Türkan Elçi: Cezasızlık hukuk sisteminin ayıbıdır 2021-12-11 19:34:33   İZMİR - İzmir Barosu’nun düzenlediği panelde konuşan Avukat Türkan Elçi, cezasızlığın hukuk sisteminin ayıbı olduğunu ve bunun halklar arasındaki bağı koparmaması gerektiğini vurguladı.    İzmir Barosu’nun 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında düzenlediği etkinlikler kapsamında panel düzenlendi.  İzmir Barosu Konferans Salonu’nda düzenlenen “Toplumsal Davalar ve Cezasızlık” konulu panelin moderatörlüğünü İzmir Barosu’ndan Avukat Ayşe Kaymak gerçekleştirdi. Panele, İzmir Barosu’ndan Avukat Funda Ekin, Avukat Sinan Sürücü ve Diyarbakır Barosu’ndan Avukat Türkan Elçi panelist olarak katıldı.    ‘Cezasızlık halklar arasındaki bağı koparmamalı’   Panelde konuşan Türkan, en çok ihtiyaç olunan şeyin duygudaşlık olduğunu ifade ederek, duyguların paylaşılması gerektiğini vurguladı. Cezasızlığın yaşatılan en büyük zulüm olduğunu kaydeden Türkan “Ölüm kul eliyle oldu. Cezasızlığın insan eliyle olması ve suçluların korunması sistemden toplumdan devletten küstürecek en önemli noktalardan biri. Ama küstürürken asla halklar birbirinden küsmemeli. Adaleti hukukla tesis edeceğim diyen sistemlerin işlevselleşmemesidir. Düzene küstürür ama halklar arasındaki bağın koparılmasından bahsetmiyorum. Bilakis bu bağın daha çok güçlenmesinden yanayım” dedi.    ‘Cezasızlık hukuk sisteminin ayıbıdır’   Cezasızlığın mağdurlara ve yakınlarına mekânsal çağrışımlar yaptığını Cumartesi Anneleri’nin eylemini gerçekleştirdiği Galatasaray Meydanı ile Tahir Elçi’nin katledildiği Dört Ayaklı Minareyi örnek vererek açıklayan Türkan şu ifadeleri kullandı: “Cezasızlık ‘mülkün temeli adalettir’ diyen bir mülkün adaletsizlikle malullüğüdür. Cezasızlık kendi varlığı karşısında kimi zaman tehdit kimi zaman keyfe keder gördüklerini kendi ulvi ve kutsal değerleri için ortadan kaldırma, yok etme, işkence etme hakkına ve cüretine sahip olduklarını iddia edenlerin korunaklı cennetidir. Cezasızlık mağdurların ellerindeki kibrit çöpleri alevi ile sırtı sıvazlanmış katillerin aradığı karanlık dehlizlerin adıdır. Cezasızlık kendi gibi düşünmeyenlerin, konuşmayanların, kendilerine benzemeyenleri öldürme hakkına sahip olanların ve iktidarların erklerinin muhkemleşmesi için çalışan suçluların toz ve giz bulutunun altında saklanan yargılanmadığı hukuk sisteminin ayıbıdır.”    ‘Ümitsiz cümleler kurulmamalı, acıdan sevgi devşirilebilmeli’   Adaletsizliğin suça maruz kalanlara ümitsiz cümleler kurdurmaması gerektiğini vurgulayan Türkan, “Temennisi mücadelesi kendi mağduriyetin giderilmesi yolunda olduğu kadar ölümü yakından tanımanın acısıyla kutsallar arasında sadece insan yaşamının kutsallığına inanarak huzuru mutluluğu eşitliği kardeşliği isteyebilmelidir. Etnik kökenine diline dinine nereden geldiğine bakmaksızın insan evladının ölümlü bir canlı olduğu hatırlanarak kin nefret intikam duygusundan uzak daha ziyade acısından insan sevgisi devşirebilme kudretine erişebilmedir” şeklinde devam etti.    ‘İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmaması en önemli cezasızlık örneği’   Ardından söz alan Avukat Funda Ekin de Türkiye’nin uluslararası sözleşmeleri hemen imzalarken sonrasında hükümlerini yerine getirmediğini kaydederek, “İstanbul Sözleşmesi getirildikten sonra hiçbir şekilde uygulanmadı. Bu da cezasızlığın en temel sebeplerinden bir tanesidir. Çünkü İstanbul Sözleşmesi uluslararası anlamda kabul edilmiş kadını şiddet anlamında koruyan en kapsamlı ve detaylı sözleşmedir. Bunun içinde cezasızlık maddeleri de vardı. 29’uncu maddesi özel soruşturma ve cezalandırma altını çizmek gerek 30’ncu maddede tazminat hakkının altını çiziyordu. Kadına yönelik şiddet tanımının çok geniş tutulması özellikle cinsel istismarla ilgili detayların yer alması önemli” diye konuştu.   Panel, Avukat Sinan Sürücü’nün konuşmasının ardından sorularla devam etti.