Van’da kitlesel protesto: Komplo hedefine ulaşamadı 2022-02-15 12:47:02   VAN - PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun protesto edildiği eylemde, Kürt halkının özgürlüğü, varlığı ve geleceğinin hedef alındığı belirtilirken “Halkların mücadelesi ve bizzat Sayın Abdullah Öcalan'ın İmralı duruşu sonucu uluslararası komplo hedefine ulaşamamıştır” denildi.    Van’da Halkların Demokratik Partisi ( HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP)  ve demokratik kitle örgütleri PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın uluslararası komplo ile Türkiye’ye teslim edilmesini protesto etti. Van Sanat Sokağı’nda yapılan açıklamaya HDP milletvekillerinin yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı. Açıklamada “Tecrîdê rakin, deriyê Îmraliyê vekin, aşitiyê ava bikin” (Tecridi kaldırın, İmralı kapılarını açın, barışı inşa edin) yazılı siyah pankart açıldı. Basın açıklaması öncesi sokaklar polis tarafından ablukaya alındı.    ‘Komplo ile Kürt halkının geleceği hedef alındı’    Açıklamayı okuyan HDP il yöneticisi Ömer Işık, Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplo ile barış, adalet ve özgürlük talebinin hedef alındığını söyledi. Komployu Kürt halkının özgürlüğüne, varlığına, gelecek ve tarihine kastetme günü olarak tanımlayan Ömer, “Halkların mücadelesi ve bizzat Sayın Abdullah Öcalan'ın İmralı duruşu sonucu uluslararası komplo hedefine ulaşamamıştır. Kürdistan coğrafyası, Türkiye ve Ortadoğu’da halklarının demokrasi mücadelesi yükseldikçe ve dünya kamuoyunda görünür oldukça AKP-MHP iktidarı tecride, savaş politikalarına, adaletsizliğe ve inkârcı siyasete daha çok sarılmıştır. Bu kapsamda, 5 Nisan 2015 tarihinde Türkiye halklarının barış talebini boğmak üzere, İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit yeniden derinleştirilmiştir. Tecrit politikalarıyla beraber Türkiye halklarının eşit ve özgür yurttaşlık ile Demokratik Cumhuriyet talebi, siyasal ve toplumsal alandan silinmeye çalışıldı” dedi.   ‘Tecrit politikaları ile ödenen bedel gün geçtikçe ağırlaşmaktadır’   Tecrit politikaları güçlendikçe bütün demokrasi güçleri ve toplumsal muhalefete dönük tasfiye politikalarının dalga dalga genişlediğini belirten Ömer, “Çözüm sürecini sonlandıran AKP-MHP iktidarı, 2015 yılından itibaren şiddete dayanan yöntemleri bölgede önce Kürtler üzerinde, sonra tüm Türkiye’ye yaymaktadır. Büyük bir toplumsal kuşatma, görünmez kılma ve baskının her türlü aygıtı devreye konarak tecrit İmralı üzerinden tüm Türkiye'ye yayıldı. Tecrit ve Kürt meselesinin çözümsüzlüğünde ısrar eden güvenlikçi politikaların yıllar içerisinde tüm halklarımıza ödetilen sosyal ve ekonomik bedel gün geçtikçe ağırlaşmaktadır” ifadelerini kullandı.    ‘İmralı’daki hukuksuzluğu halkların ortak mücadelesi kaldıracak’   Vakit kaybetmeksizin İmralı’daki mutlak tecridin kaldırılması ve Kürt sorununun çözümü için PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kendi fikirlerini kamuoyu ile paylaşmasının önünün açılması gerektiğinin altını çizen Ömer devamında şunları söyledi: “Sayın Abdullah Öcalan konuştukça müzakere ve demokratik çözüm imkânı güçlenecektir. İmralı Hapishanesi Sayın Abdullah Öcalan'ın kaçırılma biçiminden İmralı’da tutulma koşullarına kadar, yasaların hükmünün geçmemesi itibariyle uluslararası hukukun kara deliğidir. Özellikle son yıllarda Sayın Abdullah Öcalan’a sürekli disiplin cezalarının verilmesi ‘ceza içinde ceza’ olarak tanımlayabileceğimiz sistematik bir işkence ve düşmanlık zeminine işaret etmektedir. Bu ağır tecrit koşullarında ve hukukun askıya alındığı bir mekânda Sayın Abdullah Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşullarından endişeliyiz. İmralı’daki hukuksuzluğu ortadan kaldıracak olan, halklarımızın ve demokrasi güçlerinin ortak mücadelesidir.”   Tecrit mücadelesi aynı zamanda barış mücadelesi    Tecride karşı verilecek mücadelenin aynı zamanda demokratik siyasetin onurunu,  barış ve umudunu korumaya yönelik de bir mücadele olduğunun altını çizen Ömer, Türkiye'de demokrasi ve siyasetin gücünü korumak isteyen bütün siyaset kurumları, insan hakları örgütleri ve sivil toplum örgütlerini tecride karşı mücadeleye çağırdı.   Oturma eylemi    Konuşmanın ardından simgesel olarak 5 dakikalık oturma eylemi yapıldı. Kitle, “Bijî serok Apo” ve “Bijî berxwedana zindana” sloganları attı.