Köprü geçiş ücreti tutsaklardan kesiliyor! 2022-02-06 09:03:35     ANKARA - Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutsak Arjin Yüksekbağ, hasta tutsak Gülşan Adet ve Zeynep Bingöl’ün sağlık sorunlarına dikkat çekti. Köprü geçiş ücretlerinin bile kendilerinden kesildiğini aktaran Arjin, ayrıca açık görüşte Rozerin Kurt ve Alev Yaşar’ın ailelerine uzaktan selam vermesinden kaynaklı haklarında disiplin soruşturması açıldığını ekledi.    Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutsak Arjin Yüksekbağ, Gazeteci-Yazar Hüseyin Aykol’a gönderdiği mektupla cezaevindeki koşulları ve iki hasta tutsağın durumuna dikkat çekti.   Arjin mektubunda şunları belirtti:    “Ülkede herkesi zorlayan ekonomik sıkıntılar cezaevlerinde fazlasıyla yansımasını buluyor. Hayat pahalılığı, cezaevlerinde yakınları olan insanlar için çok daha zorlayıcı oluyor. Birde işsizliğin çığ gibi büyüdüğü böyle bir dönemde, dışarıdaki insanların, ailelerimizin bu koşullarını görüyoruz. Bu yönlü bizler de dikkat etmeye, parayı uygun bir şekilde harcamaya çalışıyoruz. Fakat kantine gelen ürünler her hafta pahalılaşıyor. Ayrıca kantinde alışveriş yapma zorunluluğumuz ailelerin, kimi alternatifler üretememesinde en büyük engel. Örneğin tüm temizlik malzemeleri Ocak ayına geldiğimizde diğer aya göre iki katına çıkmıştır. Ya da ay çiçek yağı 21.50’den 31.50 TL’ye yükselmiş. Bu pahalılığı tüm ülke yaşamakta fakat belirttiğim gibi yakınları cezaevinde olan aileler daha fazla zorlanıyor.    Köprü geçiş ücretlerini ödüyoruz    Elektrik ücretlerinde de artış yaşanmaktadır. En dikkat çekici yön ise, köprü geçiş ücretlerinin dışarıda olduğu gibi cezaevlerinde de kesilmesi. Kullanmadığımız bir köprünün geçiş ücretini yanlış politikalar yüzünden ödeme mecburiyetindeyiz. Elektrik ücretini ödememe gibi bir durum yaşandığı takdirde ise, cezaevi idaresinin çözümü çok basit; ‘Elektrikleri kesmek’.    Disiplin soruşturmaları   Başka bir konu ise açılan disiplin soruşturmalarının artık bizlerle sınırlı kalmaması.  Bulunduğum cezaevinde keyfi disiplin soruşturmaları konusunda defalarca birçok yere yazıldı. En son Rozerin Kurt ve Alev Yaşar arkadaşlarım kapalı görüşe çıktıklarında, uzaktan birbirilerinin ailelerine selam vermişlerdir. Bir dakikayı aşmayacak bu selamlaşma sonucunda hem iki arkadaşımıza hem de görüşçülere soruşturma açılmıştır. Pandemi süreci ile birlikte var olan iletişim, görüş sorunları bu şekliyle daha da zorlaştırılmaktadır. Burada bir parantez açma gereği de duyuyorum. Bulunduğum cezaevi aslında genel olarak selam, hal hatır sormamıza, ‘disiplin soruşturması açarız’ denilerek, engellenmeye çalışılmaktadır. Kısacası toplumdaki selamlaşma kültürü de cezaevinin hedefindedir. Bu durum keyfi soruşturmalarla meşrulaştırma amacı ise, gözle görülür bir şekilde ilerlemektedir.   Hasta tutsak Gülşan Adet, Zeynep Bingöl’ün durumu   Son olarak, cezaevlerinin temel sorunu olan hasta tutsaklara yapılan uygulama konusudur. Özelde bu konuda hakkında ciddi bir tepki olsa da, göz göre göre var olan uygulamalar dur durak bilmemektedir. İki arkadaşımıza değinmek istiyorum. Gülşan Adet arkadaşımız yaklaşık 28 yıldır cezaevindedir.  İlk tutuklandığı zamanlar ve sonrasında cezaevinde birçok zorluk yaşamıştır. Şimdi arkadaşımızın ciddi sağlık sorunları vardır. Sadece şunu söylersem durumun ağırlığı da anlaşılır. Arkadaşımız da eklem romatizması, beynindeki damar tıkanıklığından kaynaklı felç kalma riski vardır. Uzun süredir hastaneye gidip gelmektedir. Fakat cezaevi koşullarında bu tedavilerden olumlu sonuç alıp alamayacağı konusu muğlaktır. Bu konuda cezaevlerinde yaşananları bilmektesiniz. Cezaevi idaresi ise bu süreci daha da zorlaştırmaktadır. Tutuklu ve  hükümlülerin sağlık koşullarını iyileştirecek adımları atmamakta ısrar etmektedir. Arkadaşımızın daha uygun koşullardaki bir odaya geçme talebi çok uzun bir süredir keyfi sebeplerle engellenmektedir. Hayati konularda cezaevi idaresinin umursamaz tavrı biz siyasi tutsaklara yöneliktir.  Çünkü başka kısımlarda çeşitli gerekçelerle oda değişimleri yapılıyor. Bizler ise yıllardır bu hakkımızı kullanamıyoruz. Gülşan arkadaşımız gibi çok ciddi sağlık sorunları olan arkadaşlarımız ise, güneşi çok fazla almayan, soğuk, nemli koğuşlarda bir tedavi geçirmek zorundadır.     Cezaevi idaresi görevini yapma niyetinde değil    Zeynep Bingöl arkadaşımız ise, 62 yaşında, sinüzit, migren, kemik erimesi, romatizma gibi rahatsızlıkları vardır. Arkadaşımızın bulunduğu koğuşta nemli, soğuk ve güneş almıyor. Bu koşullarda kalmaması gerektiği halde arkadaşımızın da oda talebi reddedilmektedir. Her iki arkadaşımızın gidebileceği uygun koğuşlar vardır ve yeterli sayıdadır. Fakat belirttiğim gibi cezaevi idaresi bu konularda görevini yapmak niyetinde değildir.   Cezaevi toplumun içinde yaşananların özeti   Yaşanan sürecin normal olmadığını biliyoruz ve bizler de normal yaklaşılmaması taraftarıyız. 10 günde cezaevlerinden 7 cenaze çıktı. İnsan ölümleri haberlerden takip edebildiğimiz kadarıyla basitleştiriliyor. Bizler sadece oturup, beklentili bir ruh halinde değiliz. Yaklaşımlara dönük mücadele etme en temel gündemimizdir. Her ne kadar cezaevleri ‘izole alanlar, toplumdan uzak mekanlar’ olarak tanımlansa da görebilen için, cezaevleri toplum içinde yaşananların özetidir. Bunu anlamamak böyle bir sürecin anlamına da ters düşer. Bu yönlü ‘tüm basitleştirmelere karşı daha büyük mücadele etmek’ en temel sorumluluğumuzdur.”