Demokratik Öğrenci Meclisleri kuruluşunu deklare etti 2022-03-05 16:59:40   İSTANBUL- Demokratik Öğrenci Meclisleri kuruluşlarını deklare ederken, “Örgütlü gücümüzle özgür yarınları inşa edeceğiz” dedi.   Demokratik Öğrenci Meclisleri, Aksaray’da bulunan Su Gösteri Sanatları Sahnesi'nde yaptıkları basın açıklaması ile kuruluşunu deklare etti. Açıklamaya Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Felek Erdem, Boğaziçi Öğrenci Meclisi, Barış Akademisyeni ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklamanın yapıldığı salona “Özgür-özerk üniversitelerle demokratik topluma”, “Tutsak öğrencilere özgürlük”, Dem dema xwendekaren welatparêz e” ve “Anadilde parasız demokratik bilimsel kadın özgürlükçü eğitime” pankartları asıldı. Basın açıklamasının Kürtçesini Nazgül Çamur, Türkçesini de Doğukan Akbaba okudu.   Açıklamadan önce demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için saygı duruşuna duruldu.   ‘Sorgulamayan gençlik yaratılmak isteniyor’   Yeni özgür yaşamı kuracak olan gücün gençliğin mücadele gücü olduğunu belirten Nazgül Çamur,  gençliğin bu gücünü kullanarak yaşamını her yerinde olmasının bunun bir sonucu olduğunu dile getirdi. Nazgül, öğrencilerin maruz kaldığı baskılara dikkat çekerek şunları belirtti: “Gençlik her taraftan sistem çarkına sıkıştırılmış durumdadır. Sistemin görmek istediği düşünmeyen, sorgulamayan ve itiraz etmeyen insan modeli dayatmaları ile karşı karşıyadır. Sistem gözünü eğitim kurumlarına dikmiş durumdadır. Okullar bu anlamda egemen sistemin en değme ideolojik aygıtlarından biri haline gelmiştir. Gençliği, emeği, bedeni ve zihnini tüketip sömüreceği bir hammadde olarak gören kapitalist hegemonya ve onun bölgesel ulus-devletleri; gençliği kendi karşısında uysal, sorgulamayan, harekete geçmeyen, öncü gücünü kaybetmiş birer canlı olarak tasavvur etmekte. Sözde bilimin üretildiği üniversiteler iktidarın, ideolojisini ve egemenliğini her gün daha da büyütmek için kullanışlı birer araç haline getirilmiştir. Toplumsal sorunları çözmesi gereken üniversiteler, bu sorunları çözmek şurada kalsın kapitalist hegemonyanın eliyle bu sorunların yaratım kaynağı haline getirilmiştir.”   ‘Üniversitelerde makul kadın yaratılmak isteniyor’   Üniversitelerin YÖK ve kayyım rektörlerle AKP-MHP tarafından teslim alınmaya çalışıldığını ifade eden Nazgül, tekçi-faşist zihniyetin üniversiteleri polis ve özel güvenlik ile kampüsleri karakola çevirdiğini söyledi. Nazgül, “Öğrencilerin en demokratik hak talepleri işkence, gözaltı ve tutuklama ile bastırılmak istenmektedir. Birçok kültürün yaşadığı Türkiye ve Kürdistan’da devlet eliyle anadilde eğitim hakkı reddedilerek bir üst kimlik oluşturulmak istenmekte ve faşizm beslenmektedir. Kürt halkına karşı, yüz yıllık inkar ve imha politikası devam ettirilmektedir.  Kürdistan’dan Türkiye metropollerine üniversiteye gelmiş Kürt öğrenciler polis ve üniversite yönetimi tarafından örgütlendirilen ve desteklenen faşist çetelerin saldırısına uğramaktadır. Temel insani bir hak olan eğitim, paralı hale getirilerek üniversiteler ticarethane haline getirilmiştir. Üniversitelere tacizci akademisyenler yerleştirilmekte ve Kadın Üniversiteleri adı altında ‘makul kadın’ yaratılmak istenmektedir. Cinsiyetçi eğitim sistemiyle erkek egemen zihniyet kendine bilimle, felsefeyle kılıf bulmaya çalışmaktadır. Gülistan ve onlarca üniversiteli genç kadın özel savaş elemanlarının kadın kırımı politikalarının hedefi oldu ve olmaktadır” diye konuştu.   Gençlere çağrı   Gençliğin ve kadınların esir alınmak istendiğinin altını çizen Nazgül, bilimsel, parasız, toplumsal cinsiyetçi dil ve zihniyetten arındırılmış bir eğitim ve demokratik-özerk üniversiteler için mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı. Nazgül devamında da “Modern köleye dönüştürülmeye çalışılan gençler, KYK yurdu çıkmadığı için tarikat yurduna mahkum edilmiş ve kalacak bir yeri olmadığından okulu bırakmak zorunda kalmış öğrenciler, anadilde eğitim hakkı daha doğduğunda yok sayılarak ilkokulda Kürtçe konuştuğu için öğretmeninden yediği sistemin ilk tokadını unutmamış yurtsever Kürt gençleri, Erkek egemenliğinin eril eğitim sisteminde bir kez daha ezilen, taciz, tecavüz ve her türlü şiddete maruz kalan genç kadınlar YÖK'ün soruşturmalarına, okuldan atmalarına, gözaltı ve tutuklamalara boyun eğmemiş öğrenci gençlik, bu çağrımız sizedir” diye seslendi.   ‘Örgütlü gücümüzle özgür yarınları inşaa edeceğiz’   Kurtuluşun bireysel değil ancak toplumla birlikte olacağının altını bir kez daha çizen Nazgül, “Bizlere dayatılan ölümlü yaşama karşı cevabımız örgütlü gücümüzle özgür yarınları inşaa etmek olacaktır. Mahirlerin, İboların, Haki'lerin ve Mazlumlar’ın ve 68 Gençliğinin mirasını yaşatmanın, devraldığımız bayrağı özgür yarınlara taşıyacağımızın sözüyle demokratik- özerk üniversite mücadelesinde katledilen Aydın Erdem, Şerzan Kurt, Kemal Kurkut ve daha nice mücadele arkadaşımızın anısına bağlılıkla Demokratik Öğrenci Meclisi olarak kuruluşumuzu herkese duyuruyoruz” sözleri ile kuruluşlarını deklere etti.   ‘Dil koruma görevi gençlere düşüyor’   Daha sonra söz alan Kürt Araştırma Enstitüsünden Eyüp Subaşı, insanın dilini kaybetmesinin aynı zamanda demokratik insan olma özelliğini kaybetmesi anlamına geldiğini belirterek, “Biz dilimizle okumak ve öğrenmek istiyoruz. Her evde kendi dilimizi konuşalım eğer böyle yapmazsak asimilasyon kaçınılmaz olur. Bir dilin unutulması çok yazık bir şey. Ana dilin korunmasının görevi öğrencilere ve gençlere düşüyor” ifadelerini kullandı ve Demokratik Öğrenci Meclisi’nin kuruluşunu kutladı.    ‘Abdullah Öcalan’ın ideolojisi gençlerin özgürlüğüdür’   Ardından söz alan TJA aktivisti Felek Erdem, Kürt illerinde özel savaş yürütüldüğüne dikkat çekerek, “Her gün kadınlar katlediliyor ve gençlerin üzerindeki saldırı ağırlaşıyor. Biz biliyoruz ki Abdullah Öcalan’ın özgürlük felsefesi kadınların ve gençlerin özgürlüğünün teminatıdır. Tecridin kırılması gençlerin üzerindeki tecridin de kırılmasıdır” dedi.   Özerk üniversitelerde fikirler yaşatılacak   Son olarak söz alan Barış Akademisyeni Mustafa Sinemillioğlu, özerk üniversitelerde birçok kesimin fikrini yaşatılabileceğini söyledi. Mustafa, “Barış imzacılarının ihraç edilmediği, üniversite öğrencilerinin yurt problemi olmadığı, kampüslerin şehir dışına atılmadığı, Kürt sorununun konuşulduğu, tutuklama korkusunun olmadığı, ekoloji derdi olan, cinsiyet eşitliği olan, bütçesi Diyanetin bütçesinden fazla olan üniversite üniversitedir. Özerk üniversite” diyerek mücadeleye devam edeceklerini söyledi.   Açıklama halay ve alkışlar eşliğinde son buldu.