Urfa’da ‘İnsan Hakları’ sempozyumu düzenlendi 2022-02-05 18:40:08   URFA - Urfa’da “İnsan Hakları” başlıklı iki gün sürecek sempozyum düzenlendi. Sempozyumun ilk gününde konuşan KESK Urfa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eylem Salar, “Bu ülkenin emek örgütleri, işsizleri, geçinemeyenleri, kadınları, gençleri olarak, karanlığa karşı söz söylemek için buradayız” dedi.   Urfa Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde “İnsan Hakları” başlığıyla düzenlenen ve 2 gün sürecek sempozyum başladı. Urfa Barosu Hizmet Binası Tahir Elçi Konferans Salonu’nda yapılan sempozyuma platform birleşenlerinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP), siyasi parti temsilcileri, Urfa Barış Anneleri Meclisi üyeleri, insan hakları savunucuları ve çok sayıda kişi katıldı.    Sempozyum, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Urfa Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Eylem Salar’ın açılış konuşmasıyla başladı. Eylem, “Bizler bu ülkenin emek örgütleri, işsizleri, geçinemeyenleri, kadınları, gençleri olarak, karanlığa karşı söz söylemek için buradayız” diye belirtti.     Kentleşme ve insan hakları    5 oturumdan oluşan sempozyumun ilk oturumunda, “Kentleşme, mevsimlik tarım işçiliği ve ekoloji” başlığında konuşmacılar söz aldı. Harita ve Kadastro Mühendisi Kübra Gür’ün moderatörlüğünde yapılan oturumda “Kentleşme ve insan hakları” konusunda konuşan TMMOB Kadın Komisyonu Başkanı Elif Erdem, kentleşmenin tarihsel gelişimine dikkat çekerek, kentlere dair ortaya atılan farklı teorilere dair bilgi verdi. Türkiye’de kentleşme dönemlerinden söz eden Elif, “1990 yıllarından sonra kentsel dönüşüm ile insanların yerlerinden edilmesi kültürel bir kırılmaya neden oldu” ifadelerini kullandı.    Mevsimlik tarım işçiliği ve insan hakları    “Mevsimlik tarım işçiliği ve insan hakları” konusunda söz alan Prof. Dr. Sedat Benek, katılımcılara tarım işçisi Şakha Şahin’in yaşadıklarını konu alan kısa bir video izletti. Mevsimlik tarım işçiliğinin yoksulluğun kısır bir döngüsüne dönüştüğünü söyleyen Sedat, “Dünyada 160 milyon çocuk işçi var, yüzde 70’i tarım sektöründe çalıştırılıyor. Türkiye’de 3 milyon mevsimlik işçi var, Urfa iller arasında ilk sırada. Avrupa’da çocukların çalıştırılması yasak iken, Türkiye’de yasalar ile çocukların çalıştırılması meşrulaştırılıyor. Bölgenin en büyü sorunu anadil sorunundan sonra mevsimlik tarım işçiliği” sözlerini kullandı.    Ekoloji ve insan hakları    İlk oturumda son olarak “Ekoloji ve insan hakları” konusunda konuşan Yüksek Çevre Mühendisi Nedim Çiçek, ekolojik dengenin bozulması ile insanların sağlık haklarının etkilendiğini söyledi.    Sempozyumun ikinci oturumunda ise “Toplumsal sağlık” başlığı ile konuşmacılar değerlendirmelerde bulundu. Urfa Tabip Odası Başkanı Osman Yüksekyayla moderatörlüğünde yapılan oturumda, “Sağlıkta eşitsizlikler/ayrımcılıklar” başlığı ile Urfa Tabip Odası Genel Sekreteri Bulut Ezer, aktarımlarda bulunarak, bölgesel eşitsizliklere dikkati çekti. İstihdam ve eğitim hakkının sağlık hakkını doğrudan etkilediğine değinen Bulut şöyle devam etti: “Bölgeler arasında devasa farklar var. Pandemide var olan eşitsizlikler derinleşerek arttı. Bütün olumsuz istatistiklerde bölge illerinin ilk sıralarda olması bir tesadüf olmasa gerek. Bölgesel olarak bir yerin geri bırakılması bilinçli yapılan bir şey, burada eşitsizlikten değil artık ayrımcılıktan bahsedebiliriz.”    Anadil ve sağlık    “Anadil ve Sağlık” başlığı ile SES Urfa Şube Eşbaşkanı Eylem Salar, aktarımlarda bulundu. Sağlık hakkına erişimde anadilin önemine dikkat çeken Eylem, “Anadil sağlık hakkına ulaşımda önemli bir yere sahip. Anadilde iletişim kurulmadan sağlık hakkının sunulması mümkün değildir. Anadilde sağlık hakkı tanınmaması hastalıkların ilerleyen evrelerde geç teşhis edilmesine neden oluyor. Birçok dilde acil çağrı servisi hizmet verirken bu diller arasında Kürtçe yer almıyor. Bu yaşama hakkı ihlalidir” diye konuştu.    Nasıl bir sağlık?    Prof. Dr. Mehmet Zencir ise “Nasıl bir sağlık?” başlığı ile bir sunum yaptı. Yaklaşık 2 yıldır etkisini sürdüren koronavirüs (Covid-19) salgını ile birlikte sağlık sistemlerinin yıkıldığına dikkat çeken Mehmet, pandeminin bir daha olmaması için ne yapılması gerektiğini konuşmak gerektiğine işaret etti.    Kadın yaşam hakkı   Sempozyumun 3’üncü oturumunda ise avukat Dilek Polat moderatörlüğünde, Urfa Barosu Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Fazilet Taştan Arserim “Kadın Yaşam Hakkı” konusunda konuştu. Kadınların yaşam hakkının kimse tarafından müdahale edilemez olduğunu vurgulayan Fazilet, kadınların yaşam hakkının korunmasında Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) ve İstanbul Sözleşmesine dikkat çekti. Kadınların İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediğinin altını çizen Fazilet, “Şiddetin her türlüsü ile mücadele edeceğiz” diye ekledi.     Eğitim hakkı    Günün 4’üncü ve son oturumunda ise Eğitim Sen Urfa Şube Başkanı Mahmut Binici’nin moderatörlüğünde, Eğitim Sen Eğitim Sekreteri Sinan Muşlu’nun katılımı ile “Eğitim hakkı” konuşuldu. Eğitim hakkının tarihsel gelişimine değinen Sinan, “Tıpta sağlıkta olduğu gibi eğitim hakkı konusunda da bir eşitsizlik söz konusu. Eğitimde fırsat eşitsizliği olduğu gibi, eğitim hakkının tanıması konusunda da bölgesel eşitsizlikler var. Herkes eğitim görme hakkına sahiptir. Eğitim hakkı insan hakları arasında yer alır” diye belirtti.    Yarın  “İşkence ve kötü muamele, cezasızlık, özgürlük hakkı” başlıklarında yapılacak 5’inci oturumda ise İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Eren Keskin “İşkence ve kötü muamele”, avukat Mehmet Emin Aktar “Cezasızlık” ve avukat Günal Kurşun “Özgürlük hakkı” konularında konuşmalar yapacak.