‘Maraş katliam değil, bir pogromdur’ 2021-12-19 18:17:12     İSTANBUL - Maraş Katliamının yıl dönümünü ilişkin düzenlenen panelde konuşan akademisyen ve siyasetçi Fatma Bostan Ünsal, Maraş Katliamı’nın ilk mağdurlarının Kürt, Aleviler ve solcular olduğunu ancak sonraki mağdurlarının bütün Türkiye olduğunu belirtti. Çerkez yazar Aysel Hoşgit de "Katliamlara uğramış köyleri boşaltılmış ve sürgün edilmiş bir halkın torunlarıyız" dedi.    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, Maraş Katliamı’nın yıl dönümüne ilişkin, “Maraş Katliamı İlk Değildi Son Olmadı, Helalleşme Değil Yüzleşme” başlığıyla panel düzenledi. HDK Genel Merkezi’nde düzenlenen panelde, Barış Akademisyeni ve insan hakları savunucusu Fatma Bostan Ünsal, Çerkez aktivist ve yazar Aysel Hoşgit ve Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin konuşmacı olarak katıldı.   ‘Katliamlar sadece dün değil bugün de yapılıyor'   Demokrat Yargı Derneği Sözcüsü  yargıç Orhan Gazi Ertekin, Maraş Katliamı’nın ilk olmadığını ardından başka katliamların da yaşandığını hatırlattı. Toplumun katliamlara dair algısına değinen Orhan, “İnsanlar şu şekilde düşünüyor: ‘Geçmişte olmuştur, bizden uzaktır, bize yapılmamıştır, katliamlar hep kötü insanlar tarafından yapılmıştır’ algısı hakim. Katliamlar kötü insanlar tarafından yapılmaz. İyi insanların da olduğu, komşumuzun da olduğu hayatın içinden olan insanlar tarafından yapılıyor. Yine katliamlar, kıyımlar sadece geçmişte değil bugünde yapılıyor, bizden uzak değil içinde olduğumuz şiddet sürecidir aynı zamanda. Bu geleneksel algıyı değiştirmeliyiz. Yüzleşmek için bu şart” ifadelerini kullandı.   ‘Maraş bir katliam değil, bir pogromdur’   Katliama dair resmi verilerin doğru olmadığını dile getiren Orhan , katliam tanıklarının 700’e yakın insanın hayatını kaybettiğini söyledi. Orhan, “Hala mezarlarının nerede olduğunu bilmeyen aileler var. Hala cenazeleriyle  vedalaşmayan cenazeleriyle aileler var. Katliam mağdurları daha sonra bu katliamın failleri olarak yargılandı. Daha sonra beraat ettiler. Türkiye hukukun tipik bir örneği bu. Türkiye’de katliamla nasıl yüzleşilmezin sahneleri Maraş Katliamında gerçekleşmiştir. Maraş bir katliam değil, bir pogromdur. Yani devlet nezaretinde yapılan bir kıyımdır” şeklinde konuştu.   ‘Katliamla yüzleşilmedi’    Siyasetçi ve akademisyen Fatma Bostan Ünsal da Türkiye’de de bir "cadı avı" yapıldığını ifade ederek, bu katliamlarla hala yüzleşilmediğini aktardı. Türkiye’de yüzleşmenin sağlanacağı ortamın olmadığına dikkat çeken Fatma, “ Böyle bir ortam olmadığı için mağdurların hikayesi genel olarak toplum tarafından bilinmiyor maalesef. Ben Maraş Katliamını o yıllarda bilmiyordum. Çünkü o grubun içinde olmadığımız için ana akımda da bu şekilde de ifade edilmediği için bilmiyordum. Maraş ilk değildi son da olmadı. Sonrasında başka katliamları da gördük. Toplum olarak bunun üstesinden gelmediğimiz zaman, Türkiye halklarının zarara uğradığını görmek zorundayız” dedi.   ‘Mağdur tüm Türkiye’    Maraş Katliamı’nın ilk mağdurlarının Kürt Aleviler, solcular fakat daha sonraki mağdurlarının bütün Türkiye olduğunu aktaran Fatma, “Hesap vermek istemeyen bir yönetici grup var ve bunlarda demokratik seçimlerle gelmiyorlar. Siyaset zayıfladığı zaman bu tür katliamlarda rol alarak iktidarlarını devam ettiriyorlar. Maraş Katliamı’nda gerçekleri bozarak bir grup buradan çıkar elde etmiştir. Yönetimini ve zulmünü devam ettirmiştir” ifadelerini kullandı.   ‘Türkiye açısından utanç verici’    Maraş Katliamı'nın Türkiye açısından utanç verici olduğunu belirten Fatma, “Hem utanç verici ve hem de üzüntü verici. Bizzat yer alarak, sessiz kalarak ve bütün Türkiye içinde bu konuda o acıyı paylaşmayarak da aslında yine provakason amaca ulaşmıştır. Nedense provakasyonlar hep yapılıyor ama amacına da hep ulaşıyor. Bu provakasyonları amacına ulaşmamasını sağlayacak tek şey; farklı olan grupların acıları paylaşmasını ve mağdur olanlara karşı en iyi ihtimalle seyirci kalmış olanların utancını ifade etmesi lazım. Şeffaf ve hesap verebilir bir siyaseti inşa etmeyi çözüm yolu olarak buluyorum” diye belirtti.   ‘Aralık ayında yaşamak zor’   Çerkez aktivist ve yazar Aysel Hoşgit, Türkiye ve dünya tarihinin kanlı, katliam ve işkencelerle dolu olduğunun altını çizdi. 2000’li yıllarda cezaevlerine dönük katliamın, Roboski’nin, Erdal Eren’in idam edilmesi ve Maraş Katliamı’nın Aralık ayında gerçekleştiğini anımsatan Aysel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aralık ayı bizim için karanlık ayı olmuştur. Maraş katliamı bizim için bir travmadır. Farklı inançtan, ötekileştirilen halka yapıldı. Çok irkildiğimi hatırlıyorum. Aralık ayında yaşamak zor. İç bunaltısıyla giriyoruz bu aya. Katliamlara uğramış köyleri boşaltılmış ve sürgün edilmiş bir halkın torunlarıyız. Karadeniz en çok bize karadır. Çünkü ölülerimizi Karadeniz’e atmak zorunda kaldık. Bizim büyüklerimiz balık yemezdi. Çünkü Karadeniz’e ölülerini attılar. Ve balıkların ölülerini yediklerini düşünüyorlar. Biz bu katliamlarla hep bir empati kuruyoruz. Katliamlar soykırımlar olmasın. Tek tipleştirme politikaları ile bizi de birbirimize düşman, anlamayan bir anlayış empoze ediliyor. Bundan kurtulmanın tek yolu birbirimizi anlamak empati kurmak ve araştırmaktan geçiyor."   Konuşmaların ardından lokmalar pay edildi. Lokmaların pay edilmesi ardından panel soru-cevap bölümünün ardından son buldu.