Tutsak yakınlarından Saadet Partisi’ne ziyaret 2022-03-04 13:07:28     DİYARBAKIR - Hasta ve infazları yakılarak tahliyeleri engellenen tutsakların tahliye edilmesi için tutsak yakınlarının başlattığı “Adalet Nöbeti” eylemi kapsamında Saadet Partisi Diyarbakır il Başkanlığı’na ziyaret gerçekleşti. Aileler, “Her kesimin bize destek vermesini bekliyoruz. Zulme sessiz kalmayalım” dedi.    Hasta ve infazlarını tamamlamalarına rağmen tahliyeleri engellenen tutsakların aileleri, “Adalet Nöbeti” eylemlerinin 109'uncu gününde, Saadet Partisi Diyarbakır il Başkanlığı'nı ziyaret etti. Ziyaret esnasında ailelere Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED-TUHAD-FED) ve Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) yöneticileri eşlik etti.    Aileleri, Saadet Partisi Diyarbakır  İl Başkanı Abdurrahman Ergin ve ilçe başkanları karşıladı.    'Beklentiler karşılanmadı'    4 aya yakın bir süredir ailelerin adalet arayışında olduğunu söyleyen TUHAY-DER Eşbaşkanı Emin Güzel, ailelerin Ankara ziyaretinde de Saadet Partisi Genel Merkezi’ne ziyaret gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Ancak beklentileri karşılanmadı. Ülkenin her yerinde adalet nöbetleri var. Emine Şenyaşar'ın adalet nöbeti başta olmak üzere birçok yerde eylemler devam ediyor" dedi.    ‘Halil Güneş’in söylemlerini unutmamak gerekiyor’   Tutsak yakınlarından Reşahat Ada, taleplerine ses veren herkese teşekkür ederek, "Tutsaklarımıza zulüm yapılıyor. Herkes bunu bilmesine rağmen hiçbir yerden ses çıkmıyor. Geçtiğimiz aylarda cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Halil Güneş kitabında yazdığı bir yazıda ‘Keşke ben gökyüzünden bir parça görebilseydim’ diye belirtmişti. Bunu unutmamak gerekiyor. Biz karıncaya basmaktan korkuyoruz zarar veririz diye ha keza tutsaklarımız da öyle. Benim annem 4 yıldır oğlunu göremiyor. Annem ameliyat olduğu zaman bana vasiyet etti. ‘Bir şey olursa kardeşin sana emanet’ diye. Evime 4 defa baskın yapıldı. Bu baskın esnasında kapım her zaman kırıldı. Bizler bu yapılanları kabul etmiyoruz. Adalet arıyoruz. Sizden ricamız bu adalet arayışımızda bize destek olmanızdır" diye konuştu.   ‘Çocuklarımızı özlemle bekliyoruz’   30 yılın söylemde kolay olduğunu ancak bunu yaşayan insanların bu durumu daha iyi anlayabileceğini belirten tutsak yakını İnci Güler ise, “Çocuklarımızı özlemle bekliyoruz. Ancak tutsaklarımız bırakmıyor. Af yasası ile binlerce kişi tahliye edildi ancak siyasi tutsaklar tahliye edilmedi. Bu ülkede yapılan hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Herkese nasıl davranılıyorsa tutsaklarımıza da öyle davranmalılar. Bizler adalet istiyoruz. 29 yıldır cezaevine gidiyorum. Ancak son 2 yıldır yapılan baskılar çok fazla. Örneğin benim yakınımla beraber aynı koğuşta kalan amcamın oğlu var. Ben onunla görüştüğüm zaman görüş cezası veriyorlar. Bu nasıl bir kanundur. Her şeyden öte o tutsaklarla kan bağımız var. Bizler aylardır adalet arayışındayız, sizden tek isteğimiz adalet arayışımızda yanımızda olmanız ve bize destek vermenizdir” diye ekledi.     ‘Tutsaklara pişmanlık dayatılıyor’   Annelerle beraber adalet eyleminde olmanın kendisine büyük bir güç verdiğini söyleyen tutsak yakını Hakkı Boltan, "Bunun için annelere teşekkürlerimi sunuyorum. Ben de annelerle beraber kurum ziyaretlerine katıldım. Saadet partisi de bizi çok güzel karşıladı. Taleplerimize kulak vereceklerini ifade ettiler. Ancak olumlu bir dönüş almadık. Doktorlar oğluma cezaevinde kalamaz raporu verdi. Ancak bu rapor esas alınmıyor. Doktorlar da bu adaletsizliğe ortak oluyor. 30 yıla yakındır cezaevlerinde tutulan tutsaklar var. Bu tutsaklara pişmanlık dayatılıyor. Kendilerini inkar etmelerini istiyorlar. Bu dinde de yoktur. Bundan kaynaklı sizden yardım talep ediyoruz. Başımıza gelen her tür sorunların temelinde sessiz kalmamız yatıyor. Bugün Türkiye'de adalet aramayan kimse kalmadı. Eğer en baştan ses çıkarsaydık, şuan bu durumda olmazdık. Cezaevlerinde neden bu kadar baskı var? Bizler bu zamana kadar bir şey elde edemedik” dedi.    ‘Halkın adalete olan güvenini zedeler’   "Adalet mülkün temelidir" sözünü hatırlatan Saadet Partisi Diyarbakır İl Başkanı Abdurrahman Ergin, “Adaletin olduğu yerde geçerli olur. Ülkede her şey adaletin olmasına bağlıdır. Ekonomi de öyledir. Dolayısıyla bizler de her yerde adaletin mutlak surette olması gerektiğini savunuyoruz. Adalet mekanizmasında çifte standart yapmak vicdan ve merhamet duygularının olmayışı anlamına gelir. Bir insanın hakkı varsa bu verilmelidir. Anayasanın vermiş olduğu ve doğuştan verilen haklar var. Bu haklar önemlidir ve yetkililer tarafından sağlanmalıdır. Hasta tutsaklar için hazırlanan raporların doğru bir şekilde verilmelidir. Bu durumda insanların adalete olan güvenini zedeler. Bizler hangi renkten, ırktan, dinden, düşünceden olursa olsun haklarının verilmesi gerektiğini savunuyoruz. Hasta tutsakların cezaevlerinde baskılara maruz kalması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.    ‘Zulmün karşısında susan dilsiz şeytandır’   Son olarak konuşan MED-TUHAD-FED Eşbaşkanı Zeki Baran ise ülke genelinde başlatılan adalet arayışlarının önemine değinerek, zulme karşı ses yükseltmenin ideolojik duruşun bir gereği olmadığını söyledi. Zeki, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Zulmün karşısında susmak dilsiz şeytanın işidir. Bizler oturduğumuz yerde devam eden zulme karşı ses çıkarmayı aştığımızı düşünüyorum. Ülkede adalet aramayan kimse kalmadı. Şuan ülkede adalet kavramı ciddi bir şekilde darbe aldı. Şuan ailelerin başlattığı adalet eylemi de bu durumun bir parçasıdır.”