla görevli oldukları hatırlatmasında bulundu. Hukuk devletinde bireyin adalet sistemine güven duymasının esas olduğunun altını çizen Fatma, “Türkiye’de bireylerin haklarını esas alan bir hukuk sistemi olmadığı gibi sistem hukuksuzluğu, haksızlığı normalleştirme işlevi görüyor. Bu yüzden kamuoyu araştırmalarının da gösterdiği gibi vatandaşların kahir ekseriyeti Türkiye’deki adalet sistemine güvenmiyor” dedi.   Asker eli ile devlet baskısı   30 yıldır çözümsüz bırakılan İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasında dair bilgiler paylaşan Fatma, İbrahim ve Agit’in aynı köyde yaşadıklarını belirtti. Agit’in köyü muhtarı olduğu hatırlatmasında da bulunan Fatma, o dönem köylüler üzerinde yoğun bir koruculaştırma baskısı olduğunu vurguladı. “Köye giriş ve çıkışlar asker kontrolü altındaydı. Köy okulu karakol haline getirilmiş, bazı köylülerin evlerine el konularak askerler yerleştirilmişti” sözleri ile baskı ortamına dikkat çeken Fatma, İbrahim ve Agit’in köydeki bu baskılara karşı önce Kaymakamlığa ardından İçişleri Bakanlığı’na başvurduğunu fakat başvuru sonrası baskıların daha da arttığı bilgisini verdi.   Mağarada cenazelerine ulaşıldı   Fatma, 12 Aralık 1991 günü İbrahim ve Agit’in İdil’den traktörle evlerine döndükleri sırada  yolda askerler tarafından durduruldukları ve Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığı’na bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındıklarını kaydetti. Fatma devamında şu bilgileri paylaştı: “Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı ‘Onları hiç görmedik’ dedi. Bir asker gizlice aileleri ‘mağaralara gidin’ diye yönlendirdi. Aileler köylülerle birlikte askerin işaret ettiği bölgeyi karış karış aradı. 13 Aralık 1991 tarihinde girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada, kayıpların işkence görmüş, gözleri ve elleri bağlanmış haldeki cansız bedenlerine ulaşıldı. Olay hakkında başlatılan soruşturmada İdil Cumhuriyet Başsavcılığı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı Üsteğmen ve ilgili er ve erbaşların ‘adam öldürme’ suçundan şüpheli olduğuna kanaat getirdi. Bunun üzerine 18 Aralık 1991 tarihinde soruşturma açma izni almak için dosyayı Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu’na gönderdi. Dargeçit Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu 20 Mayıs 1992 tarihinde ‘men’i muhakeme’ kararı verdi. “   Yeniden açılan soruşturma kapatıldı   2011 yılında ailelerin avukatları Tahir Elçi aracılığıyla İdil Cumhuriyet Başsavcılığı’na tekrar başvuruda bulunduklarını dile getiren Fatma, yeni bir soruşturma başlatıldığı ancak kurumların arşivlerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı bilgisini verdiğini aktardı. Bunun üzerine İdil Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı kaybeden Dargeçit Kaymakamlığı görevlileri hakkında “görevi kötüye kullanmak”tan soruşturma başlattığını ifade eden Fatma, fakat soruşturmadan sonuç alınmayarak gerekçe göstermeksizin kapatıldığının altını çizdi.   ‘Adalet istemekten vazgeçmiyoruz’   Fatma, İbrahim ve Agit dosyasının hakkaniyete uygun, adil bir çözüme kavuşturulması çağrısında bulunarak, “Kaç yıl geçerse geçsin İbrahim Demir ve Agit Akipa için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan172 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” dedi.