Tutsaklar 40 gündür açlık grevinde: Sorumlular göreve! 2022-02-25 14:15:12     TEKİRDAĞ - Tekirdağ Cezaevi'nde can güvenliklerinin olmaması nedeniyle 40 gündür açlık grevinde olan tutsaklar için bölge kentlerinden gelerek açıklama yapan aileler, cezaevi idaresi ve Adalet Bakanlığı'na sorumluluklarını yerine getirme çağrısında bulundu.   Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde yaşanan hak ihlalleri ve tutsakların can güvenliklerinin olmaması nedeniyle 40 gündür açlık grevinde olan tutsaklar için cezaevi önünde açıklama gerçekleştirildi. Cezaevi yönetiminin protesto edildiği açıklamaya, bölge kentlerden gelen çok sayıda tutsak yakınının yanı sıra, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Vedat Ece ve Eda Önal da katıldı. Basın metnini ise tutsak Mehmet Süleyman Ucakan'ın kardeşi Rutbettin Ucakan okudu.   İhlaller silsilesi   Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde 17 Ocak’tan bu yana 12 tutsağın yaşanan hak ihlalleri ve ağır tecrit koşullarına karşı süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğunu belirten Rutbettin, "İnfaz rejimindeki değişiklikler ile ağırlaşan infaz koşullarının yanı sıra pandemi bahane edilerek özellikle siyasi mahpuslar üzerinde uygulanan tecrit hali gün geçtikçe daha da derinleşmiştir. Hapishanede mahpusların yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı, sağlık hakkı, haberleşme hakkı, kişi güvenliği ve özgürlük hakkı, savunma hakkı gibi ulusal ve uluslararası mevzuatlar ile güvence altına alınan en temel hak ve özgürlükleri ihlal edilmektedir" ifadelerini kullandı.   'Mahpusların can güvenliği yok'   Yine aynı cezaevinde 19 Aralık 2021 tarihinde tutsak Vedat Erkmen’in şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiğini anımsatan Rutbettin, "Başka bir mahpusun intihara teşebbüs etmesi, gardiyanlar tarafından kendilerine uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddetin yani işkencenin daha da artması nedeniyle mahpuslar can güvenliklerinin olmadığını söylemektedirler. Mahpuslar, yaşadıkları ihlallere karşı yazılı ve sözlü olarak başvurabilecekleri herhangi bir muhatap bulamamaktadırlar. Hapishane sevk ve idaresinden sorumlu kurum müdürü mahpuslarla görüşmemektedir" diye konuştu. Rutbettin, tutsakların en temel hakları olan "yaşam hakkının" dahi ihlal edildiğine değinirken, tutsakların tecrit ve tüm hak ihlallerine karşı sorumlu kurumları harekete geçirtmek amacıyla süresiz-dönüşümsüz açlık grevine girdiklerini sözlerine ekledi.   Talepler   Cezaevinde yaşanan hak ihlalleri ve tecridin kaldırılması çağrısında bulunan Rutbettin, tutsakların taleplerini şöyle sıraladı:   "*Mahpusların talepleri arasında hapishanede uygulanan fiziki ve psikolojik baskının işkence ve kötü muamelenin sona ermesi,   *Hücre ve havalandırmalardaki tel kafes uygulamasına son verilmesi.   *İsteğe bağlı oda değişimlerinin yapılması, istek dışı oda değişimlerinin yapılmaması,   *Çıplak arama dayatmasına son verilmesi,   *Spor ve sosyal etkinlik gibi aktivitelere mahpusların istekleri doğrultusunda katılım imkanının sağlanması,   *Kitap, kargo, mektup, gazete, dergi gibi süreli ve süresiz yayın ve haberleşme araçlarının verilmesi,   *Hapishanede yaşadıkları ihlallere karşı başvurabilecekleri bir muhatabın bulunmasıdır."   ‘Tüm ihlallerden Adalet Bakanlığı sorumludur!’   Tutsakların taleplerinin ulusal mevzuatlar ve Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmış haklar olduğunu söyleyen Rutbettin, "Devlet ve devletin tüm ilgili birimlerinin eşit ve ayrım olmaksızın bu hakları yerine getirme sorumluluğu vardır. Hak ihlallerine karşı daha önce defalarca mahpuslar tarafından avukatlar, milletvekilleri, mahpusların aileleri aracılığı ile devletin ilgili kurumlarına başvurularda bulunulmuşsa da başvuruların tamamı yanıtsız bırakılmıştır. Hapishanede yaşanan tüm ihlallerden başta Tekirdağ 2 No’lu F tipi hapishane idaresi, Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ve Adalet Bakanlığı sorumludur. Bu sebeple tüm sorumluların görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz" çağrısını yaptı.   Duyarlılık çağrısı   Rutbettin son olarak kamuoyuna, "40 gündür devam eden süresiz dönüşümsüz açlık grevine ve mahpusların yaşadıkları sorunlara karşı daha duyarlı olmaya davet ediyoruz" sözleriyle seslendi.   Ardından basın açıklaması, "Bijî berxwedana zindanan" ve "Direne direne kazanacağız" sloganları ile sona erdi.   Basın açıklamasının ardından ise ÖHD’li avukatlar müvekkilleri ve cezaevi idaresi ile görüşmek için cezaevine gitti.