İHD: Van’da son 3 yılda 160 mülteci yaşamını yitirdi 2022-01-04 14:01:27     VAN - İHD Van Şubesi, kentte son üç yılda göç yolunda 160 mültecinin yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, başta insan hakları savunucuları olmak üzere tüm toplumu, mültecilere karşı sorumluluklarını yerine getirmesi için çağrıda bulundu.    İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi ve Serhat Göç ve Araştırma Derneği, Van-İran sınırında mültecilerin yaşamını yitirmesine ilişkin İHD Van Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, İHD ve Serhat Göç ve Araştırma Derneği yöneticileri katıldı. Açıklamayı İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Hamdi Bayhan okudu.    Sınırda yaşanan mülteci ölümlerinin engellenmesinin tüm devletlerin pozitif yükümlülüğünün ihlali olduğuna dikkat çekilen açıklamada, iktidarın çatışmaları sonucu yaratılan savaş, çatışma ve derin yoksulluğun mağdurlarının mülteciler ve göçmenler olduğu vurgulandı. Açıklamada, Ortadoğu’da bitmek bilmeyen savaşların sonucu milyonlarca insanın yurdunu terk etmek zorunda kaldığı ifade edildi.    Son 3 yılda 60 mülteci yaşamını yitirdi   Mültecilerin çıktığı yolun ölüm yoluna dönüştüğüne işaret edilen açıklamada, yılın ilk gününde "çocukları üşümesin" diye çoraplarını çocuklarının ellerine eldiven yapan bir annenin hayatını kaybettiği paylaşıldı. Yaşanan her ölümün coğrafyalarındaki acıyı daha da büyüttüğü kaydedilen açıklamada, İHD olarak son üç yılda yapılan saha araştırması sonucu hazırlanan rapora göre, donarak yaşamını yitirenlerin sayısı 49, Van Gölü'nde boğularak yaşamını yitirenlerin sayısı 68, trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısı 42, ateşli silah sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 1 olmak üzere toplam 160 mültecinin yaşamını yitirdiği belirtildi.    Öneri ve talepler sıralandı   Açıklamada, öneri ve talepler ise şu şekilde sıralandı:    "*Avrupa ile imzalanmış olan Geri Kabul Anlaşması derhal feshedilmeli, mültecilerin Avrupa ile pazarlık aracı olarak kullanılmasına son verilmelidir.    *Mültecilere insani yaşam koşulları sağlanmalı, eğitim, sağlık, barınma, beslenme, iş gibi temel ihtiyaçları karşılanma, mültecilere yönelik ayrımcılık ve nefret saldırıları önlenmelidir.   *6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nda bulunan 'Geri iade yasağı' mutlak uygulanmalı, ihlal eden kişilerle ilgili cezai ve idari işlemler ivedilikle başlatılmalıdır.   *Geri gönderme merkezleri temel hak ve hürriyetlerin esas alındığı yaşam alanlarına dönüştürülmelidir.   *Van-İran sınırında yapılan modüler duvarın yapımı durdurulmalıdır. Bu daha büyük mülteci-göçmen dramlarına yol açacağı gibi daha büyük ve kapsamlı insan kaçakçılığı yapan komplike yapıların ortaya çıkmasına neden olacaktır.   *1951 Cenevre Sözleşmesine konulan coğrafi çekince kaldırılmalı, insan hakları ve uluslararası hukuka uygun bir iltica mevzuatı hazırlanarak, Türkiye’de bulunan mültecilere, mültecilik hukuki statüsü verilmelidir.     *Avrupa Birliği yaptığı anlaşma ve uygulamalar ile yaşama ve iltica hakkını askıya alarak,  İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini inkâr etmiştir. Avrupa ve dünya devletleri sınırlarını mültecilere açmalı, mültecilerin serbest dolaşım ve yerleşim hakkı kabul edilmelidir.”