Barış Annesi Emine Erbek: Asla bu yoldan vazgeçmeyeceğim 2021-12-05 09:02:24     İSTANBUL - Aynı gün içerisinde evine iki defa baskın yapılan ve ardından gittiği karakolda gözaltına alınan Barış Annesi Emine Erbek,  gözdağı verilmek istendiğini ama ne yapılırsa yapılsın mücadelesinden vazgeçmeyeceğini söyledi.   İktidar son dönemde, polis ve yargı eli ile barış ve demokrasi için mücadele eden Barış Anneleri’ni hedef alıyor. Barış taleplerini her fırsatta dile getiren anneler, katıldıkları her etkinlikte ya darp ediliyor ya gözaltına alınıyor ya da evleri basılarak tutuklanıyor. Bu annelerden biri de Barış Annesi Emine Erbek.   Emine annenin, hakkında açılan bir davadan imzalaması gereken evrak olduğu gerekçesiyle geçen hafta Küçükçekmece’de bulunana evine aynı gün içerisinde iki defa baskın yapıldı. Evde olmadığı için daha sonra Küçükçekmece Kanarya Emniyet Müdürlüğüne giderek ifade vermek isteyen Emine, bu sefer gözaltına alınarak, önce sağlık raporu alındı ardından da İstanbul dışında bulunan Silivri Kapalı Cezaevi Kampüsü’ne götürülerek mahkemeye çıkarıldı. Emine çıkarıldığı nöbetçi mahkemece serbest bırakıldı. Emine'ye katıldığı eylem ve etkinlikler suçlama konusu olarak yöneltildi.    Aynı durumla defalarca karşı karşıya gelen ve psikolojik olarak da etkilenen Emine, yaşananları ajansımıza anlattı.   Polisten anneye: Tutuklanma zamanın gelmiş   Aynı gün içerisinde evine iki defa baskın yapıldığını söyleyen Emine, “Saat bir buçuk sularında bir taziyeye gittim o esnada telefonum çaldı. Kimsiniz diye sorduğumda polis cevabını aldım. Bana ‘dün geceden beri sana ulaşmaya çalışıyoruz. Neredesin? Ne yapıyorsun hemen eve gel’ dediler. Ben de eve uzak olduğumu fakat karakola yakın olduğumu söyledim. İki akrabamla birlikte karakola gittik. Karakolun kapısında kimliğimi, telefonumu benden aldılar. Polislere ‘beni neden aldınız’ diye sorduğumda ‘tutuklanma zamanın gelmiş’ cevabını aldım” dedi.   ‘Psikolojik baskı gördüm’   Okuma ve yazmasının olmamasından kaynaklı karakolda oğluna ve avukatına ulaşmak isteğini belirten Emine, “Telefonumu verin avukatımı arayacağım. Avukatım gelmeden karakola girmem, kimseyi tanımıyorum dedim. Ardından oğlum geldi. Bana dosyayı okudu. Bana ‘bu gece misafirimiz olacaksın’ dediler çok sinirlendim. ‘Değil bir gün bir dakika bile burada kalmam’ dedim. Bir suçum yok herhangi bir şey yapmadım. Bunu bir hakaret olarak görüyorum bana böyle yapma hakkınız yok” diyerek tepki verdiğini kaydetti. Emine ayrıca yaşananları psikolojik baskı olarak gördüğünü belirtti.    ‘Etrafımı sarıp fotoğraflarımı çektiler’   Hastaneye gitmek istemediğini söylediği halde zorla araca bindirilerek götürüldüğünü, hastanede Covid-19 testinin yapılmasının ardından tekrardan karakola getirildiğini söyleyen Emine, “Hastalıklarımdan dolayı cezaevi koşullarından biraz korktum. Oğluma ‘sen git anneni bırakmayacağız’ dediler. Önce Nöbetçi Mahkemeye gittik. Hakim mi savcı mı kim olduğunu çıkaramadığım biri gözaltına alındığım dosyanın boş olduğunu söyledi. O esnada etrafımı sarıp fotoğraflarımı çekmeye başladılar. Ben de ‘bu fotoğrafları niye çekiyorsunuz ben bir anneyim. Zaten Türkiye'de demokrasi kalmamış. Bir anneye bu kadar hakaretle gelinmez. Sokak ortasında anneleri katlediyorlar, bugün seni koruyoruz diyorlar bu mu senin koruma şeklin?”  diyerek tepki gösterdiğini ifade etti.   Yaşanılanlar karşısında zorlandığını söyleyen Emine, “Birkaç polis bir kadının etrafını sardı. En büyük zorluk bu zaten” diye ekledi.   ‘HDP’liyim diye suç mu işledim?’   Gözaltına alındığı sırada bir polis tarafından Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyesi olup olmadığının ve Silivri’deki açlık grevleri eylemine katılıp katılmadığının sorulduğunu aktaran Emine, şu şekilde devam etti: “Evet Kürdüm, HDP benim partim elbette savunacağım. HDP’liyim diye suç mu işledim? Meclis’te olan bir siyasi parti. Silivri’deki eyleme de katıldım. Ben bir anneyim kimsenin ölmesini istemiyorum ondan dolayı destek amaçlı katıldım.”   ‘Sözümden dönmem’   Diyarbakır’da 16 Ekim günü düzenlenen kadın mitinginde Barış Annesi Hatice Beytur’un elinde sarı kırmızı yeşil flama bulundurduğu için gözaltına alındığını hatırlatan Emine, “Annelere gözdağı vermek istiyorlar. Canlarını, evlatlarını yitirmiş insanlar asla bu yoldan vazgeçmez. Türk devleti böyle bahaneler üretiyor. 4-5 defadır beni gözaltına alıyor yine sözümden dönmedim. Ben Kürdüm, yaşadığım sürece halkımı savunacağım. Artık ölümlerin durmasını istiyoruz bundan ötürüdür bu mücadelemiz. Barış annesiyiz barışı istiyoruz” şeklinde konuştu.   ‘Kürt halkı bitmez’   Emine son olarak bütün annelere şöyle seslendi: “Ben anneyim diyen herkes Kürt, Türk, Arap hiç fark etmeksizin seslerini çıkarsınlar. Artık ölümler olmasın. Gaz, bomba ve kimyasal silah kullanıyorlar. Yeter artık nereye kadar böyle sürecek. Hangi alanda olursa olsun her annenin ses çıkarması gerekiyor. Barış ortamı sağlansın artık. Biz bitmeyiz Kürt halkı bitmez.”