‘Deniz’in katledilmesiyle toplumsal barış hedeflendi’ 2022-01-22 10:44:55   MUĞLA - Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer’in yargılandığı davanın 2’nci duruşması 24 Ocak’ta görülecek. Duruşmaya katılım çağrısı yapan kadınlar, Deniz’in katledilmesiyle toplumsal barışın hedeflendiğini vurguladı.   Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütüne yönelik saldırıda Deniz Poyraz’ı katleden Onur Gencer hakkında görülecek davanın 2’nci duruşması 24 Ocak’ta Baraklı Adliyesinde saat 09.00’da görülecek. Farklı çevrelerden kadınlar katliamın toplumsal barışa yönelik bir saldırı olduğunu söyleyerek davanın takip edilmesi için çağrıda bulundu.   ‘Toplumsal barış meselesi’   Failin duruşmadaki rahat tavırlarının arkasında bir gücün olduğunun göstergesi olduğunu söyleyen, HDP Bodrum İlçe Eşbaşkanı Zuhal Macit davada devletin katili koruduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti. Memleket meselesi olan herkesin davayı takip etmesi gerektiğini kaydeden Zuhal “Önceki duruşma içinde buradaki kadın örgütleriyle müdahil olmaları yönünde görüşmüştük. Çünkü bu mesele bir toplumsal barış meselesidir. Biz bu ülkede iktidarın karşısında bütün HDP nezdinde bütün ötekilerin, emekçilerin, kadınların o davada olmasını, izlemesini istiyoruz” diye belirtti.   ‘Arkasında devlet olan bir organizasyon’   Polisin gözleri önünde işlenen katliamın aynı zamanda bir kadın katliamı olduğunu belirten Zuhal, “Bu işin içinde devlet yoksa zaten böyle bir sistem izlenmez. Mutlaka bu işlerin arkasında bizlere demokratlara yönelmiş organize bir oluşum vardır. Aslında Deniz Poyraz cinayetinden bir süre sonra Marmaris İlçe örgütüne bir saldırıda bulunuldu, yetmedi bir kez daha saldırdılar. Sonra İstanbul’da Bahçelievler İlçe örgütüne saldırdılar. Demokratik bir ortamı sağlayan yegâne parti HDP’dir ve HDP ile beraber yol alan Türkiye’nin demokrasi güçleridir. Milliyetçilikle ve dindarlıkla birleşmiş ciddi faşist bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu sistemi değiştirebilecek güce sahip olan HDP’yi susturmak ve HDP nezdinde Kürt halkına karşı bir şiddet politikası uygulayarak bizleri susturmak istiyorlar. Bu şiddet tarzını çok uzun yıllar görsek de mücadeleden vazgeçmiyoruz” şeklinde konuştu.   ‘Bu ülkede insanlar gerçekleri de görüyor’   Zuhal son olarak HDP’nin demokratik ittifak çağrısının iktidarda korku yarattığını söyleyerek, “Bizi şiddetle susturacaklarını sanıyorlar. Ama bu ülkede insanlar gerçekleri de görüyor” sözlerini kullandı.   ‘Toplumsal barışı kadınlar sağlayacak’   İlk duruşmaya katılamadıklarını ancak 24 Ocaktaki duruşmaya katılacaklarını belirten CHP Bordum İlçe Kadın Kolları Başkanı Ümit Özdoğan davanın toplumsal barış açısından önemli olduğunu belirtti. Ümit, “Biz insanların hiçbir şekilde ayrıştırılmadığı kardeşçe yaşadığı, hakkın, hukukun, adaletin yerini bulduğu bir düzende yaşamak istiyoruz. Adil düzen elbet bir gün kurulacak barış kardeşlik ülkemize gelecek. Bunu da biz kadınların başaracağına inanıyorum. Kadınlar birlik olursa bu düzeni hep birlikte değiştireceğiz” diye vurguladı.   ‘Faşizme karşı omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz’   Deniz Poyrazı katledenlerle Hrant Dink’i katledenlerin aynı kişiler olduğunu söyleyen Emek Partisi Muğla İl Sekreteri Zehra Sormageç, “Bu sadece Deniz’e yapılan bir saldırı değil, barış demokrasi güçlerinin yok edilmesi, geri püskürtülmesi, savaş ortamının kışkırtılması için yapılan sürekli bir saldırı halidir. Faşizme karşı hep birlikte omuz omuza mücadele etmeye devam edeceğiz” diye ifade etti.   ‘Adalete güvenebilmemiz gerekir’   Anayasa değişikliğine ilişkin referandumun yapıldığı 2017’de kurulan Yurttaş İnisiyatifinin bütün farklı parti ve etnik gruptan yurttaşları demokrasi ve adalet ortak paydasında buluşturmayı hedeflediğini ifade eden İnisiyatiften Zeynep Akıncı, “Deniz Poyraz katliamı tüm diğer cinayetler gibi kabul edilir değil. Sırf HDP’li olduğu için öldürüldü ve bir kadın olduğu için de alınan bilgilere göre işkence dilerek öldürüldü. Kabul edilir gibi değil. Adaletin yerini bulmayacak endişesi taşıyor olmamız da çok vahim. Bunu hepimiz taşıyoruz. Bunun siyasi görüşle ilgisi yok, HDP’li değilim. Bir insan olarak kabul edilir yanı yok. Polisin tavrını gördükten sonra adalete olan güven de olamaz. Herkesin işini adil bir şekilde yapması gerekir. Tarafgir olmadan öfke ve kin nefret duygularından ülkemizin kurtulabilmesi, hepimizin barış için yan yana kardeşçe yaşayabilmesi için elinden geleni yapması lazım” dedi.   ‘Kabul edilemeyecek bir duyarsızlık var’   25 yıllık meslek hayatı boyunca birçok katliama tanık olduğunu, bu tür katliamların toplumun sahiplenmesiyle sona erebileceğini ifade eden Gazeteci-Yazar Zeynep Atikkan Denin de davanın da önemli olduğunu dile getirerek, “Gencecik bir insanın katledilmesine duyarsız kalırsak bu ülkede barış içinde yaşamamız mümkün değil. Çok daha önceden bunları söylemek gerekirdi ama nedense kabul edilemeyecek bir duyarsızlık var. Ama artık o noktayı geçtik. Çocuklarımız torunlarımız böyle bir ortamda yaşamayı hak etmiyor. Bunda herkesin sorumluluğu olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.   ‘Barışçıl bir ortam yaşanması istenmediği anlamına geliyor’   Katliamın bunu yapan çevrelerce iyice hesaplandığını ve birlikte yaşam kültürü ve barışçıl bir ortamın istenmediği anlamına geldiğini söyleyen Zeynep, “Terörize etmek, sindirmek bunu istemiyoruz demek içindi. Kutuplaştırarak sevgisizliğin tohumlarını atarak yaşanmalı mesajı veriliyor bu son derece acı veren bir şey” diye ifade etti.