İHD ve THİV: İşkencesiz dünya mümkün 2021-12-10 14:32:45   İSTANBUL - İnsan Hakları Haftası’nda Sultanahmet Meydanı’ndan seslenen İHD ve TİHV,  Türkiye’nin yarı açık cezaevi haline geldiğine ve işkencenin insanlığa bir konsept olarak sunulduğuna dikkat çekerek mücadeleye devam edeceklerini belirtti.    Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, 10 Aralık İnsan Hakları Haftası dolayısıyla, Fatih ilçesinde bulunan Sultanahmet Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada "Herkes için insan hakları", "Tecrit insanlık suçudur" pankartının yanı sıra "İşkencesiz bir dünya mümkün" dövizleri taşındı. Sık sık "İnsan haklarıyla insandır" ve "İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" sloganlarının atıldığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu da katıldı.   ‘İnsanlık büyük bir tehdit altında’   Açıklamada konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilişinin üzerinden 73 yıl geçtiğini ancak bildirgenin temel amacı olan demokrasi ve insan haklarının bugün de tehdit altında olduğunu vurguladı. İstanbul Sözleşmesi’nin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin tartışmalarının hala sürdüğünü sözlerine ekleyen Gülseren, “Her gün kadınlar ve çocuklar katledilirken bu sözleşmeden çıkılması devletin tutumunu göstermektedir. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının geri çekilmesini istiyoruz. Biz bugün anayasanın terk edilmesine bağlı sorunlardan söz ederken aslında anayasayı 90 maddesi ile bağlayıcılık kazandıran Evrensel İnsan Hakları Sözleşmeleri’nin de uygulanması gerektiğinin altını bir kere daha çiziyoruz” şeklinde konuştu.   ‘Biz artık hapishanelerden ölüm haberi almak istemiyoruz’   Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde sistematik şekilde işkence ve tecavüze maruz kaldıktan sonra intihar ettiği öne sürülen Garibe Gezer’in şüpheli ölümüne değinen Gülseren, şu ifadeleri kullandı: “Garibe Gezer'in hikayesine baktığımızda tutuklanmasından itibaren uğradığı haksızlıkları, hapishanede uğradığı şiddet ve işkenceden dolayı defalarca başvurularda bulunduğunu görüyoruz. Bu kişiye pek çok psikolojik hassasiyeti oluşmasına rağmen ağır disiplin cezaları nedeniyle verilen hücre cezaları psikolojisini giderek bozmuştur. Biz artık hapishanelerden ölüm haberleri duymak istemiyoruz. Yaşam haklarını korumakla görevli olan devletin sorumluluğunun yerine getirilmesini istiyoruz. Mahpusların yaşam haklarının sağlanmasını istiyoruz.”   ‘BM Türkiye’yi gri listeye aldı’   Birleşmiş Milletlerin (BM) Türkiye’yi, enflasyon ve temel göstergelerde manipülasyon yaptığı nedeniyle gri listeye aldığını belirten Gülseren, “Avrupa Konseyi ise İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması, Kavala ve Demirtaş kararına uyulmaması nedeniyle Türkiye hakkında ihlal prosedürü başlattı. Toplumun yaşadığı sorunların çözülmesi için derhal adım atılmasını istiyoruz. İktidarın insan hakları eylem planı maalesef havada kaldı. Bir kere daha şunu söyleyelim insan hakları ihlallerinin olmadığı, demokrasinin, barışın yaşandığı bir ülke ve dünya özlemiyle bütün zorluklara rağmen mücadelemize devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.   ‘İktidar şiddeti konsept halinde insanlığa sunuyor’   İnsan haklarının görünür kılınması için mücadele eden ve bugün hayatta olmayan arkadaşlarını anarak sözlerine başlayan TİHV İstanbul Temsilcisi Ümit Efe ise Türkiye’nin yarı açık cezaevi haline geldiğine dikkat çekti. İnsanlığın büyük bir kriz yaşadığına işaret eden Ümit, “Pandemi bahanesiyle belirsizlik stratejisi hedefleyen iktidar, şiddeti bir konsept olarak insanlığa uygulamakta ısrarcıdır. Bu yüzden biz işkenceye karşı işkencesiz bir dünyanın mümkün olduğunu söyledik ve ‘kaybedenler kaybedecek’ dedik, demeye de devam ediyoruz. Bu nedenle biz F Tipi işkencehanelerin kaldırılması, hapishanesiz bir dünya özlemimizi söylemeye devam ediyoruz” dedi.   Açıklama, “İnsan, hakları ile insandır”, “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek" ve “Herkes eşit, herkes farklı” sloganları ile sona erdi.