HADEP yöneticileri 21 yıldır kayıp: Kemiklerini istiyoruz 2022-01-24 12:43:50     Rojda Aydın   ŞIRNAK - HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe Yöneticisi Ebubekir Deniz'in gözaltında kaybedilişinin üzerinden 21 yıl geçti. Kaybedilenlerin aileleri, yakınlarının kemikleri bulunana kadar umutlarını yitirmeyeceklerini ve arayışlarını sürdüreceklerini belirtti.   Şırnak'ın Silopi ilçesinde 25 Ocak 2001’de çağrıldıkları İlçe Jandarma Komutanlığı'na gittikten sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve İlçe Yöneticisi Ebubekir Deniz'in kaybedilişinin üzerinden 21 yıl geçti. Olayın üzerinden geçen zamana rağmen aileler halen yakınlarının akıbetini soruyor. Yıllardır yakınlarını arayan aileler, dönemin Şırnak Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz'ü olayın sorumlusu olarak görüyor.   Soruşturma takipsizlikle sonuçlandı   Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'den bir daha haber alamayan ailelerin suç duyurusunda bulunmaları üzerine Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı, Şırnak Alay Komutanlığı'nda görevli 47 asker hakkında soruşturma başlattı. Serdar ve Ebubekir’in kaybedilişlerinden sorumlu olarak görülen dönemin Şırnak Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz ile Silopi İlçe Jandarma Komutanı Süleyman Can'ın isimlerinin yer almadığı soruşturma kısa bir süre sonra takipsizlikle sonuçlandı.   AİHM Türkiye’yi mâhkum etti   Daha sonra Diyarbakır ve Malatya Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ne (DGM) aileler tarafından yapılan başvurular da sonuçsuz kaldı. İç hukuk yollarının kapanmasının ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşınan olay ile ilgili Türkiye, Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz'in kaybedilişleri ile ilgili 172 bin Euro tazminat ödemeye mahkum edildi. AİHM'in verdiği bu kararının arkasında ailelerin girişimleriyle başlatılan soruşturmalar sonuçsuz kaldı.   Kemikler eşleşmedi   2 Ocak 2014 tarihinde Dargeçit Belediye Mezarlığı'nda yapılan bir kazıda battaniyeye sarılı bir kişiye ait kemiklere rastlandı. Bulunan kemiklerin kime ait olduğunun tespiti için her iki aileden de DNA örnekleri alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun yaptığı incelemeler sonucu kemiklerin her iki aileye ait olmadığıyla sonuçlandı.   Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in aileleri, kemiklerini bulana kadar umutlarını yitirmeyeceklerini ve failler cezalandırılana kadar mücadele edeceklerini belirtti.   ‘21 yıldır gözümüz yollarda’   Ebubekir Deniz’in eşi Divan Deniz, kaybedilişlerinin üzerinden 21 yıl geçtiğini hatırlatarak, arada geçen zamana rağmen hiçbir şeyin değişmediğini vurguladı. Divan, “Eşim kaybolduğunda çocuklarım küçüktü. Hala da bana ‘neden herkesin bir mezarı var, bizim mezarımız yok’ diye soruyorlar. Dargeçit’te bir mezar bulundu ve bunun üzerine biz de kan vermeye gittik ama birkaç ay sonra cenazenin bize ait olmadığı söylendi. Cenazemizi bulmak için başvurmadığımız bir yer kalmadı ama yaptığımız başvuruların hepsi sonuçsuz kaldı. Bir an önce cenazemizi vermelerini istiyoruz. Bir mezarımızın olmasını istiyoruz. Her Perşembe akşamı aileler, yakınlarının mezarını ziyarete gidiyorlar. Keşke bizimde bir mezarımız olsaydı ve bizde mezarımızı ziyarete gitseydik. Onun kemiklerini bulduğumuzda ve bir mezarı olduğunda birazcık da olsa rahatlayacağız. 21 yıldır bir umutla kemiklerimize ulaşacağız diye gözümüz yollarda” dedi.   ‘Yüzyılda geçse umudumuzu kaybetmeyeceğiz’   Divan, “Tüm Botan halkı nasıl kaybedildiklerini biliyor” diyerek, olayın açık bir şekilde ortada olduğunu belirtti. Divan, “Herkes de iyi biliyor ki onlar emniyete ifade vermeye gittiler. O günden 5 gün sonra bize emniyete geldiklerini ve ifade verdiklerini söylediler. O günden sonra onlardan hiçbir haber alamadık. Oğlum daha bebekken babası kaybedildi. Her gün babasını soruyor ama ona hiçbir cevap veremiyorum. Onların kemiklerini bulana kadar umutlarımızı yitirmeyeceğiz. Kemiklerimizi bulana kadar mücadelemizi ve arayışımızı sürdüreceğiz. Yüzyılda geçse umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Eşim gibi birçok kişi bu şekilde kaybedildi” şeklinde konuştu.     ‘Bir parça kemiğimiz kalmışsa da bize versinler’   21 yıldır hayatlarında acıdan başka bir şeyin olmadığını söyleyen Divan, son olarak şunları söyledi: “Her gün bu acıyı çekiyoruz. Bir gün iyi bir haber gelecek diye gözümüz her gün yollarda. Bugüne kadar birçok mezar ve kuyu kazıldı. Ama hiçbirinde cenazemiz bulunmadı, başka cenazeler ortaya çıktı. Birçok toplu mezarda ‘bizimdir’ diye ağladık ama bugüne kadar hiçbir gelişme yaşanmadı. Dargeçit’te ortaya çıkan bir mezarlıkta bir cenaze yakılmış ve battaniyeye sarılı şekilde gömülmüştü. İnsan bir cenazeden korkar mı? Onlar kemiklerimizden korkuyorlar. Bayramlar bizim için kara geçiyor. Her günümüz acı içinde geçiyor. Biz sonuna kadar bu davaya sahip çıkacağız. Kemiklerimizi bulana kadar arayışımızı sürdüreceğiz. Bir parça kemiğimiz kalmışsa da bize versinler.”   ’21 yıldır arayışımızı sürdürüyoruz’   Serdar Tanış’ın annesi Rabia Tanış ise 21 yıldır aralıksız bir şekilde kemiklerini aradıklarını ve hiçbir bilgi alamadıklarını söyleyerek, her gününün acı içerisinde geçtiğini ifade etti. Sonuna kadar arayışlarına devam edeceklerine dikkat çeken Rabia, “ O süreçte biz Cizre’de kalıyorduk. Oğlum Serdar Silopi’de kalıyordu. Polis olduklarını ve ifade için emniyete gelmeleri gerektiğini söyleyen bazı kişiler arabaya binmelerini istemişler. Onlar arabaya binmeyerek, 25 Ocak günü emniyete ifade vermeye gittiler. O günden bu yana kendilerinden bir haber alamadık.  Emniyete sorduk ancak gelmediklerini söylediler. Aradan 5 gün geçtikten sonra, ifade vermeye geldiklerini ve gittiklerini söylediler. O günden sonra kendilerinden bir haber alamadık. Onların hiçbir izine rastlamadık” diye ifade etti.   ‘21 yıl geçti ama acımız hala taze’   Cenazelerini bulmak için birçok yere başvuruda bulunduklarına ve başvurularının sonuçsuz kaldığına dikkat çeken Rabia,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Olaydan birkaç yıl sonra bize Dargeçit’te bir cenazenin bulunduğu söylendi. Kan verdik ve birkaç ay sonra cenazenin bize ait olmadığı belirtildi. Dargeçit’te ki cenaze kömür olmuş bir şekilde battaniyeyle defnedilmişti. 21 yıldır arayışımızı aralıksız sürdürüyoruz. Türkiye ve Avrupa’da birçok yere başvuruda bulunduk ama sonuçsuz kaldı. Türkiye’de sonuçsuz kalan davamızı AİHM’e taşıdık ama orada da bir şey çıkmadı. 21 yıl geçti ama acımız hala taze.”   ‘Her gün cenazelerini bulacağım umuduyla güne başlıyorum’   “Sağ olduğumuz sürece onların izinde olacağız ve davalarına sahip çıkacağız” diyen Rabia, “Bir kişi kalsak dahi bu davanın takipçisi olacağız. Birçok ailenin bizim gibi içi yara ve acı dolu. Hükümetten tek isteğimiz cenazelerimizi bize vermeleri. Eğer ki onların adaleti olsaydı bugüne kadar cenazelerimizi bize verirlerdi. Kemiklerimizi versinler ki bizim de bir mezarımız olsun. Her gün oğlumun cenazesini bulacağım umuduyla güne başlıyorum” diye ekledi.