Kayıp yakınları Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini sordu 2022-02-26 14:13:45   DİYARBAKIR- İHD ve kayıp yakınları, eylemlerinin 681’inci haftasında 1994 yılında İstanbul’da kaybedilen üniversite öğrencisi  Cüneyt Aydınlar’ın akıbetini sordu.   İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerinin ortaya çıkarılması ve faili meçhul cinayet sonucu katledilenlerin faillerinin bulunup yargılanması talebiyle 681'inci kez Koşuyolu Parkı'nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Bu haftaki eyleme Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonları (KESK) Kadın Meclisi destek verdi.    ‘Tüm failler bulunana kadar mücadele içerisinde olacağız’   Eylemde konuşan KESK Diyarbakır Kadın Meclisi Sözcüsü Fatma Yıldızhan 90’lı yıllardan bu yana kayıp yakınlarının adalet taleplerine bugün infazı yakılan tutuklularının yakınlarının da eklendiğini belirtti. Fatma, bugün tutuklu yakınlarının adalet mücadelesinin herkese umut olduğunu, onlarla da dayanışma içerisinde olacaklarını ifade etti. Tüm failler bulunana kadar ve ülkede adalet talepleri karşılanana kadar mücadele içerisinde olacaklarına vurgu yaptı.   ‘Operasyon kapsamında gözaltına alındı’            Daha sonra konuşan İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Ferhat Berkpınar, Cüneyt Aydınlar’ın 90’lı yılların başında Diyarbakır’daki ailesinin yanından üniversite eğitimi için İstanbul’a gittiğini belirtti. Ferhat, Cüneyt'in İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisiyken 20 Şubat 1994 tarihinde arkadaşı ile buluşmak için Bakırköy’e bağlı İncirli’de bulunan Ömür Durağına gittiğini kaydetti. Cüneyt’in burada Terörle Mücadele (TEM) polisleri tarafından bir operasyon kapsamında gözaltına alındığını kaydeden Ferhat, “Bu operasyonda gözaltına alınan on dört kişi gibi Cüneyt de Gayrettepe’deki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülür. Cüneyt Aydınlar yedi gün kayıt dışı gözaltında tutulduktan sonra 27 Şubat 1994 tarihinde gözaltı kaydı yapılır” dedi.   ‘Mahalleliler tanık oldu’   28 Şubat 1994 günü akşam saatlerinde, TEM Şubesinde görevli polislerin Cüneyt’i Beyoğlu Çukurcuma Kadirler Yokuşu’na götürdüğünü ifade eden Ferhat, mahalle sakinlerinin 30’a yakın polis eşliğinde elleri kelepçeli olarak getirilen Cüneyt’in kanlar içinde olduğunu, bir bacağının kırık olduğunu ve ayakta duramadığına tanıklık ettiğini söyledi.   Ferhat, hikâyenin devamında şu ifadelere yer verdi: “Polisler, mahalle sakinlerinin ‘yürüyemez halde’ olduğunu söyledikleri Cüneyt’in yer gösterme esnasında ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçtığına ve arkasından koşmalarına rağmen yakalanamayıp firar ettiğine dair bir tutanak düzenlerler. Cüneyt Aydınlar ile birlikte gözaltında tutulan on dört kişi tutuklanıp cezaevine gönderilir. Bu kişiler 17 Mart 1994 tarihinde avukatları aracılığıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamada Cüneyt Aydınlar’ın 20 Şubat 1994 tarihinde gözaltına alındığını ve onu en son 2 Mart 1994 tarihine kadar gözaltında gördüklerini söylediler. Cüneyt Aydınlar ile birlikte gözaltında bulunan kişiler ağır işkence gören Cüneyt’in 2 Mart 1994 tarihinde, kendisine  ‘Ölmeye hazır mısın? Ölmeye gidiyorsun’ diyen altı polis tarafından sürüklenerek bulunduğu hücreden götürüldüğünü ve kendisini bir daha görmediklerini açıkladılar.   Sorumlular cezalandırılmadı   İstanbul Emniyet Müdürlüğü Cüneyt Aydınlar’ın yer gösterme esnasında ellerinden kaçtığını iddia etmiştir. Bu iddiaya istinaden Cumhuriyet Savcılığınca Cüneyt Aydınlar hakkında yakalama kararı çıkarılır. Ailenin başvurusu üzerine İHD tarafından olay araştırılır ve 25 Mart 1994 tarihinde İHD İstanbul Şubesi bir basın açıklaması yaparak TEM Şubesinin gözaltına aldığını kabul ettiği Cüneyt Aydınlar’ı kaybettiğini duyurur. Ayrıca İHD, İçişleri Bakanlığı tarafından konuyla ilgili açıklama yapılmasını talep eder. Ancak ailenin ve İHD’nin tüm girişimleri sonuçsuz kalır. Yapılan adli başvurular da zamanaşımı gerekçe gösterilerek işlemsiz bırakılır. Aradan geçen 28 yıla rağmen Cüneyt Aydınlar’dan bir daha haber alınamadığı gibi etkin bir soruşturma yürütülüp sorumlular da cezalandırılmadı.”   Tüm kayıplar için oturma eylemi   Yapılan açıklama, kaybettirilen Cüneyt Aydınlar ile diğer tüm kayıp ve faili meçhuller için 1 dakikalık oturma eyleminin ardından sona erdi.