HDP: Dil mücadelemizi sürdüreceğiz 2022-02-21 10:52:23   ANKARA - Dünyada 6 bin 900 civarında dilin konuşulduğunu ancak bunların yüzde 90'ına yakınının eğitim olanaklarından yoksun bırakıldığını belirten HDP " Kürt dili başta olmak üzere anadilinde eğitim imkanlarından mahrum bırakılan diller, dil kırımına uğratılmaya çalışılmaktadır” açıklamasında bulundu.    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla açıklama yayınladı.   Anadilde eğitim hakkı   "Anadilinde eğitim hakkı ertelenemez bir haktır" başlığıyla yayınlanan açıklamada, günün anlam ve önemine dikkat çekildi. Anadillerin korunmasının ve yaşatılmasının elzem olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin, bireyin anadilinde eğitim almasını en temel insan hakkı olarak gördüğüne dikkat çekti. Ayrıca bireylerin anadillerinde eğitim almasının bilişsel olarak da oldukça önemli olduğuna işaret edilen açıklamada, “ Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), 1999 yılında kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği desteklemek ve anadillerini korumak ve bir dünya mirası olarak geleceğe taşımak amacıyla 21 Şubat’ı Dünya Anadili Günü ilan etti" denildi.   'Konuşulan dillerin yüzde 90'ı haklardan mahrum'   Dünya üzerine 6 bin 900 civarında dilin konuşulduğuna dikkat çekilen açıklamada, "Ama bu dillerin yüzde doksanına yakını eğitim ve öğretim olanaklarından yoksundur. Dillerimiz kapitalist ve tekçi ulus devlet sistemlerinin yarattığı dil hegemonyası yüzünden yok edilmeye çalışılmaktadır. Anadolu’da ise 100 yıl öncesine kadar 20 civarında dil konuşuluyorken, günümüzde sadece birkaç dil konuşulmaktadır. Başta Kürtçe (Kirmanckî-Kurmancî) olmak üzere konuşulan anadillerinde eğitim, öğretim olanakları yaratılmadığı, hatta yasaklandığı için, bu diller de büyük tehlike altındadır" ifadeleri kullanıldı.   'Tek millet, tek din, tek dil paradigması kültürel erozyona neden olmuştur'   İnsanlık ve medeniyet tarihi ile dillerin tarihinin iç içe olduğunun vurgulandığı açıklamada, "İlk yazılı dillerin çıktığı Mezopotamya ve kavimler kapısı Anadolu tekçi ulus devletlerin kurulmasıyla büyük bir kültürel çoraklık yaşamaktadır. Yaklaşık yüz yıldır uygulanan tekçi kültür politikaları coğrafyamızda anadillerin kaybolmasına, medeniyetler diyarı Anadolu’nun ölü diller diyarına dönüşmesine sebep olmaktadır. Tek millet, tek din, tek dil paradigmasının kültürel alan üzerindeki tahkimi kültürel erozyona neden olmuştur. Bu topraklarda Kapadokya Yunancası, Ubıhça ve Doğu Süryanicesi de denilen Mlhaso ne yazık ki artık konuşulmamaktadır. UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlası'na göre Türkiye’de 18 dil yok olma sürecine girmiş durumdadır" denildi.   Açılamanın devamında şunlar kaydedildi:   "Anadili eğitimi anayasal güvence altına alınmaz, pozirtif ayrımcılık uygulanmaz ise başta Zazaca (Kirmanckî), Lazca ve Hemşince olmak üzere, Ladino, Gagavuzca, Romanca, Batı Ermenicesi, Turoyo (Süryanice lehçesi), Pontus Yunancası, Abazaca, Adigece, Gürcüce, Abhazca, Kabardey-Çerkes dilleri gibi bugün az da olsa konuştuğumuz birçok dil yakın gelecekte ölü diller kategorisine girecektir.   Bilinmeyen dil: Kürtçe   Mezopotamya’nın kadim dillerinden biri olan Kürt dili; kamusal alandan, sokaklardan ve gündelik yaşamın tüm alanlarından uzak tutulmakta, halklarımızın en önemli temsil merkezi olan Meclis’te ‘bilinmeyen, anlaşılmayan dil’ olarak kayıtlara geçirilmektedir hala. Kürt dili başta olmak üzere anadilinde eğitim imkanlarından mahrum bırakılan diller, dil kırımına uğratılmaya çalışılmaktadır.   Uluslararası anlaşmalar ihlal ediliyor   Türkiye'nin Anadili Haklarına dair Birleşmiş Milletler bildirisini kabul etmesine rağmen anadil ile ilgili çekinceleri kaldırmamıştır hala. Bu durum anadilinde eğitim hakkı başta olmak üzere, kültürel çeşitliliği koruma ile ilgili taraf olunan uluslararası anlaşmaların da ihlal edilmesidir. Devletin ve iktidarın seçmeli dersler yöntemiyle geçiştirdiği anadilinde eğitimin, zaman kaybetmeksizin özgür bir eğitim yaklaşımıyla başlatılması, kültürel çeşitliliğimizin korunması açısından elzemdir.   Mücadelemizi sürdüreceğiz   21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutlarken, Anadolu ve Mezopotamya’nın kadim dilleri üzerindeki yasakçı ve baskıcı politikaların son bulması ve bin bir çiçekli bahçe olan bu topraklarda her çiçeğin kendi kökleri üzerinde yeşermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.