‘Tecrit yerine özgürlük talebini dillendirmeliyiz’ 2022-02-19 16:36:13   BATMAN - Batman’da TJA öncülüğünde düzenlenen panelde konuşan ÖHD’li Rengin Ergül, “Sayın Öcalan 25 yılını doldurmak üzere artık bu yasanın devreye girmesi ile birlikte Öcalan’ın serbest bırakılması gerekiyor. Tecrit yerine özgürlük talebini dillendirmemiz lazım” dedi.   Tevgera Jinên Azad (TJA), Batman Barosu'na ait konferans salonunda "Tecrit ve cezaevlerinde hak ihlalleri" konulu panel düzenledi. Modetörlüğünü TJA Batman Sözcüsü Gülistan Sönük’ün yaptığı panele, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman Milletvekilli Feleknas Uca ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Genel Sekreteri Rengin Ergül konuşmacı olarak katıldı. Paneli, aralarında siyasetçilerin de olduğu çok sayıda kişi izledi. Panelde konuşan HDP Milletvekili Feleknas Uca, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 23 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında olduğunu belirterek, Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin beraberinde bir çok sorunu getirdiğini söyledi. Siyasi, ekonomik ve daha birçok alanda yaşanan tıkanıklığın tecritten bağımsız olmadığını söyleyen Feleknas, “Öcalan’ın tüm hakları ellerinden alınmış durumda. İmralı'da özel bir konsept uygulanıyor. Cezaevinde alınan kararlar da komployu düzenleyenlerden bağımsız değil. Bundan dolayı bu sessizlik var. Yaşanan bu hukuksuzluğa sessiz kalmalarının sebebi komplonun devamına ortak olmalarıdır” dedi.   ‘Derhal görüşe izin verilmeli’   Aile ve avukat başvurularının sürekli reddedildiğini hatırlatan Feleknas, “İmralı’dan uzun bir süredir aile, avukat ve kamuoyu haber alamıyor. Öcalan’ın sağlığı ne aşamada hiçbir bilgi yok. Telefon hakkı zaten elinden alınmış durumda. Milyonlarca kişi Öcalan’ın durumun merak ediyor. Avukat ve aile görüşlerine derhal izin verilerek bu durumun açığa çıkması gerekiyor” dedi.    Cezaevlerinde geçmişteki açlık grevi direnişleri sonucunda Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) harekete geçmek zorunda kaldığını ve rapor hazırladığını belirten Feleknas şöyle konuştu: “Hazırladığı raporlarda eksik de olsa ihlalleri dile getirdi. Ancak Türkiye bu raporu da görmezden geldi. Türkiye’nin sessiz kalmasına müdahale etmeyen CPT, somut adım atma anlamında ortaya bir şey koymadı. Halen de koymuş değil. Tarihin en büyük hukuksuzluğun yaşandığı İmralı cezaevine sessiz kalmaları kabul edilemez bir durum.”    ‘Bu halk Öcalan’ı tanıyor’   İmralı'daki tecridin yaşamın her alanına yayıldığına dikkati çeken Feleknas, "İmralı’nın direnişine karşı kaybeden Erdoğan, burayı istismar etme yoluna gitti. İmralı’dan bilgi aktarıyor. Bırakın o zaman aile ve avukatlar görüşsün. Öcalan ne diyor bu toplum öğrensin. Öcalan adına konuşmayı kendine hak görebiliyor. Ancak bu halk Öcalan’ı tanıyor. Sürekli bir saldırıyla halkı yıldırmaya çalışan Erdoğan, halkın ve Öcalan’ın direnişine çarpmış durumda. Artık ne yapacağını bilmeyen bir duruma dönüştü” şeklinde konuştu.   ‘Özgürlük talebi sadece Kürtlerin değil dünya halklarının talebi oldu’   Abdullah Öcalan için dünyanın birçok yerinde özgürlük kampanyası başlatıldığını  hatırlatan Feleknas,  devamla "Bu kampanyalar Avrupa ülkelerinden Latin Amerika ülkelerine ve Ortadoğu ülkelerine kadar birçok yerde kitlesel ve yoğun katılımla devam ediyor. Öcalan özgür olana kadar bu kampanyalar devam edecek. 15 Şubat öncesi 300’ün üzerinde gözaltı yaşandı. Ancak halk, komployu kınamak için alanlara kitlesel bir şekilde çıktı. Öcalan’a özgürlük talebi Kürt halkının değil dünya halklarının talebi olmuş durumda” ifadelerini kullandı.     ‘Düşman ceza hukuku devrede’   Cezaevlerinde yaşanan hukuksuzluklara dikkat çeken ÖHD Genel Sekreteri Rengin Ergül de  "düşman ceza hukukunun” devrede olduğunu söyledi. Rengin, "Düşman ceza hukukuyla cezaevlerinde tutuklu bulunanları yok etme amacı taşıyor. Kürtlerin hukuk aracıyla yok edilmeye çalışılması durumu var. Bu sadece cezaevlerinde yaşanan bir durum değil. Cezaevi dışında da bu durum var. Cezaevinde  kalmış insanlara pişmanlık yasası dayatılıyor. Bu bir işkence döngüsüdür. Daha önce devreye koydukları kararlara bu seferde infaz yakılmasını da ekledi. Tek kolu olmayan kişiyi hücreye koyup, tek başına kalmaması için yanına birini gönderdiler. Bu kişiyi bırakma yerine bunu yaptılar” diye konuştu.   ‘Tecrit yerine özgürlük talebi dillendirilmeli’   Abdullah Öcalan’a özel yasalların uygulandığını söyleyen Rengin, şunları söyledi: "Sayın Öcalan’ın Türkiye’ye getirilmesiyle birlikte özel bir yasal oluşturuldu. Özel bir konseptin ürünü olan bu cezaevinde, neredeyse tüm hakları elinden alınmış durumda. 2014 yılında avukatların AİHM’e taşıdığı dosyada mahkeme, umut hakkının tanınmasını Türkiye’den istedi. Ancak Türkiye bu kararı uygulamadı. Bunun için Bakanlar Komitesi'ne 2 defa başvurduk. Türkiye’nin gerekli adımları atmasını istedik. Komite, Eylül 2022’ye kadar Türkiye’nin eylem planını ortaya koymasını istedi. Sayın Öcalan 25 yılını doldurmak üzere artık bu yasanın devreye girmesi ile birlikte Öcalan’ın serbest bırakılması gerekiyor. Tecrit yerine özgürlük talebini dillendirmemiz lazım."