DAKAP: Garibe’nin ölümünden Bakanlık, cezaevi yönetimi, savcılık sorumludur 2021-12-13 19:00:09   DİYARBAKIR - Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren tutsak Garibe Gezer için açıklama yapan DAKAP, Garibe’nin uzun bir süre tecrit altında tutulduğuna dikkat çekerek, “İşkence, taciz ve tecavüzü soruşturmayan savcılık başta olmak üzere, cezaevi yönetimi, Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı bu olaydan sorumludur” dedi.   Dicle Amed Kadın Platforumu (DAKAP), Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nde kalan Garibe Gezer’in 9 Aralık’ta kaldığı hücrede şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine ilişkin Diyarbakır Ofis semtinde bulunan Hazal Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. "İsyandayız, intihar değil cinayet kadın cinayetleri politiktir" pankartının açıldığı açıklamada basın metnini kadınlar adına Diyarbakır Tabip Odası (DTO) Yönetim Kurulu üyesi Doktor Çağla İzci okudu.   ‘Garibe uzun süre tecritte tutuldu’   Garibe’nin büyük işkencelere maruz kaldığını belirten Çağla, Garibe’nin sesini duyurmak adına birçok yola başvurduğunu kaydetti. Çağla, Hakların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin Garibe’ye yönelik işkence uygulamalarını Meclis gündemine taşıdığını ifade ederek, “Ancak bu konuda Adalet Bakanlığı tarafından hiçbir girişimde bulunulmadı. Garibe Gezer 9 Aralık günü uzun süredir tecritte olduğu, acil durum butonları devre dışı bırakılmış tek kişilik hücrede hayatını kaybetti. Bu bir intihar değil, bu bir şüpheli ölümdür. İşkence, taciz ve tecavüzü soruşturmayan savcılık başta olmak üzere, cezaevi yönetimi, Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı bu olaydan sorumludur” dedi.   ‘AKP iktidarının oluşturmaya çalıştığı düzenin sonucudur’   “Genç bir kadının cezaevinde tecavüze uğramasına, şiddet görmesine, darp edilmesine göz yumulmuş savcılığa, infaz hâkimliğine müracaat etmesine rağmen hiçbir işlem yapılmamış, onun ölümüne sebep olunmuştur” diyen Çağla, Garibe için getirilen cenaze aracının polisler tarafından geri gönderilmesine tepki gösterdi. Çağla konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi: “Başta Akit gazetesi olmak üzere yandaş medyanın Garibe Gezer için attığı başlıklar bu ülkenin karanlık tarihine kara bir leke olarak atılmış başlıklardır. Bölgeye yönelik özel savaş politikaları sonucu her gün yeni bir kadın kıyımıyla uyanan bizler, KHK ile ihraç edilen sağlık emekçisi Fatma Demirel’i de iki gün önce  kaybettik. Son yıllarda artan kadın cinayetleri ve intiharların temel sebebi AKP iktidarının tekçi, gerici ve cinsiyetçi temelde oluşturmaya çalıştığı düzendir.”   ‘Şiddeti önlemek kadın dayanışmasından geçer’   Kadınlar olarak her yerde isyanlarını dile getireceklerine işaret eden Çağla, “Kadınlar her gün evde, işte, okulda, sokakta erkek ve erkek devlet şiddetine maruz kalmakta ya da şiddet tehdidi altında yaşamlarını sürdürürken, siyasal iktidar kadına yönelik şiddeti önlemek ve kadın kazanımlarını geliştirmek yerine, kadın düşmanı politikaların sürdürücüsü olmaya devam etmektedir. AKP ve MHP iktidar bloğu gerici faşist toplumsal düzenin inşası için kadınları katletmektedir. Biz kadınlar şiddete, sömürüye karşı, yaşamın özgür özneleri olma mücadelesini uzun yıllardır ve aralıksız bir biçimde sürdürüyoruz. Yaşadığımız her türlü erkek-devlet şiddetinin karşısında birlikte mücadele ederek ve birbirimizle dayanışarak kazanacağımızı biliyoruz.  Kadına yönelik şiddet münferit değil, politiktir ve bu şiddeti önlemenin en önemli yolu da kadın mücadelesinden ve kadın dayanışmasından geçer” diye konuştu.   Eylem açıklamanın ardından sona erdi.