Eğitim Sen: Anadil önündeki engeller kaldırılsın 2022-02-21 12:20:52   ANKARA - Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, anadilde eğitim taleplerinin her dönem ırkçı-şoven duygu ve tepkilerle karşılandığını ve sık sık siyasal istismar konusu yapıldığını belirterek, “Anadil önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz” dedi.     Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) 21 Şubat Dünya Anadil gününe ilişkin Genel Merkez binalarında basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya sendika üyeleri katıldı.    ‘Türkiye’de 18 dil yok olma tehlikesi ile karşı karşıya’   Eğitim Sen Genel Başkanı Nejla Kurul, 21 Şubat Anadil Günü’nün tarihçesine değinerek UNESCO  verilerine göre dünyada yaklaşık 5 bini yerli dil olmak üzere 7 binden fazla dilin konuşulduğunu kaydetti. Bu dillerin yüzde 40’ının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu ifade eden Nejla,  “UNESCO’ya göre, yüz yıl içinde bir dili konuşacak çocuk kalmayacak durumda ise o dil tehlikede, bir dili konuşan hiç çocuk kalmamışsa o dil ölü olarak kabul edilmektedir. UNESCO Dünya Tehlike Altındaki Diller Atlasına göre Türkiye’de 18 dil yok olmuş veya yok olma tehlikesi altındadır” dedi.    Çocukların anadil evresi   Anadilin çocuk üzerindeki etkisinin ailesi ve çevresinden öğrendikleri ile doğru orantılı olduğunu dile getiren Nejla, bu süreçte çocukların kendisine öğretildiği gibi anadilini öğrendiğini ve bu aşamadan sonra  toplumsal ve ulusal kültürün oluştuğunu ve bilinçaltına yerleştiğini ifade etti. Nejla, “Çocuğun ana dilinden farklı bir dille karşılaşması, zekâ gelişiminin ilk evresini tamamladığı ve gelişimini sürdürdüğü çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurmaya başladığı dönem olan 2-6 yaşları arasında gerçekleşir. Bu dönemde çocuk radyo, televizyon gibi kültürel iletişim araçlarından etkilenir. Bu etkilenme ise genelde olumsuz olur. Çocuğun bu iletişim araçlarında kullanılan dili bilmemesi, ne anlatılmak istendiğini algılayamaması kendi kişiliğinde oluşacak çatışmanın ilk belirtisidir. Çünkü okul öncesi yıllar, çocuğun psikolojik ve sosyal dünyasının merkezidir. Doğal olarak daha bu dönemde anadili dışında bir dille karşılaşması çocuğun iç dünyasını doğrudan etkileyen bir olgudur” diye belirtti.    Egemenlerin dile dönük politikaları   Eğitim hakkının yaşama geçirilmesinin en temel koşullarında birinin kamu tarafından yürütülmesi  olduğuna işaret eden Nejla şöyle devam etti: “Eğitim hakkı, gerçek anlamda diğer hakların da güçlü biçimde yaşam bulması sağlandığında gerçek anlamını kazanmaktadır. Dolayısıyla eğitim biliminin temel ilkeleri ve uluslararası sözleşmeler yok sayılarak bir taraftan anadilinde eğitim hakkına yasak getirip, diğer taraftan eğitim hakkının karşılandığını iddia etmek sadece gerçekleri çarpıtmak anlamına gelmektedir. Bir ülke için önemli olan, ekonomik ve toplumsal başarı sağlamak, dilsel ve kültürel zenginliklerin nesilden nesile aktarılmasının olanaklarını yaratmaktır. Ancak bu başarıldığı zaman toplumsal gelişme ve ilerleme sağlanabilir. Egemenler, bu anlamda bir toplumsal değişim ve ilerlemeyi engelleyebilmek için dünyanın birçok yerinde eğitim olgusuna el atmış, kültürel zenginlikleri talan etmiş, ‘resmi dil’ dışında kalan anadillerde eğitim-öğretimi yasaklama yoluna gitmiştir.”   ‘Anadilde eğitime her dönem ırkçı şoven duygularla tepki gösterilmekte’    Türkiye’de Anadil Günü’nün  Türkçe dışında Kürtçe, Arapça, Lazca, Hemşince ve Çerkezce gibi milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı ortamda kutlandığına işaret eden Nejla, “Anadilin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de, tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkilemektedir. Gerek dilbilimi, gerekse eğitim bilimleri açısından anadilin önemi ve gerekliliğinin yanı sıra, anadilin pedagojik ve insanı boyutunun sürekli geri plana itilmesinin en acı sonuçlarını çocuklarımız yaşamakta, anadili resmi dilden farklı olan çocukların öğrenme becerilerinden iki yıl geri kaldığı görülmektedir. Eğitim biliminin temel ilkesini oluşturan ‘Anadilinde eğitim’ talepleri her dönem ırkçı-şoven duygu ve tepkilerle karşılanmakta, sık sık siyasal istismar konusu yapılmaktadır” şeklinde konuştu.    ‘Anadil önündeki engeller kaldırılsın’   Milyonlarca çocuğun anadilinde eğitim göremediği için başta eğitim süreçleri olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında mağduriyet yaşadığını söyleyen Nejla, “Kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim anlayışının ayrılmaz bir parçası olan farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve bu dilde eğitim almasının önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır. Eğitim Sen olarak, tüm dünya ve Türkiye halklarının 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutluyor, farklı anadili ve kültürlerin özgürce yaşaması ve gelişmesinin önündeki bütün yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz” sözlerini kullandı.