'Hasta tutsaklar için yapılması gereken ses çıkarmaktır!' 2022-01-02 09:43:00     Sema Çağlak   DİYARBAKIR - Cezaevlerine ve tutsaklara dönük baskılara dikkat çeken kadınlar, tutsakların durumu karşısında daha güçlü ses çıkarılması gerektiği çağrısında bulundu.   PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit devam ederken bu sistem, Türkiye ve bölge cezaevlerine hak ihlalleri, işkence, ölüm olarak yansıyor. Son bir ayda 5’i ağır hasta olmak üzere 7 cenaze cezaevlerinden çıktı. Yetkililerin bu ölümlere karşı sessizliği sürerken, aileler “Adalet Nöbetleri” ile seslerini duyurmaya çalışıyor. Cezaevlerinde yaşananlara dair ajansımıza konuşan kadınlar, tutsaklara yönelik baskı ve zulmün son bulması çağrısı yaptı.   ‘Tutsaklar için güçlü ses çıkarılmalı’   İrem Aras, Kürtlerin barış istedikleri için yargılanıp cezalandırıldıklarını söyleyerek, “Tutsakların durumu bizleri derinden etkiliyor. Mücadelemiz ve isteğimiz sadece kalıcı barıştır. Ancak bizler güç ve mücadelemizi birleştirir ve güçlü bir ses çıkarırsak bu zulmü sonlandırabiliriz. Sadece tutsak yakınları değil kadınlar ve gençlerin de seslerini çıkarması gerekiyor. Kürtler eğer el ele verirse ve bu zulme karşı mücadeleci bir duruş sergilerse düşman asla kazanamayacaktır” şeklinde konuştu.   ‘Hasta tutsaklar derhal tedavi edilmeli’   Kıymet Ilıman da Türkiye’de adalet ve hukukun doğru işletilmediğine işaret ederek, toplumun artık adalet arayışında olduğunun altını çizdi. Kıymet, “Hasta tutsaklar derhal tedavi edilmeliler. Tutsak ailesi değilim ama tüm tutsaklar çocuklarım gibidir. Herkesin hasta tutsaklar için ses çıkarması gerekiyor. Bugüne kadar zulüm yapıldı. Bu yüzden bu zulme karşı güçlü bir başkaldırı gerekiyor” dedi.   ‘Cezaevlerinden cenazelerin çıkmasını istemiyoruz’   Cezaevlerinden artık cenazelerin çıkmasına tahammüllerinin kalmadığını belirten Şemsihan Aslan da şunları söyledi: “Kürtler üzerinde bugüne kadar zulüm ve baskı bitmek bilmedi. Bu yüzden de buna karşı Kürtlerin payına direniş ve mücadele düştü. Kürtlerin bastırılması için birçok yol yöntem hayata geçiriliyor. Tecrit de bunlardan biri. Bizler çok zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu sürece bizlerin güçlü bir yanıt olması gerekiyor. Zindanlardaki durumu kabul etmemeliyiz. Yetkililer durumdan haberdarlar ama sağır ve dilsizi oynuyorlar. Hasta tutsakların durumu ortada. Zaten raporlarda da her şey görünüyor fakat onlar raporları kendi çıkarlarına göre kullanıyorlar. Bu devlete vicdan lazım. Tutsak ailelerinin yüreği yanıyor.”