‘Gülistan Doku bulunana kadar mücadelemiz devam edecek’ 2022-01-27 20:50:36     İSTANBUL -  Kadınlar Birlikte Güçlü öncülüğünde Gülistan Doku’nun akıbetini sormak için bir araya gelen kadınlar, Gülistan bulunana kadar mücadele etmeye devam edecekleri mesajını verdi.      Kadınlar Birlikte Güçlü öncülüğünde Kadıköy'de bulunan Süreyya Operası önünde bir araya gelen kadınlar  5 Ocak 2020 tarihinden bu yana "kayıp" olan Gülistan Doku'nun akıbetini sormak için basın açıklaması gerçekleştirdi.  "Gülistan Doku'ya ne oldu" pankartının açıldığı açıklamada,  “Gülistan’ın faili devlettir”,  “Kaybedilen kadınlar isyanımızdır” ve “Gülistan lı ku ye” dövizleri taşındı. Açıklamada  sık sık “Kadınlar birlikte güçlü” ve  “Yaşasın kadın dayanışması” sloganı atıldı. Basın açıklamasını kitle adına Kadınlar Birlikte Güçlü platformu üyesi Sinem Tuğçu okudu.    İlk olarak konuşan Kadınlar Birlikte Güçlü Platform üyesi Nevruz Tuğçe, Gülistan Doku’ya ne olduğunu bildiklerini ama bunun gizlendiğini söyledi. Nevruz, “Gülistan’a ne oldu? demekten vazgeçersek bir kişi daha eksileceğiz. Bir kişi daha eksilmemek için bugün buradayız. Gülistan’ın intihar ettiğine inanmıyoruz.  Gülistan bulunana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.    ‘Erkek vuruyor, devlet koruyor’   Kameralarla Dersim’in sürekli gözetlendiğini ama Gülistan'dan  5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamadığını hatırlatan Sinem Tuğçu, Gülistan’ın erkek-devlet tarafından bulunmak istenmediğini vurguladı. Sinem, “Gülistan bulunamıyor çünkü erkek vuruyor, devlet koruyor. Fail Zainal Abarakov yargılanmazken, Gülistan’ın bulunması için etkin soruşturma yürütülmezken Gülistan’ın ablası Aygül Doku’ya fail Zainal Abarakov’un üvey babası Engin Yücer’e hakaret ve tehdit gerekçesiyle 2 bin 250 TL idare para cezası ve 5 ay hapis cezası verildi. Aygül Doku’nun cezalandırılma sebebinin ‘Gülistan Doku nerede?’ diye ısrarla sorması, adalet mücadelesinde kararlı olması, adliye önünde adalet nöbetiyle failin ve erkek yargının uykularını kaçırması olduğunu biliyoruz” ifadelerini kullandı. Sinem, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün “Gazeteciler bana Gülistan Doku nerede diye sormasın” sözlerini hatırlatarak erkek-yargının bu kararı vermesine şaşırmadıklarını söyledi.     ‘İntihar değil cinayet’   Gülistan’ın ‘intihar ettiği’ söylenerek olayın üstünün kapatılmaya çalışıldığını belirten Sinem, “Yeter artık diye haykırıyoruz. Çünkü ‘İntihar’ denilerek örtbas edilmek istenenin erkek şiddetini Şule Çet’ten, Elif Sinan’dan, Duygu Delen’den, Gamze Açar’dan, Feyza Nur Saydan’dan, Rabia Naz’dan ve  Sedefnur  Çağlar’dan biliyoruz” dedi. Sinem, 2021 yılında 217 kadının şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiğini ve birçok kadın katliamının ‘intihar’ denilerek üstünün kapatılmak istendiğinin altını çizdi.    ‘Şüpheli ölümler tesadüf değil’   Şüpheli ölümlerin tesadüf olmadığını, kadınların sistematik erkek şiddetinden dolayı ‘intihara’ sürüklendiğini aktaran Sinem, “İntihar olduğu koşullarda erkeğin suçunun hafifleyeceği fikrinin yayılmasına neden olan erkek-yargının katillere böyle bir çıkış yolu gösterdiğini söylemek istiyoruz. Taciz, tecavüz ve istismar sonrası kadınların intihara sürüklenmesi ve yaşamlarını yitirmesi durumunda da fail erkekleri cezalandırmayan erkek-yargının; erkeklerin uyguladığı şiddeti ‘intihar’ kılıfıyla gizlemeye çalışmasının önünü açtığını biliyoruz” dedi.   ‘Erkek egemen sistem kadınların katilinden sorumludur’   İpek Er’in, uzman çavuş Musa Orhan’ın tecavüzü sonrası intihar ettiğini ama  fail Musa Orhan’ın geleceği gözetilerek, iyi hal indirimleri ile cezasız bırakıldığını dile getiren Sinem, “Garibe Gezer, Kandıra Cezaevi’nde sistematik tecavüze, şiddete maruz bırakıldığında intihar etti dendi, onca delile rağmen bir soruşturma dahi açılmadı. Cezaevlerinde kadınların yaşadığı tacizin ve şiddetin cezasız kalmasından biliyoruz. İntihar etti dediğiniz kadınların yaşamak istediğini, haykırışlarını duymayan erkek egemen sistem kadınların katilinden sorumludur”  şeklinde konuştu.    ‘Mücadelemiz sürecek’   Sinem, 753 gündür bulunamayan Gülistan Doku’nun akıbeti öğrenilene kadar mücadele edeceklerinin altını çizdi. Sinem, “Tüm sorumlular hesap verene kadar sormaya devam edeceğiz. Katledilen kadınların ismini haykırmaktan vazgeçmeyeceğiz. Katillerin ‘intihar’ iddiasının arkasına sığınmasına izin vermeyeceğiz. Bir tek şüpheli kadın ölümü bile kalmayana dek mücadelemiz sürecek. Tüm kadınları ve LGBTİ+’ları, erkekten yana olan bu düzeni birlikte değiştirmeye çağırıyoruz” dedi.     Açıklama kadınların zılgıtları eşliğinde son buldu.