ÖSO’ya teslim edilen Kürt mültecilerin annelerinden duyarlılık çağırısı 2021-12-27 09:04:02     Rabia Önver   VAN - Çocukları 128 gündür ÖSO’nun elinde olan anneler, yaptıkları tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını belirterek, duyarlılık çağrısı yaptı.    İran’ın Kirmanşah eyaletine bağlı Pave kentinden yasal yollarla Türkiye’ye geldikten sonra, 22 Ağustos'ta İstanbul’da gözaltına alınarak Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) teslim edilen 9 Kürt mülteci, 128 gündür esir tutuluyor. Halen esir tutulan Mobin Veledbeygi, Mesud Hayderî, Bahman Shadruvan, Siyaveş Paksereşt, Afşar Rustemî, Bahmen Şadravan, Hidayet Ruxzadî, Said Ahmedî ve Fardin Dervişpur’un ailelerinin yaptığı tüm girişimler ise sonuçsuz kalıyor. Kısa bir süre önce Tahran’ın Türk Büyükelçiliği önünde eylem yapan anneler, hiçbir yetkili ile görüştürülmedi. Aileler sadece taleplerini yazılı olarak elçiliğe iletebildi.    Esir alınan kişilerin nerede tutuldukları konusunda bir bilgi edinemezken, aileler çocuklarının serbest bırakılmasını istiyor.    Hakların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilli Ömer Faruk Gergerlioğlu 15 Aralık’ta 124 gün önce Türkiye’nin ÖSO’ya teslim ettiği 9 Kürt mültecinin durumuna ilişkin Meclis başkanlığına soru önergesi verdi.   ‘Dağ dağ gezip çocuğumu arıyorum’   Afşar Rustemi’nin annesi Pervana Elîzade (63), çocuklarının ne yaşadıkları konusunda hiçbir bilgilerinin olmadığını söyleyerek, yaşamlarından kaygı duyduklarını anlattı. Pervana, “Buradaki aileler olarak aylardır çocuklarımızdan haber bekliyoruz. Esir tutulan bir kişinin anne ve babasının gözleri görmüyor. Herkes bir acı içerisinde çocuklarını bekliyor. ÖSO’nin askerleri Esad’ın elinde olduğu için bizim çocuklarımıza karşılık askerlerinin serbest bırakılmasını istiyorlar. Birçok kişi bize çocuklarımızın serbest bırakılacağını söyledi ama kimse sözünde durmadı. Ben bir anneyim ve canım çok acıyor. Evde tek başıma yaşıyorum ve kimsem yok. Ben dağ dağ çocuğumu bulmak için geziyorum. Eşim 16 yıl önce vefat etti ve ben kendi emeklerimle çocuklarımı büyüttüm. Ben onlara hem anne hem baba oldum. Ama bugün çocuğumu elimden aldılar” dedi.    ‘Kimse bizi muhatap almıyor’    İran’ın Türkiye Büyükelçiliği’ne başvuru yaptıklarını ancak hiçbir sonuç elde edemediklerini ifade eden Pervana, “İki gün boyunca aileler olarak orada nöbet tuttuk ama kimse bizimle görüşmedi. Ne yaptıksa da yetkili kimse ile görüşemedik. Benim tek isteğim; insan hakları kurumları ve gazeteciler başta olmak üzere herkesin yardım etmesi, çocuklarımızın sağ salim bize getirmesidir” diye konuştu.   ‘Evimizde yas havası var’   Siyaveş Paksereşt’in annesi Nûkre Golamî (67), çocuğundan 4 aydır haber alamadığını belirterek, duruma tepki gösterdi. Tutuklananların Azez’de bulunan bir cezaevinde tutulduğunu düşündüklerini söyleyen Nûkre, ancak şu an nerede ve nasıl oldukları konusunda bir bilgilerinin olmadığını anlattı. Nûkre, şöyle devam etti: “Yaptığımız tüm girişimler şuana kadar sonuçsuz kaldı. Çocuklarımız kaybolduğu günden beridir evimizde bir yas havası var. Ne yemek yiyebiliyoruz ne de uyuyabiliyoruz. Biz anneyiz ve çocuklarımızı özlüyoruz. Çocuklarımız günahsız bir şekilde tutuklandılar. Tek istediğimiz çocuklarımızın sağlam bir şekilde evlerine dönmesidir.”