HDP Kadın Meclisi Diyarbakır’da hukukçularla bir araya geldi 2022-02-19 15:31:52   DİYARBAKIR - HDP Kadın Meclisi'nin hukukçularla yaptığı toplantı öncesi basına konuşan HDP'li Ayşe Acar Başaran, " İstanbul Sözleşmesi’nden nafakaya, kayyımlarla eşbaşkanlığın lağvedilmesinden kadın kurumlarının kapısına kilit vurulmasına kadar kadınlar üzerinden yürütülen politikaların somut örnekleridir" dedi.    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan Demir Otel’de hata tutsaklar ve kadın tutsaklara dönük yapılan baskı ve işkence için hukukçularla bir araya geldi. Basın toplantısının yapıldığı salona, “Cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı hukukçularla buluşuyoruz” pankartı asıldı. Toplantıya ise HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Tevgera Jinên Azad (TJA), Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy ve Rosa Kadın Derneği katıldı.   ‘Cezaevleri ölüm evine dönüştü’   Toplantıda ilk olarak konuşan HDP PM üyesi Gülcihan Şimşek, cezaevlerinde kadınlara dönük ağır hak ihlallerinin yaşandığını söyleyerek şiddet ve baskıya ilişkin bir araya geldiklerini belirtti. Gülcihan, “Cezaevinde yaşananlar bu toplantıyı ihtiyaç kıldı. Bölgede barolar, İHD, TİHV, kadın hak savunucu dernekleri ve birçok bağımsız hak mücadelesi yürüten kadınlarla bir araya geliyoruz. Gündemimiz cezaevi ve cezaevinde yaşananlardır. Cezaevleri artık ölüm evlerine dönüştü. Bizlerde bu süreci nasıl beraber ortaklaştıracağız diye sizlerle tartışmak istiyoruz” dedi.   ‘Kadınlar üzerinden saldırılar gerçekleşiyor’    Ardından konuşan Ayşe Acar Başaran, 10 Şubat 2021’de “Kadınlar için adalet” kampanyası düzenlediklerini hatırlatarak, ülkede adalet ve kadının bir araya gelmeyen iki kelime olduğuna vurgu yaptı. Son yedi yılda kadın üzerinden gerçekleşen saldırılara herkesin şahitlik ettiğine değinen Ayşe, “İstanbul Sözleşmesi’nden nafakaya, kayyımlarla eşbaşkanlığın lağvedilmesinden kadın kurumlarının kapısına kilit vurulmasına kadar kadınlar üzerinden yürütülen politikaların somut örnekleridir. Bizler dışarıda bunları yaşarken diğer kadın arkadaşlarımız kadın mücadelesi yürüttükleri için bu süreçte yargısal tacizle yüz yüze kalıp rehin alınmış durumdalar. Ayşe Gökkan’a verilen 30 yıl, Leyla Güven’e verilen 22 yıl ve daha sayamadığımız nice kadın arkadaşlarımıza yıllarca hapis cezası verildi” sözlerini kullandı.    ‘ATK politik raporlar veriyor’   Ayşe, cezaevlerinde ciddi bir tecridin yaşatıldığını ve bunun yaşamın her alanına sirayet ettiğini sözlerine ekleyerek, “Garibe Gezer bunun en belirgin örneğidir. İntihar edildiği söylendi ama cezaevlerinde intiharın olmadığını çok iyi biliyoruz. Ayrıca cezaevlerinde en ağır problemlerden biri hasta tutsakların durumu. Aysel Tuğluk ve hasta tutsakların durumunu sürekli dile getiriyoruz. ATK’nin sürekli verdiği politik raporlardan kaynaklı adli tutuklular ve siyasi tutsaklarla beraber 59 kişi yaşamını yitirdi. ATK ısrarla iktidara göre konumlanarak cezaevinde kalabilir denilerek etik olmayan raporlar veriliyor. Cezaevlerinde hasta tutsakların durumu ağır ama özellikle de kadınlar kadın oldukları için rahim ve meme kanseri gibi tedavisi çok zor olan sağlık sorunları yaşıyor. Bizler de cezaevlerinde yaşanan zorlanmaları ve Aysel Tuğluk şahsında neler yapabileceğimizi tartışmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Açıklamanın ardından toplantı basına kapalı devam etti.