HDK Eş Sözcüsü: Halklar alanlara çıkıp taleplerini dile getirmeli 2022-02-21 09:05:24   İSTANBUL - Ekonomik krizin her geçen gün daha da derinleştiği süreçte “sokak örgütlülüğüne” vurgu yapan HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir, “Önemli olan emekçilerin, halkların, özgürlük mücadelesi yürüten Kürt halkının ve Türkiye halklarının ekonomik kriz için sokaklara, alanlara çıkıp taleplerini dile getirmesi, söke söke almasıdır” dedi.    AKP iktidarının savaş politikasındaki ısrarcı politikaları ekonomik, sosyal ve siyasal krizleri her geçen gün daha da derinleştiriyor. Yeni yılla birlikte elektriğe yüzde 125, doğalgaza ise yüzde 50’ye yakın zam yapılırken, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan zamlara gelen tepkileri, “Muhalefetin spekülatif gayreti” olarak yorumladı. Yapılan zamların ardından gelen faturalara tepkiler yükselirken, ilk startı veren bölge kentleri de dahil onlarca kentte halk sokaklara inerek hükümeti istifaya çağırdı.   ‘Faturalar devasa boyutlarda!’   Derinleşen ekonomik kriz, yüksek gelen faturalar, iktidarın zamları görmezden gelmesi ve çözüm yoluna dair değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, son günlerde artan ekonomik krizin sonuçlarının yeni görülmeye başlandığını söyledi. Esengül, “Yaklaşık bir buçuk ay önceki zamlar, asgari ücretin artımına rağmen insanların hayatlarına Şubat, Mart ve ne yazık ki daha sonraki aylarda da daha çok yansıyacak” dedi. Elektrik, doğalgaz faturaları ve daha sonra gelecek olan diğer tüketimle ilgili faturaların her birinin devasa boyutlarda olduğunu dile getiren Esengül, faturaların toplumun ödeyebileceği boyutların çok üzerine çıkmış durumda olduğunu belirtti.   ‘Yaşamsal ihtiyaçlar giderilemiyor’   Toplumun kazandıklarıyla yalnızca faturaları karşılayabilecek durumda olduğunu söyleyen Esengül, “Gündelik hayatını devam ettirebilecek, yaşamsal ihtiyaçlarını giderebilecek şeyleri bile karşılayamıyorlar. Kazandığı ile kira ve fatura ödemekle karşı karşıya bırakılıyor, bu fiyat artışlarının ana nedenlerinin de tek başına enflasyon olduğunu söylemek mümkün değil. Enflasyonun da etkileri var ama asıl neden özellikle doğalgaz, elektrik gibi sektörlerin özelleştirilip, özel firmalara verilmesinden kaynaklı. Bu firmaların açıklarını kapatmak, zararlarını gidermek üzere alınmış bir karar olduğunu düşünüyoruz” sözlerini kullandı.   ‘Umutlu günler doğacak…’   Yurttaşların sokağa çıkarak yüksek gelen fatura ücretlerine tepki gösterdiğini hatırlatan Esengül, sokağa ilk çıkanların bölge kentlerindeki yurttaşlar olduğunu anımsattı. “Burada örgütlü toplum gerçekliği yüzümüze çarptı” diyen Esengül, Türkiye’nin her tarafında milyonlarca insanın zamlardan şikayetçi olduğunu ancak yıllarca devlet, polis, sistem baskısı altında olan Kürt illerindeki halkın yine sokağa dökülen ilk kesim olduğuna dikkat çekti. Bahar aylarından itibaren ekonomik krizin daha da derinleşeceğine işaret eden Esengül, “Batan şirketlerin, esnafların, iş yerlerinin krizleri daha büyüyecek. Yaza girerken ülkeyi daha kaotik bir süreç bekliyor. Halk, kitle ve emek hareketi de olanlara karşı büyürse bu çatışmadan gelecek için umutlu günler doğacağını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.   ‘Savaş siyasetinden vazgeçilmesi gerekiyor!’   Esengül, ekonomik krizin ana kaynağının Türkiye’nin yürüttüğü savaş politikaları olduğunu belirtirken, bu savaş politikasına karşı HDK’nin de dönem dönem savaşa karşı duyarlı olunması yönünde çağrıda bulunarak savaşın hayatın birçok alanına yansıdığını anlatmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi. Esengül, “Türkiye savaş siyasetini sürdürebilmek için emekçilerin isteklerini yerine getirecek pozisyona evrilmeyecek. Tamamen savaş siyasetinden vazgeçilmesi gerekiyor ama onlar için öncelikli olan Kürtlerle yürütülecek savaş. Kürtlerin kazanımlarının geriletilmesiyle halklar ve emekçilerle karşı karşıya gelmeyi göze alacak” değerlendirmelerini yaptı.   ‘Önemli olan taleplerin söke söke alınması!’   İktidarın tepkileri sönümlendirmek ve kontrol altına almak için girişimlerde bulunsa da hepsinin kısa dönemli çözümler olacağına işaret eden Esengül, “Derinleşen krizi, sorunları çözebilecek yöntemler değildir. Önemli olan emekçilerin, halkların, özgürlük mücadelesi yürüten Kürt halkının, Türkiye halklarının iktidarın beslediği ve bugüne getirdiği ekonomik kriz için sokaklara, alanlara çıkıp taleplerini dile getirmesi, söke söke almasıdır” dedi.   ‘Sistem problemi’   “AKP’nin istifası ve gitmesi bir nebze toplumu rahatlatır” diyen Esengül,  yeni çözüm olanakları üzerinden toplumun farklı kesimlerine bir araya gelme çağrısı yaptı. 20 yıllık AKP iktidarının toplum üzerinde psikolojik olarak çok ağır baskılar oluşturduğunu kaydeden Esengül, “AKP’nin gitmesiyle beraber bu sorunların çözülmeyeceğini biliyoruz. Bu bir sistem problemi AKP bugün belki sessiz duruyor ama sessizliğin nedeni, ‘sermaye ile beraber nasıl götürebiliriz, sermayenin lehine nasıl bir çözüm yöntemi buluruz’ üzerinden yoğunlaşmasından kaynaklı” ifadelerini kullandı.   ‘Tüm dinamikler yan yana gelerek süreci değiştirebilir’   Esengül, AKP’den sonra gelecek olan iktidarların da emekçiyi, işçiyi, yoksulu gözeten, önceleyen politikalar uygulamadığı takdirde aynı yöntemin devam edeceğini söyledi. “Biz sadece AKP’nin gidişiyle bu sorunun çözüleceğine zaten inanmıyoruz” diyen Esengül, “Bu toplumun bütün dinamiklerinin yan yana gelerek, bundan sonra iktidar talibi olanlardan talepleri, onun ötesinde de yeni süreci bizzat kurucu özne olarak değiştirebileceğini düşünüyoruz” diye ekledi.