TGS’den ILO 190 Sözleşmesi'nin tanınması için imza kampanyası 2022-01-10 11:34:14   HABER MERKEZİ - TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu ILO 190 Sözleşmesi’nin tanınması için imza kampanyası başlattı.    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet olmak üzere her türlü şiddet ve tacizi ortadan kaldırmayı hedefleyen ILO 190 Sözleşmesi'nin tanınması için “ILO 190 Sözleşmesi’ni tanıyın, çalışma yaşamında şiddet ve cinsel taciz son bulsun!” başlığıyla imza kampanyası başlattı.    İmza kampanyasına dair yapılan açıklamada “Bizler, kadın ve LGBTİ+ gazeteciler olarak, Çalışan Gazeteciler Günü’nde iktidara ve tüm sendikalara, kadın emekçiler adına sesleniyoruz. Çalışma hayatında şiddeti bitirmek için samimi bir adım atın ve ILO’nun 190 No’lu Sözleşmesini tanıyın” denildi.    Ayrımcılık işyerlerinde eşitliği engelliyor    Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 21 Haziran 2019’da uygulamaya konan sözleşmenin çalışma hayatından şiddetin her türünü silmeyi amaçladığına dikkat çekilen açıklamada, “ Çünkü işyerleri toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığa uğrayan kadınlar ve LGBTİ+lar için hiç güvenli değil. Evlerimizde, sokakta olmadığımız gibi çalıştığımız yerlerde de güvende değiliz.Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu olarak, yaptığımız son anket çalışmasına göre gazeteci kadınların yarısı, iş hayatında cinsiyeti nedeniyle en az bir kere şiddete maruz kalıyor. Şiddetin faili kimi zaman yönetici, kimi zaman çalışma arkadaşı, kimi zaman sosyal medya kullanıcısı, kimi zaman polis. Öte yandan, araştırmalara göre gazeteci LGBTİ+lar işyerlerinde kimlikleriyle var olamıyor, kimliklerini saklamaya zorlanıyor, ayrımcılık işyerlerinde eşitliği engelliyor” ifadeleri kullanıldı.    Gelin birlikte mücadele edelim    ILO 190 Sözleşmesi’nin yayımlanmasından bu yana yaklaşık üç yıl geçtiğini ancak Türkiye’nin hâlâ bu sözleşmeye taraf olmak üzere bir adım atmadığına işaret edilen açıklamada şöyle denildi: “Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar sendika dışında iş yeri şiddeti, toplu iş sözleşmesi maddelerine, sendikaların temel metinlerine yansıtılmadı. Sadece meslektaşlarımız adına değil, hayat kurtarmaya çalışırken hayatları tehlikeye giren sağlık emekçileri, fazla mesai ve tacizle yıldırılmak istenen tekstil işçileri, ekonomik şiddete maruz bırakılan tarım işçileri, psikolojik şiddet gören beyaz yakalı çalışanlar adına da isyan ediyoruz. Çünkü toplumsal cinsiyete dayalı şiddet meslek, statü, sınıf ayırmıyor. Talebimiz, Türkiye’nin bu sözleşmeye taraf olması, başta kendi sendikamız olmak üzere tüm sendikaların, ILO 190’ın yüklediği sorumlulukları toplu iş sözleşmelerine yansıtmasıdır. Çağrımız başta meslektaşlarımız tüm kadın ve LGBTİ+ emekçilere… Gelin, çalışma hayatında şiddeti bitirmek için birlikte mücadele edelim.”