Katledilen Süreyya’nın kardeşi: Fail her şeyi planlamıştı 2022-01-08 09:04:54   Şehriban Aslan   DİYARBAKIR - 2021 Ocak ayında evli olduğu Süreyya Büyük’ü katleden fail Mehmet Büyük, olay yerinde bulunan Süreyya’nın kardeşi Fatma Sever’i de ağır yaraladı. Bir yıla yakındır tedavi gören Fatma, failin kendisini ve Süreyya’yı katletmek için her şeyi planladığını söyledi.   Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesi Hantepe Mahallesi'nde 28 Ocak’ta Mehmet Büyük, evli olduğu Süreyya Büyük’ü katletti, Süreyya’nın olay yerinde olan kız kardeşi Fatma Sever’i katletme girişiminde bulunarak ağır yaraladı. Daha sonra olay yerinden kaçan fail Mehmet Büyük, 8 günün sonunda Yenişehir ilçesine bağlı Güzel Mahallesi’nde jandarma tarafından gözaltına alındı. Jandarmada alınan ifadesinin ardından adliyeye götürülen fail, savcılık ifadesi sonrası sevk edildiği mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.   28 Ocak’tan itibaren 40 gün boyunca yoğun bakımda kalan ve yaklaşık 9 ay boyunca da Ankara’da tedavi gören Fatma, bu süre içerisinde yaşadıklarını anlattı.   ‘Telefon kullanmasına dahi izin vermiyordu’   Fatma, Süreyya’nın ve çocuklarının fail Mehmet Büyük’ten sistematik şiddet ve işkence gördüğünü belirterek failin Süreyya’nın telefon kullanmasına dahi izin vermediğini söyledi. Fatma, ayrıca failin Süreyya’nın evlerine gitmesine de izin vermediğini kaydederek, son yaşadığı olaydan sonra Süreyya ve kızının kadın sığınma evine gittiğini ifade etti. Fatma, failin Süreyya ve kızına şiddet uyguladığını söyleyerek, “Şiddet gören kardeşim durumu jandarmaya bildirmesi üzerine jandarma gelip onu ve kızını götürmüş. Sonrasında kadın sığınma evine yerleştirmişler. 20 güne yakın kadın sığınma evinde kalmışlar. Süreyya sığınma evindeyken beni aradı ama bana bir şey demedi. Ben halini hatırını ve bir sorun olup olmadığını sorunca bir şey olmadığını ve etrafında sığınma evinin görevlileri olduğundan rahat konuşamadığını söyledi” dedi.   ‘Süreyya’nın yüzünde korku vardı’   Süreyya’nın kadın sığınma evinde olduğunu öğrendikten sonra Süreyya’yı aradığını söyleyen Fatma, “Ona annenin evine gelmesini söyledim. Süreyya’ya sahipsiz olmadığını ve her koşulda arkasında olan bir ailesinin olduğunu belirttim. Sonrasında Süreyya ve kızını anneme getirttim. Ben de Adana’da yaşıyordum, oradan geldim. Annem Süreyya’nın eve gelince çok korkmuş bir yüz ifadesinin olduğunu söyledi. Sonrasında araya büyükler girdi barıştırdılar. Süreyya köydeki evde kalmak istemediğini merkezde bulunan evlerine taşınmak istediğini söyleyince bizler de gidip evi temizledik. Köydeki evlerine gidilmesi gerekiyordu eşyalarını toplamak için. Sonra katil Süreyya’yı aradı ve benim de köye gelmemi istemiş. Bunu duyunca ben gitmek istemediğimi söyledim. Süreyya da ben gitmeyince köyde bulunan imamın eşini kendisiyle gitmesi için aradı ama telefondan yana sorun çıktı telefon açılmadı. Onu yalnız göndermemek için de ben gittim. Hatta ona, ‘ben daha ölmedim seni yalnız gönderir miyim’ dedim. Demek ki ölüme gidiyormuşuz da haberimiz yokmuş” şeklinde konuştu.   ‘Her şeyi planlamıştı’   Fatma, failin öncesinden her şeyi planladığını dile getirerek, şunları aktardı: “Benim gitmemi özellikle istedi. Köyde düğün vardı ve düğün sesinden duyulmayacağını düşünerek planlarını buna göre yaptı. Aslında evi temizlediğimizde failin aynı gün köydeki eve gidip eşyaları toplamamızda ısrar etmesinden anlamalıydık. Bizi aldı köye götürdü. Ben ve Süreyya odada eşyaları toplamaya kalktık. Fail dışarı çıktı telefonda biriyle tartıştığını duydum. Sonrasında içeri girip birkaç işle ilgilendi. En son da fail Süreyya’yı yaraladı, bana da yöneldi Süreyya yaralı haliyle beni korumak için ayağa kalkmaya çalışıyordu. O esnada kurşun yüzüme denk geldi ve o tarifi olmayan ağrıyı yüzümde hissettim. Süreyya zaten hemen orda yaşamını yitiriyor. Sonrasını ise hatırlamıyorum.   8 ayda 6 ameliyat   Kırk gün boyunca yoğun bakımda kaldım. Bir yıla yakındır da tedavimin devamını Ankara’da yaptım. Zaten görüntüden anlaşıldığı gibi yüzüm ve gözlerim protez, damağım yok, dişlerimde eğrilme olduğu için bir şey yiyemiyorum.  Koku alamıyorum, göremiyorum. Kolumda saçmalar kalmış sinire denk geldiği için çıkaramadılar. Yani 8 ayda altı ameliyat geçirdim. Artık neyi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Tüm bunlara rağmen doktorlar bana yüzde 98 engelli rapor verdi. Oysaki hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum. Hastane masraflarına neredeyse bir servet ödedik ama bana yüzde yüz rapor vermediler. Yani doktorlar kardeşimi katleden ve beni katletmeye çalışan faile akli dengesi yerinde değil diye rapor verebiliyor ama benim ortada olan durumuma yüzde 98 engelli raporu veriyor.   Kadınların sesimi duyacağını biliyorum   Bize bunu yapan failin cezaevinde kalıp çıkmasını istemiyorum. Hakimler ve savcılar faili içeride bir süre tutup sonra bırakmasınlar. Ben şu an bizim için adalet isterken o kadar umutsuzca istiyorum ki çünkü yetkililerin bir şey yapmayacağını çok iyi biliyorum. Bu ülkede zulüm gören kadınlar oluyor ama cezalandırılan yine kadın oluyor. Erkekler kadınları katlettikleri gibi zaten namus kılıfı uydurup işin içinden kendilerini kurtarıyorlar. Burada yapılması gereken tek şey kadınların birlik olup birbirimize destek olmasıdır. Ben kadınların beni ve ailemi yalnız bırakmayacaklarını biliyorum ve sesimi duyacaklarını da biliyorum.   Ayrıca şunu da eklemek istiyorum. Failin kullandığı iki hat var ama jandarmalar sadece bir tanesini aldılar diğerini de alsınlar çünkü diğer hattıyla ne yaptığını ne ettiğini kimse bilmiyor.”   ‘Ablamın yaşamı elinden alındı’   Son olarak konuşan Fatma’nın kardeşi Cengiz Aslan, bir yıla yakındır tüm tedavi süreçlerinde ablasının yanında olduğunu belirterek, “Ablamın ne tür acılar çektiğini gördüm. Elimizden geldiğince masraflarını karşılamaya ve tedavisini yarım bırakmamaya çalıştık. Ablamın gözleri görmüyor, yemek yiyemiyor. Çok fazla hareket edemiyor. Ablamın yaşamı elinden alındı. Elimizden geleni yapmaya hazırız. Gücümüzün yettiği yere kadar yaptık. Ablamın ne durumuna düştüğü zaten gözler önünde onun için devletin bu adamı en ağır cezayla cezalandırılmasını istiyorum” çağrısında bulundu.